Dövüş sporlari ve açiklamalari.

Konusu 'Savunma ve Dövüş Sporları' forumundadır ve Klitschko tarafından 8 Nisan 2009 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 6 üye.
  1. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Bu bölümde dövüş sporlarına açıklık getiricez ve öğrenicez öğreticez.
     
  2. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Aikido.

    AİKİDO NEDIR
    Aikido üç sözcükten oluşur:
    Ai : Uyum, sevgi, uyumlu olma
    Ki : Enerji ( dünyayı ve evreni yaratan enerji )
    Do: Yol, disiplin, yöntem, ekol, öğreti.
    İnsan ruhunun uyum yolu, ruhsal uyum yolu, uyum öğretisi.

    AİKİDONUN FELSEFİ TEMELLERİ
    Aikidonun temelinde Aiki Felsefesi yatar.Bu felsefeye göre insan kendisiyle ve evrenle uyumlu olmalı, uyumlu yaşamalıdır. Aikido insanları barışa ve sevgiye davet eder, karşıt düşünceleri birleştirir. Çevresiyle uyumsuz saldırgan insan tipleri evren deki bu uyum ve düzeni bozar. Bize saldıran birine bizde güç kullanarak cevap verirsek bizde bu uyumu bozarız.


    AİKİDONUN DİĞER UZAK DOĞU SAVAŞ SANATLARINDAN FARKI NEDİR
    Aikido teknikleri diğer Uzak Doğu savaş sanatları gibi güce karşı güçle karşı koyma prensibine dayanmaz. Rakibin gücünden yararlanma ve kuvvetin yönlendirilmesi prensibine dayanır. Bizim sahip olduğumuz güçle rakibin gücünü birleştirip daha büyük bir kuvvet elde etme prensibine dayanır. Aikido' yu diğer savunma sanatlarından ayıran en önemli fark budur.


    Aikido oldukça etkili bir savunma sanatıdır. Rakibin atak yapmasıyla teknik başlar iki ya da üç saniye içinde rakibin etkisiz hale gelmesiyle sonlanır.Aikido teknikleri bütün saldırı formlarına karşı yapılabilecek savunma şekillerinden oluşur.


    Aikido teknikleri vücut formumuza uygun ve dairesel hareketlerdir. Bu yüzden Aikido çalışırken kendimize ve arkadaşlarımıza zarar vermeyiz.


    Aikido' da turnuva ya da yarışma yoktur. Bunun iki önemli nedeni vardır. Birincisi yarışmanın olduğu yerde rekabet ve ego vardır. Rekabetin olduğu yerde ise huzur ve barış sağlanamaz. İkinci neden ise Aikido insanın en büyük rakibi kendisidir. Kendisini aşamayan rakiplerini aşamaz. Bu yüzden turnuvaya gerek yoktur. Turnuvası olan sporlara baktığımız zaman kazanma hırsının ön plana çıktığını yeni bir şeyler öğrenmeninse neredeyse unutulduğunu görürüz. Bu prensip sayesinde Aikido da gelişmenin ve öğrenmenin sonu yoktur. Aikido ömür boyu süren bir eğitimdir. Siyah kuşak eğitimin tamamlandığı bir nokta değil eğitimin yeni başladığı bir noktadır.


    Aikido' nun bir soy ağacı vardır. Aikido çalışan herkes bir Aikido federasyonuna ya da organizasyonuna bağlıdır. Bütün federasyonlar da Japonya' daki Hombu Dojo' ya bağlıdır. Zaman zaman bu aileden ayrılıp kendi başına bir şeyler öğretmeye çalışan zavallılar da olmuyor değil. Örneğin biz Aikido Schools of Ueshiba ( ASU ) ya bağlıyız.


    AİKİDONUN KÖKENİ NEREYE DAYANIR, TARİHİ GELİŞİMİ NASIL OLMUŞTUR
    Aikido ' nun kökeni Aiki jujutsu' ya dayanır. Aiki jujutsu 10. yüzyılda ( 900 lü yıllar ) Japonya' da ortaya çıkmıştır. Aikidonun kurucusu Morehei Ueshiba ( 1883-1969 ) uzun yıllar Aiki jujutsu çalıştıktan 1900 yılların başında günümüz Aikidosunu kurmuştur.


    AİKİDO YU YAŞAMIMIZIN DİĞER ALANLARINDA NASIL KULLANABİLİRİZ
    Aikido yaparken uyguladığımız teknikler rakipleri etkisiz hale getirmeyi değil yaşamımızdaki sorunları ve bizi etkisi altına almaya çalışan güçleri bir uyum içinde nasıl kontrol altına alacağımızı öğretir.
    Aikido bir savaş sanatı olması yanında , bize yaşamı tanıtan, yaşama karşı saygılı olmayı öğreten bir yoldur.
    Aikido bizden daha güçlü olanlar karşısında yenilmek ya da onların kontrolu altına girmek zorunda olmadığımızı açık bir biçimde gösterir.
    Aikido güçlü psikolojik yapı oluşturmamızı sağlar. Hayatta karşılaştığımız zorluklarla nasıl başa çıkabileceğimizi öğretir.
    Aikido egomuzu değil kendimize olan güvenimizi ve cesaretimizi ön plana çıkarmamızı sağlar.


