doğal büyüme hormonunu artırma

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve D.Wolf tarafından 27 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 21 üye.
  1. D.Wolf
    Offline

    D.Wolf Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.306
    Beğenileri:
    2.181
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    istanbul
    Doğal büyüme hormonu (growth hormon) salgılanmasını artıran faktörler:

    1.Uzun ve derin bir uyku GH'ı faaliyete geçirmektedir.

    2.B6 vitamini kullanımı. B6 vitamini hem daha rahat uyku uyumaya yardımcı olmakta hem de GH'ı aktif hale getirmektedir.

    3.Naturel C vitamini, kullanımı, Bu da aynı şekilde hem uykuya yardımcı olmakta, hem de GH'ı etkilemektedir.

    4.Tryptophan amino asidi kullanımı Sentetiği çok zararlı olan ve beyin zarı iltihabı yapan bu amino asidin tabii olanı vücutta derin ve rahat bir uykuya yardımcı olmaktadır. (Tryptophan'in bu etkisini gösterebilmesi için de gene B6 vitaminine ihtiyaç vardır)

    5.Kan şekerinin düşük olması ve devamlı düşük düzeyde tutulması GH faaliyetlerini arttırmaktadır. Düşük kan şekeri ile artan GH faaliyeti vücuttaki yağ depolarının sürekli eksilmesini sağlar.


    Kan şekerinin düşük tutulması:

    Son yıllara kadar kan şekerinin düşük tutulması için insülin adlı ilaç kullanılmakta idi. Hatta hastalık dışında vücutçular bile GH'ı tahrik etmek ve kan şekerinin bu sebeple düşüklüğünü sağlamak için bu yola başvurmaktaydılar. Bugün bile maalesef bu sağlık açısından zararlı yola baş vuranlar bulunmaktadır. Ancak beslenme alanında katedilen son gelişmeler, evvelce kilo aldırır diye almaktan kaçınılan karbohidratların en iyi bir enerji kaynağı olduğu, iyi bir gelişme için vücutçuya gerekli olduğu gibi kan şekerini de en düşük düzeyde tuttuğunu ortaya çıkarmıştır. Yağsız, tuzsuz ve nişastası az olan karbonhidratlar kan şekerini düşürmektedir. Hatta ne kadar sık aralıklarla alınırsa o derece etkili olmaktadır. Doğada saf karbonhidratın bulunduğu en iyi besin maddesi ise pirinçtir. İyi bir enerji gereksinimi hesabı ile günde en az 2-3 satlik aralarla çok seferde az az olarak tüketebiliriz. Bu şekilde kan şekerini düşürdüğümüz günün gecesi izah ettiğimiz sebeplerden vücuttaki yağ miktarında azalma olacaktır.

    Pirinç kadar olmasa bile kullanılabilir diğer karbonhidrat kaynakları, tuzsuz ve yağsız ekmek ve makarna ile patatestir. Ancak patatesteki nişasta sebebi ile fazla alınması doğru değildir. Zira yarışma yakını devrelerde, nişasta sebebi ile defınisyon görünümü bozulmakta ve daha kalın deri görünümü ağırlık kazanmaktadır.

    Ancak patatesin çok önemli ve faydalı bir özelliği de kabuklarında bol miktarda potasyum ihtiva etmesidir. Ağır antrenman ve kilo vermelerde vücudun potasyuma son derece fazla ihtiyacı vardır. Patates kabukları da bu açıdan sentetik olmayan tabii potasyumu en bol ihtiva eden maddeleden biridir. Ancak potasyum suda eriyen bir madde olduğundan, patatesin haşlanması ile potasyum yok olacağından, bilhassa yarışma zamanları iyi yıkanmış patates kabukları fırında hafif pişirilerek yenirse iyi bir enerji ve potasyum ihtiyacı temin edilerek kramp ve yorgunlukların önüne geçebilir.

    GH ile amaç daha az güç sarf ederek, daha büyük ölçü ve gelişmeye ulaşmaktır.

