Ercan Demir Hayatı (Uzun ama gayet güzel bir yazı)

Konusu 'Geri Dönüşüm Kutusu' forumundadır ve ineedpower tarafından 27 Kasım 2012 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
Watchers:
Başlığı izleyen kişi sayısı 1 user .
  1. ineedpower
    Offline

    ineedpower Üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    348
    Beğenileri:
    395
    Ödül Puanları:
    73
    Arkadaşlar profesyonel vücut geliştirme sporcusu Ercan Demir'in bir röportajını internette buldum ve çok hoşuma gitti.
    Ayrıca Ercan Demir, Andres Munzerle 2 yıl aynı salonda çalışmış.
    Biraz zaman ayırırsanız çok güzel bilgiler var şahsen çok beğendim ve kendimce biraz düzeltmeler yaptım yazıda.

    Söyleşinin Yazarı : Mehmet Oğuzcan


    1-)Çocukluğunuzdan ve yetiştiğiniz çevreden bahseder misiniz? Nerede, nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

    19 Mayıs 1970 Çorum'un Alaca kazasının Küre köyünde doğdum.İç Anadolu'da küçük, sade ve fakir bir köyde... Yaşama mücadelesini küçük yaşta öğrendim yani. Ben doğduktan sonra babam Almanya'ya gitti ve biz üc kardeş; ablam, abim ve ben annemle 1979'a kadar köyde yaşadık. O yıllarım sade ama güzel geçti. 1979'da annemi ve abimi de babam Almanya'ya götürdü. Ben 9 yaşındayken ablamla ve eniştemle Ankara'ya taşındık. Orda ilk defa kendimi kanıtlamama spor yardım etti. Çünkü hiç kimseyi tanımıyordum. Ama sokaklarda futbol oynamaya başlayınca herkes beni tanımaya başladı. Çok hırslı, çok istekli bir çocuktum. Kaybetmeyi sevmezdim ve çok hızlı koşardım. Bir sene Ankara'da okudum ve orada yaşadık.
    1980 yılında annem ve babam beni de Almanya 'ya götürmeye karar verdiler. Ben o sevinçle oradaki arkadaşlarımla bile vedalaşamadım. Çok yakın ve dürüst arkadaşlarım vardı. Sonra Almanya'nın Münih kentine geldik. Yine her şey yabancıydı ve bu sefer dil problemi de vardı. Yine okula yazıldım, yine zorluklar ve kabul edilmeme problemi yaşadım; ama burada da sadece ilk spor dersine kadar yabancılık çektim. İlk spor dersinde herkes gördü benim farklı olduğumu. Ben gönlümü futbola kaptırmıştım. Spor öğretmeninin önerisi ile Bayern Münih'e kayıt oldum ve 16 yaşına kadar başarılı bir performansla futbol oynadım. Profesyonel olmak için her şey çok elverişli idi, ama bir sakatlık sonucu sahalara dönemedim ve ameliyattan sonra uzun bir süre rehabilitasyon yapmam gerekti. O rehabilitasyonda, bana bodybuilding tavsiye eden 65 yaşlarındaki bir bayan hoca beni motive etti, sakın sporu bırakma diye beni yönlendirdi. Benim bacaklarımla dalga geçercesine eğlenirdi. Bodybuilding yap bacaklarını geliştir derdi. İşte o gün benim için vücut geliştirme sporuna başlangıç olmuştur.

    2-)Vücut geliştirmeyle nasıl tanıştınız, nasıl ve niçin başladınız ?

    Yani 16 yaşında body ile tanıştım. Tabii burada ilk farkına vardığım şey body ile futbol birbirinden çok farklı idi. Ama tek başına savaşabilen bir kişi için ideal olduğunu fark ettim. Tabii ki yine azim, hırs, istek ve en iyisini yapmak amacıyla rüyalar kurmaya başladım. Bir gün Türkiye için Türk Bayrağı altında yarışmak en büyük dileğimdi. Türkiye Futbol Millî Takımı'nın Almanya'ya karşı kaybettiğini hiç kabul edemezdim. Benim için geldiğim ülke her şeydi ve her zaman nerden geldiğimi unutturmayan güzel bir duygu idi. 18 yaşında ilk yarışmaya katıldım, Münih Şampiyonu oldum. Sonra Bavyera' da iki yarışmaya daha katıldım ve onları da büyük bir farkla kazandım. Ondan sonra büyük bir Alman görevli bana Almanya'daki yarışmalarla uğraşmamın zaman kaybı olacağını söyleyip Dünya Gençler Şampiyonası için hazırlık yapmamı söyledi ve Almanya adına yarışmamı istedi; çünkü uluslararası yarışmalar benim için başlamıştı. O yıllarda Türkiye Vücut Geliştirme Federasyonu Jimnastik Federasyonu ile aynı çatı altında idi ve bunu bana Almanya Federasyon Başkanı söyledi. Eğer Türkiye adına yarışmak istiyorsan Özer Baysaling’i aramamı önerdi. Ben tabii ki Türkiye adına yarışmanın bir şeref olduğunu söyledim kendisine. Özer Abi'yi aradım, durumu anlattım. Sağ olsun Özer Abi sevindi ve bana kendi masraflarını ödediğin takdirde Türkiye adına 1989'da Brezilya'nın Sao Paulo kentinde Dünya Gençler Şampiyonası'na katılabileceğimi söyledi. Ben ve bodyci arkadaşım Ruhi Yalçın kendi imkânlarımızla yarışmaya katıldık ve ben Türkiye adına ilk Dünya Gençler Şampiyonu olan bodyci oldum. Ama en güzel olay eve döndüğümde Hürriyet Gazetesi'nin küçük bir köşesindeki yazı ve bir fotoğraf yayınlanması ile ailemin de ciddi bir yolda olduğumu anlaması idi. Tabi ki Özer ağabeyimin yazdığı tebrik mektubundaki sözlerin etkisini de unutmamak lazım, “Bütün Türkiye seninle gurur duyuyor, gözlerinden öperim” demesi, benim için ilk defa milli olmak, üstün bir gururdu. Ruhi arkadaşım 5. oldu ve bir süre sonra sporu bıraktı.