    AİKİDO KENDİMİZİ KORUMAK İÇİN KULLANILABİLİR Mİ?
    Bir kareli defter sayfası düşünelim. Bu sayfadaki her kare bir insanın özel yaşamıdır. Ve dünyadaki her insanın bir karesi yani özel yaşamı vardır. Hiç kimse bizden izin almadan bu karenin içine giremez. Bizden izin alınmadan özel yaşamımıza girilirse biz zarar görürüz. Bu durumda Aikido' yu kendimizi korumak için kullanabiliriz.


    KİMLER AİKİDO YAPABİLİR, BAYANLAR İÇİN UYGUN MU?
    Aikido teknikleri güç kullanarak yapılmadığı için her yaş grubu için uygundur. 70 yaşına gelmesine rağmen düzenli bir şekilde Aikido çalışan birçok Aikidocu vardır.
    Aikido teknikleri uyumlu ve esnek olmayı gerektirdiği için bayanların vücut yapısına oldukça uygun. Bu nedenle bayanlar erkeklerden daha başarılı olabiliyor.
    Aikido teknikleri vücut formumuza uygun ve dairesel hareketlerdir. Bu yüzden Aikido çalışırken kendimize ve arkadaşlarımıza zarar vermeyiz. Örneğin Futbolla uğraşan biri Aikido ile uğraşan birinden daha çok sakatlanır.




    Şu anlaşılmalıdır ki Aikido ; kendini savunmanın ve taktik bilimi olmanın ötesinde bireyin tam entegre bir insan olarak ortaya çıkabilmesi için ruhu mükemmelleştirmenin , vücudu ve aklı güçlendirmenin , bireyin fiziksel ve zihinsel gücünü birleştirmenin yoludur.

    Aikido bükme ve fırlatma tekniklerinin kullanılması ve saldırganın gücünü ve hamlelerini ona karşı kullanılmayı amaçlaması bakımından ,bir çok dövüş sanatından ayrılır. Ayrıca hasmın bizi tutmasına ,sarsmasına,itmesine,vurmasına izin vermeden onu ekarte edebilecek şekilde savunmaya ve tekrarlanan ataklara cevap verebilmeyi amaçlar ve uygulamaya sokar. Bu sistemde ayrıca yaşamsal sinir merkezlerine baskı yapmakta yer alır. Aikido tekniklerinin bir çoğu öldürücü olabilir. Aikidoda hasmın üzerinde üstünlük sağlamak için kişinin özellikle eksiksiz bir zihinsel sakinliğe ulaşmasının ve kendi bedeni üzerinde denetim kurmasının önemi vurgulanır.Daha başka Doğu dövüş sanatlarında olduğu gibi,yetkinliği ve saygıyı geliştirmek aikido eğitiminin ayrılmaz bir parçasını oluşturur.



    Aikido evrensel enerji ile uyumun yolu,başka bir bakış açısı ile aikido, saldırganın sizi sarsmasına yada vuruşuna başlamasına imkan vermeden uygulanan savunma sanatıdır.Aslında ideal olanda ;saldırı tamamen uygulanmadan nötralize edecek şekilde saldırganın duruşuna ve hareketlerine duyarlı olmaktır.


    O SENSEİ MORİHEİ UESHİBA'nın da anlattığı gibi dövüş ve savaş bizi kesinlikle mahvedebilir, şimdi bizim ihtiyacımız olan çekişme değil ,uyum ve teknikleridir. İstenilen savaş sanatı değil barış sanatıdır.

    Aikidonun nihai hedefi kişisel transformasyondur . Amaç; herhangi bir problemi çözebilmek için içlerindeki büyülerini ve yeteneklerini total olarak ortaya getirebilen entegre insanları yaratabilmektir.


    MORİHEİ UESHİBA barış sanatını akıl ve beden disiplinini sağlayan saldırganlığı dindiren,arkadaşlı,aşkı,zekayı ve korkusuzluğu besleyen ve büyüten bir sanat olarak öğretmiştir.
     
  3. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Capoeira.