    Steroid kullanılmış ise bırakıldığında bunların vücuttaki etkisi kalmadığı zaman, ya da steroid kullanmadığınız zaman GH en iyi gelişme unsurudur.

    GH ilaç olarak da satılmaktadır. Ancak doktor kontrolü olmadan kullanılması steroidler kadar tehlikeli ve sakıncalıdır.

    Oysa tabi yollarla izah edilen şekilde GH hormonunun faaliyetinin etkilenmesi halinde;

    1. Steroidlere nazaran adale büyümesinde % 50 civarında,

    2. Yağların erimesinde ise % 20 dolaylarında, etkileme meydana getirileceği ifade edilmektedir.

    Son yapılan tetkiklerde 2 nisbet Arginin amino asidi ile yarı nisbetinde l Ornitin amino asidinin yüksek mg dozlarında gece alınmasının ve buna ilave olarak Trozin alınmasının da gece GH hormonunun faaliyete geçmesini büyük ölçüde etkilediği tesbit edilmiştir.


    Doğal büyüme hormonu (growth hormon) salgılanmasını azaltan faktörler:

    1.Yaş faktörü, 30-35 yaşlarından itibaren GH faaliyetleri gittikçe azalmaktadır. Ancak 80-85 yaşlarına kadar azalarak devam etmektedir.

    2. Steroid dışındaki ani etki eden uyarıcı doping maddeleri GH alımının etkisini azaltmakta, baş ağrısı ve bitkinlik yapmaktadır.

    3. Kalsiyum GH faaliyetlerini azaltmaktadır. Naturel kalsiyum ise en yoğun sütte ve süt ürünlerinde bulunmaktadır. GH amaçlı bir çalışma ve diyet rejiminde süt ve süt ürünlerinin kullanılmaması önerilmektedir.

    4. Şeker kullanımı da GH faaliyetlerini etkiliyerek faaliyetin azalmasına veya durmasına sebep olmaktadır.

    5. Bazı amino asitlerin birlikte alımı da GH faaliyetlerini azaltmaktadır. Bunlar:

    Tyrosine-Trytophan

    Lizin-Arginin

    GH konusunu bitirmeden önce son iki bulguyu da nakletmek yerinde olacaktır. GH ve bununla ilgili çalışmalar yapan uzmanlara göre, GH kısa fakat şiddetli ve yoğun antrenmanları sevmekte ve en iyi etkiyi bu şekilde yapmaktadır. Örneğin bir adele grubuna, büyük adale için 3 hareket toplam 10-12 set ve çok tekrar, küçük adele grubuna ise 2 hareket ve 7-8 setli, az dinlenmeli ve 30 dakikayı geçmiyecek şekilde kısa çalışmalar GH'ın etkisini daha arttırmaktadır.

    Son gelişmelerde GH'ı etkileyip onun iyi çalışmasına yardımcı olan Aspartanic asit bulunmuştur. Esasında bu madde diyabetikler için tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Şekerden 100 misli daha tatlı olan bu ilacın adı piyasada "Sanpa" olarak geçmektedir.



    Sonuç olarak:

    Her buluş ve tezin, anti tezi de bulunmakta ve her yeni buluşun yararları olduğu kadar zararlı yönleri de bulunmaktadır. Bir zaman iyi dediğimiz bir süre sonra kötü veya gereksiz olabilmektedir. Olayı bu şekilde değerlendirmek yerinde olur. Bu tezi savunanlar, mecmualarda sütü yere döken resimler çektirerek sütü yadsımaktadırlar. Oysa süt büyük besin değeri olan, yaşamın kaynağı, en önemli besin maddelerinden biridir. Kalsiyum eksikliğinin vücutta ne denli zararlı neticeler yaratacağı konularımızda anlatılmıştır.

    Bu bakımdan, bu yararlı araştırmadan faydalı neticeler almak için özellikle yarışma devresi gibi zamanlarda veya kısa sürelerde yararlanmak, yahut off sezon devresinde tatbik ediliyorsa bu tür ürünü az alıp saat 16.00 dan sonra kullanmamaya dikkat edilmesi yerinde olacaktır.
    Dengeli beslenme, yaşam boyu, diyet ise kısa sürelidir. GH'ın kanımızca en faydalı yönü, yarışma devresinde tatbik edilerek, steroidlerin çok az seviyede kullanılmasına yardımcı olması (yahut hiç alınmamasına) ve antrenmanların daha kısa yapılarak yıpranmadan ve daha rahat neticeye ulaşılabilmesidir.

    kaynak:http://www.forumvadisi.com/vucut-gelistirme-ve-fitness/49140-dogal-buyume-hormonu-gh-growth-hormon.htmlDoğal
     
  2. KD
    Offline

    KD Üye

    Katılım:
    9 Mart 2007
    Mesajlar:
    244
    Beğenileri:
    52
    Ödül Puanları:
    0
    ne zamandir boiyle bi makale ariyordum sagol wolf.
     
  3. Malebolgia
    Offline

    Malebolgia Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    355
    Beğenileri:
    208
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Istanbul
    Aspartanic asit, şu bildiğimiz Aspartam mı?
     
  4. fehmican
    Offline

    fehmican Üye

    Katılım:
    1 Ekim 2007
    Mesajlar:
    228
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    0
    Kalsiyumun tam tersine gh salınımını tetiklediğini okumuştum kafam karıştı şimdi :(
     
  5. D.Wolf
    Offline

    D.Wolf Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.306
    Beğenileri:
    2.181
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    istanbul
    aynen öyle, aspartam zaten yapay tatlandırıcı..aspartanic asit onun eşanlamlısı...aspartam da vücutta sindirimden gecer ve o da cok düşük enerji vermesine rağmen, metabolizmada kullanılır...hgh yi o da diğerleri gibi etkiliyor...
     
    Azi ve Salash bunu beğendi.
  6. BOSNAK
    Offline

    BOSNAK Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2005
    Mesajlar:
    375
    Beğenileri:
    147
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    ist-izmir
    yazı için sağol D.Wolf
    ama süt olayı bana hiçte inandırıcı gelmedi..insanın doğumundan itibaren bebeklik çağıyla(anne sütüyle) başlar büyüme ve gelişmede ergenlik çağına kadar devam eden süreçte süt hem kemik gelişiminde hemde büyümede çok önemli faktördür...

    et+süt+yumurta

    bu üç önemli besin zincirinin en temel ve kaliteli gıdalarını

    antreman+beslenme+dinlemeye benzetiyorum

    örnek belki biraz garip gelebilir ama 3nünde birbirini tamamlayıcı olduklarını anlatmak için yazdım :)

    yani beslenmede olmazsa olmaz lar
    ve sporda olmazsa olmazlar;)
     
  7. ozzers
    Offline

    ozzers Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    430
    Beğenileri:
    142
    Ödül Puanları:
    53
    aspartamın çok tehlikeli olduğunu biliyormuydunuz
    bunlar sadece bir kaçı..hatta suplementlerin bazılarının üzerinde(ASPARTAM FREE) yazar ..

    Aspartam özellikle şeker hastaları için tehlikeli. Hastalarında retinopati
    olduğunu düşünen hekimlerle konuştuk, aslında hastalarındaki semptomların nedeni aspartamdı. Aspartam kan şekerinin kontrolden çıkmasına yol açıyor.
    Bu nedenle şeker hastası proteinde bulunan diğer amino asitler olmadan aspartik asit ve fenilalanin maddelerinin nörotoksik hale gelmesi nedeniyle hafıza kaybından şikayet ediyor. Aspartik asit ve fenilalanin kan beyin bariyerini aşıyor ve beyin nötronlarını harap ediyor,
    şeker hastalarında (şeker hastası olmayan hastalarda da) çeşitli tipte beyin hasarı,
    nöbet hali, depresyon, manik depresyon, panik ataklar, öfke ve şiddete neden oluyor .
     
    3gen430 bunu beğendi.
  8. D.Wolf
    Offline

    D.Wolf Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.306
    Beğenileri:
    2.181
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    istanbul
    süt tabikide olmasa olmazlardan, ama bence fazlasının alınmaması gerektiginden bahsedilmeye çalışılıyor..vücut fazla çinko aldıgında testoyu etkileyen minerallerin, demir bakır, kalsiyum emilimini düşürüyor..yani bence burda şu cıkarılabilir...çinko ghı artırıken, kalsiyumu yok sayıyor, ve kalsiyum onun gh salgılanma hızını düşürüyor...
     
    Azi bunu beğendi.
  9. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    Arttıranlar: Amfetamin, Östrojenler Kortikotropin, İnsülin,ropranalol

    Azaltanlar: Kortikosteroid, Fenotiazinler, Glukoz
     
    Bodysoft bunu beğendi.
  10. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    daha detaylı isterseniz.

    1-açlık
    2-kanda yağ asidi düzeyinin azalması oruç birebir. 6.saatin düzeyinde vucutta gıdanın zerresi kalmaz ve açlık hissi kaybolur. çünkü metabolizma hold positiona geçer.
    3-egzersiz,heyecan,travma
    4-derin uyku döneminin ilk 2 saati
    5-pirojenler
    6-protein diyeti
    7-glukagon
    8-insülin
    9-arjinin
    10-ghrelin
    11-beyne geçebilen apomorfin ve benzerleri
    12-dopamin agonistleri
    13-serotonin agonistleri
    14-aminerjik ve serotonerjik nöron aktivitesi
     
    ifsygn ve Bodysoft bunu beğendi.
  11. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    azaltanlar

    1-gh kendisi feedback etki ile
    2-aşırı ve uzun süreli stres
    3-somatostatin gıh
    4-rem uykusu
    5-medroksiprogesteron
    6-serbest yağ asitleri
    7-kortizol düzeyinde artışıaz
    8-kan glukoz düzeyinde artma

    fakat mutlaka growht hormon tahlili yaptırınız yada eğitim ve araştırma hastanesinde varsa öğrenim gören arkadaşınız bir çok defa
    öğlen yemeği vaadi ile yaptırta bilirsiniz. ortalama gh nız 0,005 < ise kesinlikle takviye yapınız.


    gh ın elektrolit metabolizmasına etkisi;

    + bağırsaklarca ca+ imilimin artması.... yukardaki sallamasyonala çakışır dikkat... yinde başarılı bir çalışma yapmış kardeşimiz.

    +plazma fosfor düzeyini yükseltir kıkırdak ve kemik oluşumu için fosfor ve calsium düzeyi için..

    +sonuç olarak büyümekte olan dokuların bu iyonlara olan ihtiyacının
    karşılanmasını sağlar ve böbrekler yoluyla bakın altını çiziyorum böbrekler yoluyla ca+ na+ p kaybının azalır.

    prof.dr.meral AŞÇIOĞLU
     
    Bodysoft bunu beğendi.
  12. D.Wolf
    Offline

    D.Wolf Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.306
    Beğenileri:
    2.181
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    istanbul
    yazı benim değil ve bu yazının aslı ODTÜ nün bilimsel araştırması sonucu ortaya cıkmıştır...ayrıca,benim yadıklarımdaki tezi çürütmeye çalışmışsın ama ne yazık ki başarılı olamamışsın...bagırsaklarda kalsiyım emiliminin artması derken sen sadece benim" emilim" yazımı mı gördün?...dikkat et orda birden cok mineralin emilimini artırır çinko dedim...çinko üzerinden yola cıkıp gh durumunu anlatmaya çalıştım...senin verdiklerin, benim söylediklerimle alakası bile yok...sadece emilim kelimesini görüpte bu yazılanları kale almazmış tavrın da bir o kadar dogru değil...ayrıca yazdıgın diğer tüm şeylerin yani tıbbi kelimelerin anlamını bile cogu kimse bilmiyor, insanalra daha okunabilir şeyler lazım, sagdan soldan koparma bilgiler değil...bu amaçla yazıyı koydum zaten merak etme...
     
    Azi bunu beğendi.
  13. D.Wolf
    Offline

    D.Wolf Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.306
    Beğenileri:
    2.181
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    istanbul
    pardon, çinko, emilimii azaltır demir,bakır, kalsiyum minerallerinin..editleyemedim...ayrıca kıkırdak ve kemik oluşumu demişsin...gerçekten cok tuhaf şeyler yazıyorsun ..afedersin , ama ya ben gerçekten zeka seviyesi düşük bir insanım çünkü baglantı kuramıyorum, ya da senin yazdıkların çok alakasız...
     
    Azi bunu beğendi.
  14. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    ilk önce saygıdeğer d.wolf kardeşim kesinlikle size bir atıfta değil sadece yazdığınız yazının alıntı olduğunu anlamak çok zor değil sadece odtünün yazısı benim yazdığım yazıyla çelişmesi onların yazdıkları hipotezden ileri gidemez. ben ders kitabından yazdım. size saygı duyarım sakın yanlış nalamayın yazdıklarınız özellikle yorumlarınız bu forum için çok faydalı yanlış anlamayalım birbirimizi. bakalım ne demişsizniz.

    siz yukarda dediğiniz gibi çinko kalsiyum ilişkisi dememişsiz. şimdi dikkat ediniz çinko ve calsium bağırsak emiliminde öncelik çinkodadır fakaaaat gh hormonu ile karşılaştırırsak gh ın elektrolit metabolizmasına etkilerini incelersek böbrek ve bağırsaklara verdiği sinyallerde öncelik calsiuma ,fosfora ve sodyum u dışarı atılımını durdurur ve kan düzeyinde yedekleede bırakır.

    diğer bir konu ise kıkırdak ve kemiklere değinelim siz işin dokusal kısmına değinmişsiniz aslında gh dokudan yiyade en fazla etki etkiği sistem hareket ve iskelet sistemidir. araştırırsanız sevinirim.
     
    Azi ve Bodysoft bunu beğendi.
  15. Malebolgia
    Offline

    Malebolgia Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    355
    Beğenileri:
    208
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Istanbul
    Aspartam hakkında kafam karıştı. Aspartam'ın zararları üzerine bir çok görüş var.

    Aslında aspartam iki amino asit ve bir metanolden oluşuyor. Yazıda geçen Aspartik Asit bu amino asitlerden biri.

    Şimdi bizim kutu kutu light cola tüketmemiz GH salgısını arttırır mı?

    Kola seven biriyimde bahane arıyorum. :D


     
  16. Malebolgia
    Offline

    Malebolgia Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    355
    Beğenileri:
    208
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Istanbul

    L - ASPARTİK ASİT : Canlılık ve güç,kuvvet verdiği için yorgunluğa iyi gelir. Kronik yorgunluk aspartik asit seviyesinin düşüklüğüne bağlı olarak gelişen hücresel enerji eksikliğinin bir sonucudur. Bu amino asit ayni zamanda aşırı amonyağı vücuttan atarak karaciğeri korur. L-Aspartik asit diğer amino asitlerle birleşerek kandaki toksinleri absorbe ederek kanı temizleyen bir molekül oluştururlar. Ayni zamanda RNA/DNA üretimi için gerekli olan hücresel faaliyetlere yardımcı olur.

    Aspartik asit (Asp, D), (aynı zamanda anyonik formunun adıyla aspartat olarak da adlandırılır), proteinlerin yapısında bulunan 20 standart aminoasitten biridir.Aspartik asit olarak da bilinir.
    Vücuttan zararlı amonyağın atılmasına yardımcı olur. Amonyak dolaşım sistemine girdiği zaman toksik bir madde olarak hareket eder ve merkezi sinir sistemine zarar verebilir. İncelemeler, aspartik asitin dayanıklılığı ve yorgunluğa direnci artırabileceğini göstermiştir.
    Adından anlaşılabileceği gibi, aspartat, asparaginin karboksilik asit analoğudur. İnsan vücudu ihtiyacı olan aspartatı sentezleyebildiği için dışarıdan besinlerle alınması hayati önem taşımaz. Proteinlerin yapıtaşı olmak dışında, aspartat beyinde nörotransmiter olarak da kullanılabilir ve üre döngüsünde ve glukoneogenez esnasında metabolit olarak rol alabilir. Nörotransmiter olarak kullanılan aspartatın yorulmaya karşı direnç sağlayarak dayanıklılığı artırabildiği hipotezi öne sürülmüştür, fakat destekleyen deneysel kayıtlar çok güçlü değildir.