    3-)O zamanlar Türkiye'de veya Almanya'da Vücut Geliştirme ortamı nasıldı? Vücut geliştirme yapmanın ne tür avantajları, dezavantajları vardı?

    O yıllar, Rambo filminin, Conan filminin bütün gençleri motive ettiği yıllardı. Almanya'da bu sporun en çok yarışma amaçlı yapıldığı yıllardı diyebiliriz. Türkiye'de istek var imkân yok; ama yapanlar büyük bir fedakârlık ve sevda ile yapıyorlardı. Benim Türkiye için yarışacağım baştan belli idi. Benim için Ali'nin veya Mehmet'in güven kazanması ve benim onlardan olduğumu görmesi çok önemlydi. Tabii ki Almanya adına yarışsam belki 1996' da Dünya İkincisi değil de Dünya Şampiyonu olurdum. Çünkü Almanya Federasyonu Uluslararası yarışmalarda ağırlığını koyabilen bir kafileye sahip. Ama şunu da söylemem gerekir. Bizim federasyonumuzun geçmişi ortada. Kısa dönemi hedefleyen bir sistemle çalışıyor. Almanya'da böyle değil. Federasyon 35 yıldır aynı kişilerin elinde ve dürüstlük Almanlarda vazgeçilmez bir özelliktir.

    4-)Başlangıçta antrenman düzeniniz nasıldı ?

    Tabii başta antrenmanlarımızı tam olmasa da düzgün bir sistemde yapmaya çalışıyorduk . Haftada beş defa ve günde iki kez antrenman yapardık. Ama beslenme o zamanlar tam yeterli değildi. Bilgi kısıtlı idi. Şimdiki kadar Supplement (ek besin / beslenme desteği) yoktu. Şimdi gerçek bodybuilding yapmak isteyene internet bilgi ile dolu, ilgisi olan bilgisini de bulabiliyor

    5-)Ne zaman ciddi olarak vücut geliştirme yapmaya başladınız?

    Ben az şeyle uğraşan ama uğraştığı şeyi düzgün yapmaya çalışan bir insan olduğum için 18 yaşından sonra bütün hayatımı bodybuilding üzerine kurdum. Her zaman dediğim gibi, fitness bir spor dalıdır ama bodybuilding bir yaşama tarzıdır, 24 saat anlayış isteyen bir yaşama tarzı...

    6-)Beslenmeniz nasıldı? Sentetik ek besinler kullanır mıydınız?

    Beslenmek bilgi ile ilgili bence. Tabii ki başlarda çok imkânımız yoktu ama şu an kaliteli beslenme şansımız çok daha yüksek. Onu da şu anki bodybuilding’icilerde görmek mümkün. Önceden 185 cm boyundaki biri 110 kilo ile yarışmaya katılırdı. Şuan 170 cm boyundaki bir sporcu 110 kg ile yarışmaya katılabiliyor. Tabi ki çoğumuz buna inanmasak da yemekle ilgili olduğunu düşünüyorum ben. Bence beslenmek 1. sıradadır.

    7-)Peki ya doğal ek besinler?

    Bence doğal beslenmek şart. Zaten sadece protein tozu ile beslenen bodyci yok ve protein tozu da doğal beslenmeye uygun bir ürün. Böyle kolaylaştırılmış ürünler de bir sakınca görmüyorum ama yine de et, yumurta, balık gibi protein yüklü ürünler olmadan bir yere varılmayacağını düşünüyorum.

