E vitamini ölümcül olabilir

Konusu 'Supplementler' forumundadır ve powerlifter34 tarafından 4 Ekim 2010 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 4 üye.
  1. powerlifter34
    Offline

    powerlifter34 Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2010
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Sigaraya tutkun bir dostum, hekimin verdiği günde 800 ünite E vitamini ile sigaranın bedendeki hasarının engellenebileceğine inanmıştı. Kısa bir süre sonra "by-pass" ameliyatı geçirdiğini duydum. Sanırım hekim, sigaradan vazgeçiremeyeceğini anlayıp bu şekilde bir destek önermişti, ama arkadaşım E vitaminin iyi geleceğine kendisini o kadar inandırmıştı ki! Halbuki önemli bir bilimsel dergide çıkan bir makalede vücudun 200 ünitenin üzerindeki E vitamininden yararlanamadığı vurgulanıyor.Daha önemlisi ise, bir kaç klinik çalışmanın sonuçlarının bilimsel olarak değerlendirildiği, 2005 tarihli bir çalışmanın sonuçları; günde 400 ünitenin üzerindeki E vitamini dozları ölümcül olabilir. Vitaminler ve mineralerin vücutta, sağlıklı kalmamızı sağlayan biyokimyasal ve fizyolojik olaylarda çok önemli roller üstlendiğini biliyoruz. Bu konu ile ilgili haberler de, çok ilgi çektiğinden dolayı, basında sık sık yer alıyor. Farklı başlıklarla tekrar edilen yazılarda vitamin konusu işlenerek "sürekli kullanımı" teşvik ediliyor. Bir yazıda "Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek, soğuk algınlığından korunmak" için yüksek dozlarda C vitamininin yanı sıra multi-vitamin kullanılmasının yararlarından bahsediliyor.Ertesi hafta yayınlanan bir başka yazıda ise "stresle başetmek için" B vitaminlerinin yüksek dozda kullanılmasının yanı sıra antioksidan vitaminler A, C ve E vitaminlerinin kullanılması önerilmekte. Daha sonra çıkan bir yazıda ise, "yaşlanmayı geciktirmek amacıyla" antioksidan vitaminler A ve E'nin yanı sıra multi- vitaminlerin kullanılması gereği vurgulanmakta... Tüm bu önerileri izleyen bir vatandaşın masasının üzeri, farkında olmadan, aynı vitaminleri farklı oranlarda taşıyan onlarca formülasyon ile doluyor. Tabii vatandaşın yediği yemeklerden, meyve ve sebzeden aldığı vitaminler de var. Günlük gereksinimin kat kat üzerinde vitamin kullanımı. Günlük Gereksinim (GG kısaltması), yabancı kaynaklarda veya ilaç kutularının üzerinde RDA'nın (Recommended dietary allowance) Türkçe karşılığı. Her vitamin ve vücut için gerekli mineraller için yetkili kurumlarca tanımlanmış GG değerleri bulunmaktadır. Bildiğim kadarı ile, henüz ülkemiz insanının beslenme alışkanlıkları dikkate alınarak hazırlanmış resmi bir tablo bulunmuyor. Ülkemiz bir Akdeniz ülkesi olduğundan bizim beslenme şeklimize en benzer ve uygun olan Fransız vitamin ve mineral değerleri referans alınmaktadır. Ancak kişinin taze veya pişirilmiş sebze ağırlıklı ve dengeli et tüketimine, yani Akdeniz diyetine, göre belirlenen bu değerlerin et-kebap ağırlıklı beslenen, sebze ve meyveyi az tüketen kişilere göre veya tahıl ve bakliyat ağırlıklı beslenenlere göre uyarlanması doğru olacaktır. Çeşitli metabolik ve endokrin bozukluklar, alkolizm, sigara alışkanlıkları vb. durumlarda da farklı değerlendirmeler söz konusudur. Çevre ve çalışma koşulları, genetik özelliklerin rolü unutulmamalı. Yani kişisel vitamin ve mineral gereksinimleri kişilerin fizyolojik özellikleri, yaşam ve beslenme şekillerine göre önemli farklılıklar göstermektedir. Dolayısıyla vitaminlerin kişinin gereksinimlerine göre ayarlanması en doğru yoldur. "Vitamin bu, bir eksikliğim varsa vücuda yararı olur, nasılsa bir zararı olmaz"

    prof dr. erdem yeşileda
     
    draft bunu beğendi.
  2. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    Başlık yanlış olmuş. E vitamini ölümcül olamaz: Aşırı miktardaki E vitamini ölümcül olabilir.
    Herşeyin aşırısı zararlı olduğu gibi vitaminlerin de aşırısı zararlıdır.