     
    Azi ve Salash bunu beğendi.
  17. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    saygıdeğer kardeşim. yazdıklarımı iyi oku seni zümek istemezdim fakat şu l-aspartik asidi unut. bildiğim kadarıyla bu bir amino asit.

    Meyveli içecekler
    Sakızlar
    Meyveli yoğurtlar
    Dondurulmuş tatlılar
    Sofralık tatlandırıcılar
    İlaçlar
    Çocuk şurupları ve antibiyotikler
    Düşük kalorili gıdalar
    Sporcu içecekleri
    Çikolatalar
    Nane şekerleri
    Dondurmalar
    Kahvaltılık gevrekler
    Konserve meyvelerin içinde yüksek oranda yer almakta ve ilk önce düşünmen gereken biz insanoğlunun mükemmel vucudunun bağırsakları bu codeunu çözemediği bu maddeyi nasıl vucuda uyarlayabilirki. ben mümkün olduğunca bu nefes açıcılar ve meyve sularından kaçmaktayım. haa bu arada..


    aspartam nedirkine.
    Besin değeri olmayan enerji içermeyen tatlandıcılardır. (Sakkarin aspartam asesulfam potasyum (asesulfam-K siklamat, alitam, sukraloz) Avrupa yılda 2 bin ton aspartik asit ve fenilalanin aminoasitlerinden oluşan bir tatlandırıcıyı yani aspartamı tüketiyor. Çay şekerine göre 200 kat daha tatlı bir madde tüm dünyada yılda 9 bin ton üretiliyor. 2004te 146 milyon ton olan dünya şeker tüketiminin bir kısmını karşılayan tatlandırıcılar aslında gıda sektöründe önemli bir açığı kapatıyor datlandırıcıların ana maddesini oluşturan aspartamın zehir olduğu iddiası da dilden dile dolaşıyor sen nasıl olurda böyle yazdım hayret.
     
    Azi ve Bodysoft bunu beğendi.
  18. D.Wolf
    Offline

    D.Wolf Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.306
    Beğenileri:
    2.181
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    istanbul
    aspartam neredeyse her madde de belli miktarlarda bulunmakta..aspartamı cok yüksek dozajlarda kullanmadıgınız zaman bir sorun teşkil etmez...bu fareler üzerinde ispatlanmıştır...ayrıca aspartam(yapay tatlandırıcı) enerji içerir, çok düşük olsada ve bu metabolizmada kullanılır enerji vermesi için...

    bu arada, yazdıklarınızı referans vererek gösterseniz cok daha kaliteli bir yazım sunacagımıza inanıyorum...
     
    Azi bunu beğendi.
  19. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    http://www.eczantrik.com/forum/archive/index.php?t-9374.html

    sayın d.wolf kardeşim elimdeki kitapta ingiltere de yasaklandığı söyleniyor onu gönderemiyorum fakat daha detaylı olarak araştırırsak daha iyi sonuçlar alabiliriz. şimdilik bu linki atıyorum ancak scan işlemini yaparak foruma göndermek istiyorum tabi resim eklemeyi başarabilirsem.
     
    Azi ve Bodysoft bunu beğendi.
  20. D.Wolf
    Offline

    D.Wolf Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.306
    Beğenileri:
    2.181
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    istanbul
    yasaklanmış olabilir, ama şunu da unutmaki amerikadaki veya ingiliteredeki gibi obzeitelik oranıyla burdaki obezitelik oranları aynı değil..üstelik ingiliterede bulunan birçok yüksek miktarlarda aspartam içeren besinlerde türkiyede yok...o yüzden böyle kıyaslanma yapılamaz...her ülkenin düzeni farklıdır ve ona göre yasaklar getirilir...
     

Sayfayı Paylaş