    :cool:Bugün birtakım medya güçlerinin de çalışmaları sayesinde vücut geliştirme ve supplement birlikte anılır oldu. "Supplement'siz vücut geliştirme olmaz" gibi bir kanı oluşturulmak isteniyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Bence vücut geliştirmeyi ayırmak lazım. Eğer ”hedefiniz yarışmalara katılmaksa ve uluslararası bir şeyler kazanmak istiyorsanız supplementsiz bir yere varamazsınız. Çok faydalı ürünler var. Aminoasid, Creatin, L-carnitin gibi… Bence hepsi de önemli bir yer almış durumda bodybuilding sporunda. Tabii ki saymadığım çok daha doğal ürünler var. Kapsül formu verilmiş olsa da gerçek doğal ürünler bunlar.

    9-)Yabancı vücut geliştirmecilerle nasıl bir paylaşım ortamınız vardı? Onlardan neler öğrendiniz, onlara neler öğrettiniz?

    Antrenman yaptığım partnerler çoğu zaman yabancı idi ve Türk bodycilerle beraber antrenman yapmadım hiç. Ama tabi ki bir partner ile antrenman yapmak bir yolculuk gibi. Yüzde yüz güven, dürüstlük ve aynı istekler peşinde olmayı gerektiriyor. Futbolu arkadaşlarınızla oynayabilirsiniz ama body oynanmaz, onun icin gerçek bodyciyi sadece bir bodybuilding yapan anlar. Oyun yok. Tabii ki beni etkileyen Türk bodycisi olarak tanıdığım bir Hamdullah Aykutlu abim oldu. Olağanüstü savaşçı ve bir yarışmada her önlemini almış olan bir bodyci kendisi . Tabii ki dünyaya bakışı da çok etkili ve bilgili, Türk olduğundan gurur duyduğum bir abim. Ayrıca o da Çorumlu. 47 yaşında dünyada o kalitede çok az bodyci vardır. Tabi ki söylemeden geçemeyeceğim. Yabancı bodyci Andreas Münzer, ne yazık ki kendisini 1996’da kaybettik. Bu kadar sakin ve disiplinli, yardımsever, mütevazı bir kişi görmedim ben. İki sene beraber aynı salonda antrenman yaptık. Örnek insanlığa sahip bir arkadaştı.

    10-)Ünlü vücutçularla alakalı olarak bizimle komik veya ilgi çekici birkaç anınızı paylaşabilir misiniz?

    Güzel anılarımdan birisi de Kevin Levrone ile bir yarışmada ikimiz de guest posing yapmak için davet edilmiştik. Benim formum iyiydi ve Kevin off season da olduğu için formda değildi. Bana “sen Kevin ol bugün, ben de Ercan olayım” diye bir espri yapmıştı. Bu onun da büyüklüğünü gösteren bir diyalogdu

    11-)Peki gençlere ve amatör vücut geliştirmecilere ne önerirsiniz?

    Gençlere diyeceğim en güzel ve en önemli sözler; herkesin her zorluğu aşabilecek güçte olduğudur. Sporun size hiç ummadığınız ve para ile kazanamayacağınız mutlulukları yaşatabileceği bir hayat formu olduğudur. Tabii ki büyüdükçe eğilmeyi de unutmayın; sporcunun saygılı olması gerek. Sporcu ölçüsünü yarışmada göstermesi gerek, sokakta değil ve bilgisini bilmeyenlerle paylaşması gerek. Gelecek sizi bekliyor. Örnek: Ferhat Magan.

    12-)Şu an ne iş yapıyorsunuz?

    Yarışmalara ara vermemin bir nedeni de Münih’in en eski salonunu 1999’dan beri çalıştırmamdı, Arnold Schwarzenegger’ in 1974’de antrenman yaptığı salon Ercan’s Body Gym. Yani 13 senedir buranın sahibiyim.

    13-)Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?

    Boş zamanlarımda doğa ile iç içe olmak en büyük mutluluğumdur.

    Metinde, "vücut geliştirme sporcusu" anlamına gelen Türkçe-İngilizce karışımı, jargona yerleşmiş kelime olan "bodyci" kelimesine üslubu değiştirmemek için dokunulmamıştır. Bodyci (badici) kelimesi "vücutçu" ya da "vücut geliştirme sporcusu" anlamlarında kullanılan, bodybuilding sporunu yapan kişi anlamındadır.
     
    Son düzenleme: 27 Kasım 2012
    guardbody ve selim4141 bunu beğendi.
  2. brhmcr
    Offline

    brhmcr Guest

    Değerli üyemiz;

    Konunuz kilitlenip kapatılmıştır.

    Konu kilitleme sebepleri;

    - Daha önce benzer bir konu açılmıştır
    Lütfen arama yapmadan konu açmayınız.

    Link :

    Arama Kelimeleri : http://www.bodyforumtr.com/vbforum/ercan-demir-t3717.html

    Lütfen 1 dakikanızı ayırarak forum kurallarını okuyunuz. Forum kurallarını okumak için buraya tıklayınız

    Anlayışınız için teşekkür ederiz.

    Saygılarımızla
    BodyForumTR Ekibi
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş