Eklemlerdeki kan pıhtılaşması

Konusu 'Sağlık & Sakatlanma' forumundadır ve YARGISIZ_INFAZ tarafından 21 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 3 üye.
  1. YARGISIZ_INFAZ
    Offline

    YARGISIZ_INFAZ Üye

    Katılım:
    19 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Selamun Aleyküm..
    Ben lisanslı kick boksörüm..Kondüsyon antrenmanlarında sık sık ağırlık kaldırıyorduk..Ben 4-5 ay önce biraz fazla yüklendim.20 kg lık dambıllarla çalışmaya başladım..15 gün filan çalıştım..Kollarımın eklem yerlerinde kedi tırmığı gibi kan toplanmaları oldu..Kas yırtılmasımı deniiliyor tendon kompasımı bilmiyorum..Hiç acımıyor..Herhangi bir acı yok..Fakat görüntü olarak kötü görünüyor..Küçük küçük birsürü kan toplanması gibi kırmızı lekeler oluştu..Derinin üstünde birşey yok altında oldu..Nasıl bir yol izlemem gerekiyor bu izleri nasıl yok ederim..4 ay oldu hala aynı..Hiçbir iyileşme yok..
     
  2. umur35
    Offline

    umur35 Yeni Üye

    Katılım:
    8 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.124
    Beğenileri:
    1.023
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İzmir
    Ben cokda ıyı anlamam bu seylerden ama catlaklar olusmus olabılır..Tarıf ettıgın sey catlak gıbı geldı bana..
     
  3. YARGISIZ_INFAZ
    Offline

    YARGISIZ_INFAZ Üye

    Katılım:
    19 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çatlak çatlak gibi kedi tırmığı gibi kan toplandı..uzun zaman oldu yok olmadı..
     
  4. umur35
    Offline

    umur35 Yeni Üye

    Katılım:
    8 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.124
    Beğenileri:
    1.023
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İzmir
    Onlar gecmez ama yenısının olusmaması ıcın badem yagı kakao yagı vs sursen ıyı olur..Hatırladıgım kadarıyla boyle yazıyordu forumda..Ve arama butonunu kullanarak catlak yazarsan bu konu hakkında ayrıntılı bılgıye ulasabılırsın..
     
  5. onur\m/arda
    Offline

    onur\m/arda Üye

    Katılım:
    14 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    64
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    0
    genellikle erkekleri etkileyen kalıtsal bir hastalık (hemofili). kan dinmezliği olan kimselere hemofil denir. kadınlar taşıyıcı olup, hastalığı bir soydan ötekine aktarırlar. taşıyıcı taktirde olan bir kadının kanı pıhtılaştığı halde, kan dinmezliği olan bir erkek çocuk doğurması ihtimali vardır.
    kan dinmezliği (hemofili) - bilgiara.com
    sağlıklı bir insan diş çektirdiğinde kanama kısa bir müddet sonra diner. fakat kan dinmezliği olan bir kimse dişini çektirirse kanama günlerce, haftalarca sürer ve önlem alınmayıp, hastaya kaybettiği kan verilmezse ölümle sonuçlanabilir. kanama ağır ve devamlı bir sızıntı halindedir; bir müddet dinebilir, fakat çok geçmeden tekrardan başlar.

    kan dinmezliği olan bir çocuğun ailesi, çocuk düşüp kalkacak, berelenecek yaşa gelinceye kadar durumdan habersiz olabilir. düşme neticesi oluşan küçük bir kesik, yukarıda verilen diş çektirme örneğinde olduğu gibi ağır ve devamlı bir sızıntı durumunda günlerce, haftalarca kanar ve yara kapanmaz.

    normal insanlarda, kanamayı durduran bir mekanizma bulunduğundan küçük tefek yaraların ve sıyrıkların önemi yoktur. kan dinmezliği olanlarda bu mekanizma bulunmaz ve böyle çocuklar yürümeye başlar başlamaz eklemlerde (özellikle dizkapağı eklemlerinde) kendiliğinden kanamalar başlar. eklemler şişer, sertleşir ve ağrı verir. şişkinlik, eklem boşluğuna biriken kandan ileri gelir. bu kanın dağılması için haftalarca dinlenme gerekmektedir. kanama eklemin iç kısımlarında meydana geldiği için dışarıdan bakıldığı vakit bir renk değişikliği görülmez. böyle kanamalar sıkça yinelediği için eklemler zaman geçtikçe sertleşir.

    kan yalnızca eklem boşluklarında toplanmaz. kendiliğinden veya ufak bir zedelenme neticesi başlayan kanamalar, ensede, dilde, bağırsakların gerisinde veya midede kan birikmesine sebep olabilirler. bu tür iç kanamalar başka organlar üstüne baskı yapabilecekleri için, dış kanamalardan daha tehlikelidirler. örneğin, boyun bölgesinde kan birikmesi soluk borusuna baskı yapacağından, hastanın soluk alamayarak ölmesine neden olabilir. son yirmi yıl içerisinde gelişen modern tedavi yöntemleriyle bu kanamalar bir dereceye kadar durdurula bilmektedir.

    kan dinmezliğinin şiddeti farklı olur. ağır olaylarda hasta çocuk, tedavi edilmezse sakat kalabilir. buna karşılık kimi kez çok hafif olur ve hasta, büyük bir kaza geçirinceye veya bademcik aldırmak, diş çektirmek gibi bir durumla karşılaşıncaya kadar hastalığını bilmez. böyle hafif durumlarda kanamayı durdurma mekanizması küçük tefek kanamaları durdurmak için yeterli olmakla birlikte, büyük çaptaki yaralanmaların yol açtığı kanamalarda yetersiz kalmaktadır. hastalık tıpkı aile içerisindeki hastaların üçte ikisinde ağır, üçte birinde ise hafif biçimiyle görülür.

    kan dinmezliği anneden geçtiği halde, yalnız erkeklerde ortaya çıktığı için, cinsiyete bağlı çekinik genle aktarılan bir hastalık sayılır. yani hastalığı oluşturan etken x cinsiyet kromozomuyla taşınır. kadında iki x kromozomu vardır; bu kromozomlardan biri normal nitelikte olduğu için, hastalık etkenini taşıyan öbür kromozom devre dışı kalır. erkeklerde ise yalnız x kromozomu vardır; öbür x kromozomunun yerini bir y kromozomu almıştır. dolayısıyla, kan dinmezliği olan bir erkeğin kız çocuklarının hepsi taşıyıcı, erkek çocukları ise x kromozomlarını normal olan annelerinden aldıkları için normal olurlar.

    taşıyıcı kızların ileride doğuracakları erkek çocukların yarısı normal, yarısı hemofil, kız çocukların ise yarısı normal, yansı taşıyıcı olacaktır. kız çocuklarından hangisinin taşıyıcı olacağını mutlaka öğrenmiş olmak olası değildir. buna karşılık kan dinmezliği olan bir erkeğin kız çocuklarının taşıyıcı olacakları kesindir. taşıyıcı bir anneden doğan kız çocuklarının taşıyıcı olup olmadıkları, kan dinmezliği olan bir erkek çocuk dünyaya getirinceye kadar anlaşılamaz.

    elde bütün dünya ülkelerini kapsayan istatistikler olmamakla birlikte, avrupa'da ve kuzey amerika'da her 8 000-10 000 kişiden birinde, yani her 4 000-5 000 erkekten birinde kan dinmezliği olduğu tahmin edilmektedir. bilimin ilerlemesiyle kan dinmezliğinin teşhisi kolaylaşmış ve son 20 yıl içerisinde hastanın hayata şansı önemli ölçüde artırılmıştır. insan kanı, damar içindeyken sıvıdır, fakat dışarıya akacak olursa pıhtılaşır. kan, kan plazması adı verilen bir sıvı içerisinde bulunmakta olan hücreler (alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositler) den oluşmuştur. karı pıhtılaştığı vakit plazmanın fibrinojen adı verilen, çözünebilir bir bileşiği, çözünmez bir bileşik olan fibrine dönüşür. fibrin birbirleri içerisine geçmiş ipliksi tellerden oluşmuştur. bu teller kan hücrelerini tutarak yara üstünde bir kabuk bağlanmasını temin ederler.

    kan, zedelenen kan damarlarından dışarıya akarken trombositler damarın kenarlarına doğru toplanarak damarın yırtılan kısmında bir tıkaç oluşturur ve kanın akmasını engellerler. fakat trombositlerin oluşturduğu bu tıkaç, fibrin maddesinin telleri tarafından desteklenmedikçe yeterli olmaz. kan dinmezliği hastalığına yol açan eksiklik, işte bu tellerin oluşmasını sağlayan mekanizmadır. kan dinmez ligi olan hastanın kanı da esasında pıhtılaşır, fakat bu pıhtılaşma son derece ağır gerçekleşir.

    pıhtılaşma olayını sağlayan kimyasal maddeler çözünebilir proteinlerdir. bunlara pıhtılaştırıcı faktörler denir. kan dinmezliği olanların kanında genellikle vııı. etken denilen etken eksiktir. vakit zaman de ıx. etken eksik olur. her iki etken de, trombositlerin oluşturduğu tıkaçları destekleyen fibrin ipliklerinin meydana gelmesi için lazımdır. bu iplikler oluşmadığı vakit, tıkaç parçalanır ve örneğin bir dişin çektirilmesinden sonra dinmiş olan kanama, tıkacı destekleyen fibrin ipliklerinin bulunmaması nedeniyle yavaş bir sızıntı durumunda tekrar başlar.

    vııı. etkenden yoksun olan hastaların oranı ıx. faktörü olmayanlardan beş kat fazladır. dolayısıyla tedaviyle ilgili çalışmalar, normal insan plazmasından vııı faktörün elde edilerek hastanın kan dolaşımına şırınga edilmesi ve böylece kan pıhtılaşmasındaki anormalliğin geçici bir müddet için de olsa giderilmesine yönelmiştir. bu işlemin hedefi, hastanın kanında eksik olan vııı. faktörün miktarını artırarak kanamanın, yara bütünüyle iyileşinceye kadar durmasını sağlamaktır.

    kanamayı durdurmak için, lazım vııı. etken 2,5-5 litre kandan elde edilmektedir. ancak vııı. etken hastanın kan dolaşımına şırınga edildikten sonra, kanda yalnızca birkaç saat aktivite gösterdiğinden, yara iyileşinceye kadar lazım vııı. etken elde etmek için, yüzlerce litre karı gerekir. kan merkezlerinin iyi çalışması, kan dinmezliği olan hastalar için önem taşır. vericilerden toplanan kan, buzdolabının normal soğukluğunda tüm özelliklerini koruyamadığından, bu kan vııı. etken elde etmek için değil, kan kaybını gidermek için kullanılır.

    vııı. faktörü gerektiği gibi koruyabilmek için başvurulan yöntem, kan plazmasının hücrelerden ayrılarak —20°c de dondurulmuş halde saklanması ve sonradan eritilerek hastaya verilmesidir. karı plazmasının yoğunlaştırılması da olası olmakla birlikte bu işlemin maliyeti çok yüksektir. 1964 yılında daha kolay bir yöntemle «kriyopresipitat» adı verilen yoğunlaştırılmış vııı. etken elde edilmiştir. bazı ülkelerde bu madde hasta çocuklara muhtemel bir kanamayı önlemek amacıyla devamlı olarak verilmektedir.

    bazı ülkelerde ise hayvan plazmasından elde edilen vııı. faktörün insanlara uygulanması yoluna gidilmiştir. bu madde çok etkili olduğu halde, hastada hayvan proteinlerine karşı bağışıklık cisimleri oluşmaya başladığından yalnızca bir kez şırınga edilebilmesi gibi bir sakıncası vardır. ıx. etken eksikliğini gidermek için de, dondurulmuş plazma kullanılıyor.

    abd'nde, kanada'da. ingiltere'de ve bazı avrupa ülkelerinde kan dinmezliğinin tedavisi için özel merkezler vardır. hasta böyle bir kuruluşla ilişki kurarak, kas ve eklem ağrıları, morarma, şişkinlik, kanama gibi tedavi gerektiren tehlike işaretlerinde zaman kaybetme den bu merkezlere başvurur.

    kan dinmezliği olan bir kimse yanısıra adı, adresi, hekiminin ya da bu taktirde başvuracağı hastanenin telefon numarası kan grubu ve hangi faktörün eksik olduğunu gösteren bir kart taşımalıdır. kan dinmezliği şiddetli oları kişiler hareketli sporlara katılmamalıdırlar ancak çok kalabalık olmayan yerlerde yüzebilirler.

    hemofiller için önemli bir nokta da, dişlerin sıkça kontrolden geçirilmesi ve çürüyen dişlerin doldurularak tedavi edilmesidir. diğer yandan diş tedavisi sırasında yerel anestezinin şırınga yoluyla yapılması tehlikeli morarmalara yol açar ve dolayısıyla sakıncalı sayılır. kimi vakit süt dişlerinin değiştirilmesi sırasında, hastanede tedaviyi gerektirecek kadar ciddi kanamalar görülebilir. kan dinmezliği olan hastalar, kanama eğilimini artıracağından aspirin yutamazlar. kaslarına şırınga yapılması da sakıncalıdır. ancak deri altına yapılan yüzeysel şırıngalar ve aşılar, şırınga yeri sargıyla sıkıca bağlanıp, her gün kontrol edildiği takdirde kanamaya yol açmaz.
     

Sayfayı Paylaş