    *

    E Vitaminin Fazlalığı

    Fazlalığının zararlı bir etkisi bu güne kadar gösterilmemiştir. Çünkü
    diğer yağda eriyen vitaminler kadar depolanamazlar. Gereğinden fazla
    alınanlarda birkaç gün içersinde dışkı ve idrarla vücuttan uzaklaştırılır.
    Çok yüksek dozları bulantı ve ishal yapabilir.
    Hayvan deneylerinde yüksek dozların büyümeyi durdurduğu, adaleleri
    zayıflattığı, alyuvar sayısını azalttığı ve kemikleşmeyi yavaşlattığı
    görülmüştür.
    Düzenli E Vitamini kullananlarda doz günde 1200 IU yi geçtiğinde immun
    sistemin baskılandığı gözlenmiştir. Halbuki düşük dozlar immun sistemi
    güçlendirici etki sağlamaktadır.
    Günde 400 - 600 IU yağsız ve suda eriyen süksinat formu dolaşımı
    dolayısıyla dokuların kanlanmasını arttırıcı etki göstermesine karşın
    diğer yağlı formu tansiyon hastalarında tansiyonu yükseltici etki
    yapmaktadır.

    E Vitaminin Tedavide kullanımı

    Günümüzde oldukça popülerdir. Özellikle yaşla beraber kullanımı da
    artmaktadır. Olumlu etkileri zaman içersinde kesinlik kazandıkça belki
    kullanımı daha da artacaktır. Bir çok kronik hastalığın ve yaşlanma
    olgusunun altında yatan nedenlere karşı olumlu etkileri olduğu
    bilinmektedir.
    Çocuklarda en yaygın kullanımı düşük doğum tartılı bebeklerin
    alyuvarlarının erimeleri nedeniyle oluşacak kansızlığın önleme
    tedavisidir.
    Ayrıca solunum sıkıntısı, gözlerde oluşabilecek retina hasarlarını
    engellemek amacıyla verilebilir.
    Kistik fibroz denilen bir çocuk hastalığında kas zayıflığını önlemek
    için kullanılır.
    Bazı kullanım nedenleri tartışmalıdır. Etkili olup olmadığı yönünde
    farklı fikirler vardır. Bunlar; yaşlanmayı geciktirmek, şeker
    hastalığının zararlı etkilerinden korunmak, sporcuların performansını
    arttırmak, kısırlık, düşükleri önlemek, katarakt oluşumunu ve prostat
    büyümesini engellemek, deri, kas ve eklem hastalıklarının tedavileri
    gibi konulardır. Beslenmede doymamış yağ asitlerinden zengin gıda
    alanların yanında E vitamini alması faydalıdır. Bu konuda mantıklı
    gözüken bazı kullanım alanları vardır.
    Yaşlanma denilen olayın temelinde hücrelerin serbest radikallerin etkisi
    ile dejenere olmaları ve değişmeleri yatmaktadır. E Vitamini de serbest
    radikallerin bu zararlı etkilerini önlemektedir.
    E Vitamini pıhtılaşmayı azaltmakta ve doku oksijenlenmesini
    arttırmaktadır. Bu özelliği ile kalp - damar sorunlarına olumlu etki
    yapabilir.
    Pıhtılaşmayı azaltma ve trombositlerin yapışmasını engelleme özelliği
    damar sertliği (=atheroscleroz) sorunu için etkili olabilir.
    A Vitamini ile beraber günde 200 - 300 IU dozlarında kolesterol ve yağ
    miktarlarını azaltmakta, tek başına HDL - Kolesterolu (iyi olan)
    arttırmaktadır.
    Kadınlarda adetlerin yarattığı şikayetleri gidermede, baş ağrısı, sıcak
    basması, kuruluğa bağlı vaginal kaşıntı gibi menopoz yakınmalarında,
    doğum kontrol haplarının yan etkilerini engellemede, meme kistlerinde
    yararlı olduğu yolunda yayınlar vardır.
    Solunum sistemindeki hücrelerin zarlarını ve akciğer dokusunu
    antioksidan özelliği ile ozon ve nitrojen dioksit gibi hava kirliliğini
    yaratan maddeler ile sigaranın içersindeki zararlı maddelerin
    tahribatından koruyabilir.
    Kanser tedavisinde kullanılan adriamycin ilacının kalbe zararlı
    etkilerini engelleyebilir.
    Zona hastalığında hem immun sistemi güçlendirmek hem de ağrıları
    azaltmak amacıyla kullanılabilir.
    Lupus Eritematosis dahil olmak üzere bazı cilt hastalıklarında A
    Vitamini ile birlikte kullanılmıştır.

    E Vitamini Gereksinimi

    Günlük gerekli miktarı vücut ebatlarına ve beslenmede bulunan uzun
    zincirli yağların oranına göre değişmektedir. Yenilen rafine yağlar, yağda
    kızartılmış yiyecekler ihtiyacı arttırmaktadır.
    Alfatakoferol için 1 mg. 1.49 IU (enternasyonel ünite) kabul edilir.
    Önerilen günlük miktarlar
    Kişi Asgari Önerilen
    Bebekler 5 - 7 30
    Çocuklar 8 - 12 30
    Erkek 12 - 15 30 - 50
    Kadın 12 50 - 100
    Gebeler 15 100
    Emzirenler 18 100

    Olumlu etkiler nedeniyle ilaç şeklinde alındığında önerilen günlük 400 -
    600 IU dir. Bu ihtiyaca göre 800 -1600 IU kadar çıkabilir. 1600 IU üstü
    ancak doktor kontrollü olabilir.
    E Vitamini Doğal Kaynakları
    Doğada ve besinlerde bol olarak vardır. Fakat daha önce yazıldığı şekilde
    çoğu besin maddeleri işlenir ve hazırlanırken tahrip olur.

    Yiyecek 100 gr. da IU
    Tereyağı 2 - 3
    Margarin 15
    Sıvı yağlar 75
    Tavuk 2 - 3
    Yumurta 15
    Kırmızı et 2 -3
    Fasülye 15
    Tahıl 70 - 80
    Sebze-meyve 150

     
    Son düzenleme: 5 Ekim 2010
  3. powerlifter34
    Offline

    powerlifter34 Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2010
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0

    bu makale kiminse altina imzasini atmali benim yaptiğim gibi bu kadar kişinin sorumluluğunu üzerine alamaz mevzu bahis insan sağliği
    işkenbe yazilariyla kimse kimsenin hayatiyla oynamaz!!
     
  4. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    işkembe ile ne alakası var arkadaşım, "e vitamini ölümcül olabilir" diye başlık mı olur? antioksidan bir vitamin nasıl olurda ölümcül olabilirmiş, işkembe ithamı yapmadan, basit bi rşekilde copy-paste yapmadan evvel bu başlığı bana bi açıklasana...
    onu diyenin profluğundan bile şüphe edilir.

    bu forumda hakaret etmek ne kadar kolay yahu...

    kaynak istiyorsan al sana kaynak.

    bak bakalım ODTU ne yazmış e vitamini konusunda:
    http://www.metu.edu.tr/~e123528/e_vit.htm



    *
    prof osman müftüoğlu yazmış:
    http://www.********.com/content/sag2
    (n-e-o-s-a-n-t-e yıldızlı yerlere gelecek olan kelime)

    diğerleri
    http://tr.wikipedia.org/wiki/E_vitamini
    http://tr.mydearbody.com/vitaminler/E-vitamini.html
    http://www.genelsaglikbilgileri.com/e-vitamini/
    http://www.genbilim.com/content/view/289956/75/

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 17:50 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 17:46 ----------

