evdekiler

Konusu 'Dertleşme' forumundadır ve mehmetask tarafından 11 Ekim 2012 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 2 üye.
  1. mehmetask
    Offline

    mehmetask Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    103
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    18
    Meslek:
    pazara gitmek
    Yer:
    Aydın
    arkadaşlar geçen gün öğle yemeğinde kavga ettim bizimkilerle :D annem ablam nenem ile :D diyorlarki çok yemek yiyormuşum sanki abur cubur yiyorum evdeki herkezin yediği kadar yiyormuşum :DD ben gülüyoırum onlar baıra bağıra söylüyor :D bi anlatamadım şunları beslenme önemli olduğunu sadece 2 dumbell kaldırarak bu kadar yiyecek fazla diyorlar yıllar sonra obezite olurmuşum :)) protein tozu alıcam dedim artık çıldırdılar yaş 17 sayılır boy 1.73 kilo 64 :DD Bu yüzden doktora gidicez annemle sizce hangi bölüme gideyim ??? :DD
     
  2. exsisman
    Offline

    exsisman Forum Kurdu

    Katılım:
    6 Eylül 2012
    Mesajlar:
    1.066
    Beğenileri:
    780
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    ayni seyleri bende yasiyorum. Sadece evdekileri degil herkes karisir oldu. Neyse güzel bi hikaye paylasayim.

    Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış.

    Büyük usta, öğrencisini uğurlamış. Çırağına;
    “ Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın” demiş.
    “ Resmin yanına kırmızı bir kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma” diye ilave etmiş.
    Öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş.Resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş.
    Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış.
    Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş.
    Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş. Yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş.
    Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.
    Usta ressam şöyle demiş:
    "İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. “
    “İkincisinde, onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.”
    Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın.
    Asla bilmeyenle tartışma. Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma.
     

Sayfayı Paylaş