     
  5. powerlifter34
    Offline

    powerlifter34 Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2010
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Benim şahsi kimseyle meselem olamaz hem siz neden alındığınızıda anlamış değilim bu bir tepkiydi çünkü bazı çıkar çevreleri salt cebini doldurmak için bu asılsız iddalarla insanları koyun misali gütmeye çalışıyorlar ayrıca bu makaleyi yazan üstada yaptığınız saygısızlık hiç hoş değil bunuda belirtmek isterim,yıllarını verip bu noktaya gelen bir tıp profösürünü böyle bir çırpıda yargılamanız beni çok düşündürdü...
    şimdi gelelim konunun özüne verdiğiniz linkleri itinayla inceledim osman müftüoğlu ve wikipedia dışında hiçbiri referanslı yazı değil yani kuru gürültü
    benim yolladığım yazıdaki mayo klinik meslektaş arkadaşlarca güvenirliliği bilinen çok sağlam bir araştırma merkezidir.mesala osman beyin o makalesinin bulunduğu yaşasın hayat adlı kitap bende var size aynı kitaptan başka kısımlar aktarmak isterim

    sayfa 233
    ek bilimsel gıda desteği alın
    bu asla bir one a day vitamini uygulaması değildir.bu çevrenin meydana getirdiği tahribatları engelleyen yüksek potansiyele sahip gıdalardan oluşan komplike bir sistemdir.deneyimli bir doktor bunu her hasta için hastaya özel olarak tasarlıyıcaktır.yaşınız cinsiyetiniz özgeçmişiniz ve soygeçmişiniz genetik ve çevresel riskleriniz mesleğini bu kombinasyonların yapılmasından size uygun dozun belirlemesinde son derece önemlidir.başkaları için yapılmış vitamin mineral ve besin desteklerini kullanmayın

    şimdi burda ne sonuç çıkar insan vücudu son derece komplike ve şuan modern tıbbın bile içinden çıkmakta zorlandığı bir çok konuyu içeriyor söz gelimi karaciğerde 5 dakika içinde gerçekleşen reaksiyonlar çözülebilse yeryüzünde çözülemeyen bir kimya probelimi olamaz.hiç bir insan durduk yere hariçten safsatalarla bende şu vitamin eksik bu mineral fazladır diye bir iddada bulunamaz.vücudumuzda bu eksiklikleri ortaya koyucak sayısız mekanizma vardır.mesala skorbut hastalığı c vitamini eksikliğinden şekillenir veya acne tedavisinde sık reçete edilen bir ilaç(marka vermek istemiyorum) yoğun miktarda Avitamini içerir bu cihetten karaciğerdede uzun dönemde etkileri olabilir
    mesala bir örnek daha daha 5-6 yıl öncesine kadar sigara içenlerin Avitami kullanması onları sigaranın kanserojenik etkilerinden koruyacağı düşünülyordu (hatta mutlaka kullanılmalı deniliyordu)bugün ise sigara içenlerde a vitaminin kanseri körüklediği ortaya çıktı bunun için kimse kimseyi yargılayamadı ve yargılayamazda bunlar uzun ticari konular girmekte istemiyorum

    zaman sıkıntısı sebebiyle fazla katılım gösteremiyorum fakat burda meslektaşlarımdan da hassasiyet bekliyorum ama sizden bir ricam var lütfen ne olursa olsun bilmediğimiz işlerin peşinden gitmeyelim
     
  6. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    sevgili kardeşim, sen işkembe diye bir laf yazarsan böyle tepkiler alman normal...

    ayrıca iyi yazmışsın, güzel yazmışsın başka yerlerde de gezmişsin...başka vitaminlere gitmişsin...bunlara bişey demiyorum ki zaten

    sen hala benim ilk sorduğum soruma cevap vermemişsin ki...

    madem "bildiğin işin peşinden gittiğini" iddia ediyorsun, bana cevap yaz: Antioksidan bir vitamin olan E vitamini nasıl olur da ölümcül olabilir? soru basit. benim takıldığım tek nokta bu, copy-paste yaptığın yazının içeriği değil, yazının başlığı na takıldım ben...copy-paste yaptığın makaleyi ve benim o topiğe verdiğim ilk mesajımı bir daha iyice okursan anlayabilirsin...

    yazının içeriği ile yazının başlığı birbirini tutumuyor...yazının içinde e vitamini fazlalığı tehlikelidir diyor, e vitaminin kendisi tehlikelidir demiyor...günlük ihtiyaç yaklaışk 50-60 IU civarında iken senin copy-paste yaptığın makalenin içeriğindeki değerler 200-400-800???

    soru basit. cevap bekliyorum: e vitamin nasıl ölümcül olabilir?
     
  7. "FURKAN"
    Offline

    "FURKAN" Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2010
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    74
    Ödül Puanları:
    38
    sayın abilerim kendiniz diyorsunuz E "vitamini" diye bakın ne diyor vitamin vitamin nasıl öldürür bu bana garip geldi açıkcası
     
  8. AngryHun
    Offline

    AngryHun Üye

    Katılım:
    2 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.166
    Beğenileri:
    1.125
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kimyager
    Yer:
    İstanbul
    b-c ile a-d-e-k vitaminleri arasındaki farkı bilseydin bunu sormazdın...
     
  9. powerlifter34
    Offline

    powerlifter34 Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2010
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    koyunlar sadece otladığı alanı görebilirler uçurumun kenarında olsalar dahi...
     
    zuzu bunu beğendi.
  10. AngryHun
    Offline

    AngryHun Üye

    Katılım:
    2 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.166
    Beğenileri:
    1.125
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kimyager
    Yer:
    İstanbul
  11. zuzu
    Offline

    zuzu Üye

    Katılım:
    8 Ekim 2005
    Mesajlar:
    385
    Beğenileri:
    144
    Ödül Puanları:
    0
    Yazının sahibi hocam olur ve değerlendirmesi bana düşmez ama farmakognozi dalında çok başarılı bir bilim adamıdır. Türkiye'de en çok yayın çıkaran hocalardandır. Yazının tamamını okuduysanız 200-400-800 ünite gibi rakamların birbiriyle çelişmediğini, bunları da sizin gibi internette bulduğu her hangi bir siteden c/p lediği yazılardan değil bilimsel geçerliliği olan çalışmalardan derlediğini anlarsınız.
     
  12. AngryHun
    Offline

    AngryHun Üye

    Katılım:
    2 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.166
    Beğenileri:
    1.125
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kimyager
    Yer:
    İstanbul
    19 Ekim günü sabahleyin Kanal D de Doktorum programında vitaminler kaslarda güçsüzlüğe yol açar mı bu konuşulcak bilgilenmek isteyenlere tavsiye ederim...
    yazıcak yer bulamadım o yüzden buraya yazdım xD
     
  13. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    benim yazdıklarımı okumadan, aklınızca cevap yazmaya çalışıyorsunuz...

    soruma yanıt bekliyorum. üstelik soru da sonderece basit.

    bilimsel makaleymiş, copy pastemiş uğraşmayın bunlarla, aklınızca bana cevap verdiğiniz de zannetmeyin, .... üstelik benim derdim aklınızca yermeye çalıştığınız şeylerin de hiçbirisi değil, gözlerinizle okuyun yazdıklarımı aklınızla okuyun, başka yerlerle değil...

    soru basit:
    EN BÜYÜK ANTİOKSİDANLARDAN OLAN BİR VİTAMİN NASIL OLUR DA ÖLÜMCÜL OLABİLİR?

    tekrar ediyorum, vitaminin fazlalığıyla uğraşmıyorum, yazının içeriğiyle uğraşmıyorum (ki zaten 6 nolu mesajımda belirttiğim gibi yazıya katıldığımı da yazmış idim, ona rağman yazıyı okumadan alıntılayıp hala hoca savunması yapılması da tuhaf)

    yazının başlığıyla uğraşıyorum.

    gözünüzle okuyun şu yazdıklarımı, içeriğine iyice bakın, aynı soruyu kaç defa yazdım kimse cevap veremedi, hala kendi hocasını savunmaya çalışıyor bana, sanki benim o hocayla derdim varmış gibi...

    gözünüzle okuyun ve cevap verin...kalın harflerle ve büyük karakterlerle yazdım daha nazıl yazayım bilmiyorum.

    bilmediğini bilmeyen birine laf anlatıyorum galiba...

    soru basit buraya cevabını yazın....bana hoca savunması yapmayın...onu bilseydin böyle söylemezdin demeyin, yazmış olmak için özlü sözlü yazmayın, bana cevap verin...

    verilemeyecek her cevap, verilecek her özlü -ama konuyla çok gereksiz- söz, verilecek her türlü savunma ya da çamur atma çabası benim sizinle ve konuyla ilgili düşüncelerimi doğrulayacaktır...
     
    Son düzenleme: 19 Ekim 2010

Sayfayı Paylaş