    Capoeira Nedir ?
    Bu soruya istinaden çeşitli cevaplar ve yaklaşımlar var , fakat bilinmesi gereken “Capoeira ; dövüş, dans, müzik ve akrobatik öğeleri bünyesinde taşıyan bir saldırı savunma sanatı” olduğudur.
    En eski tarihi yada tam doğuş bilgileri bilinmemekle beraber, tahminler ölçüsünde yürütülen 600 yıllık bir tarihsel birikimin özetine muhatabız. Capoeira’ nın ilk doğuş vatanı olarak Afrika bilinir. Siyahi insanların kültüründen doğan ve kölelik dönemleri içersinde gizliden gizliye gelişerek ölümcül bir dövüş sitili haline getirdikleri bu spor dalı, kölelerin yer değiştirmesiyle Dünyaya yayılmaya başlamış ve merkezini Brezilya’ya taşımıştır.
    1890’ lı yıllara gelindiğin özgürlüklerini kazanan siyahi insanlar , girdikleri mücadelede Capoeira’ nın onlara çok büyük özgüven ve yarar getirdiklerini dile getirirler. Serbest kalan insanlar, iş sahalarının darlığı nedeniyle bu spor uda kullanarak ya devlet kademelerinde koruma olarak çalışmış yada eğitmen olarak kurslar açmışlardır.
    Sporun amaç dışı kullanılması ve zarar yönünün ağır basması nedeniyle , 1932 yılına kadar yasaklanması da yine bu dönem içersinde gerçekleşmiştir. 1900 yılında doğan ve gizli gizli Capoeira eğitimi alarak Mestre olan(Mestre Capoeira’ da en yüksek seviye) Mestre Bimba 1932 yılında devlet yetkilileri ile masaya oturmuş ve sporun resmileştirilerek federe haline getirilmesini sağlamıştır.
    Bundan sonra Capoeira hızlı bir şekilde gelişmiş ve içersine yeni stiller alarak bugünkü modern hale dönüşmüştür. Dünya’ da bu denli içinde çeşitliliği barındıran başka bir dal olmadığı için Capoeira kendi başına bir ayrıcalığı temsil etmektedir.
    1994’ ün kış aylarında vizyona giren ve başrolünü ünlü dövüşçü Marc Dacascos’ un oynadığı “The Only Strong” (Güçlülerin Dünyası) adlı film konu itibariyle Capoeira hakkında bilgi ve görsel öğeleri sunmuş, ardından da Türkiye’ de bu spor adına kıpırdanmalar başlamıştır.
    İlk zamanlar birbirlerinden habersiz bir araya gelerek elde ettikleri kasetlerden çalışan arkadaşlar zaman içersinde bu işin başka illerde’ de olduğunu öğrendiklerinde birbirleri ile irtibata geçmiş ve buluşmalar düzenleyerek hem kaynaşmışlar hem de bilgilerini paylaşma imkanı bulmuşlardır.
     
  4. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Karete.

    Karate, Japonca'da "boş" anlamına gelen kara ve "el" anlamına gelen te kelimelerinden oluşur. Karate kelimesinin tam Türkçe tercümesi "boş el" olarak karşımıza çıkar. Buna karşın buradaki boş'luk kökenleri Uzak Doğu düşüncesinde aranması gereken felsefi bir kavramdır.

    "Gerçek Karate odur ki, günlük hayat içinde kişinin zihin ve bedenini eğitir, alçakgönüllük ruhu geliştirir ve kritik zamanlarda tam olarak adalete sadık kalınmasını sağlar"
    Gichin Funakoshi Karate-do Nedir ?

    "Gerçek Karate odur ki, günlük hayat içinde kişinin zihin ve bedenini eğitir, alçakgönüllük ruhu geliştirir ve kritik zamanlarda tam olarak adalete sadık kalınmasını sağlar".

    Gichin Funakoshi

    Karate-do, Japonca'da "boş" anlamına gelen kara ve "el" anlamına gelen te kelimelerinden oluşur. Karate kelimesinin tam Türkçe tercümesi "boş el" olarak karşımıza çıkar. Buna karşın buradaki boş'luk kökenleri Uzak Doğu düşüncesinde aranması gereken felsefi bir kavramdır. Karete kelimesinin anlam olarak karşılığının "boş zihin" (empty mind) olduğunu düşünmek daha doğru olur. Yol anlamına gelen - do ekinin de gelmesiyle Karate-do herhangi bir kendini savunma uygulaması olması olmasının ötesinde başlı başına bir yaşam biçimidir.

    Doğru Karate çalışmasında amaç zihin ve tekniği bir bütün haline getirmeye çalışmaktır. İdmanlarda fiziksel tekniklerin uygulanması, aslında önce zihinde oluşturulan düşüncelerin saf bir ifadesini ortaya çıkartma çabasıdır. Zihinsel konsantrasyonun geliştirilmesiyle fiziksel hareketlerin özü daha iyi anlaşılır.

    Kişinin uygulamalarının ve tekniğinin gelişmesiyle ruhun ve zihniyetinin geliştirilmesi ve terbiye edilmesi amaçlanır. Örneğin, Karate-do çalışmaları içerisinde zayıf ve kararsız hareke
    tlerin giderilmesi, zihnimizdeki "zayıflık" ve "karasızlığın" giderilmesine katkıda bulunur. Sonuçta bir Karateka'yı (Karate öğrencisi) güçlü yapan salt fiziksel gücü değil vucüt ve zihin koordinasyonunu sağlama yeteneğidir.

    Bu anlamıyla Karate-do bir yaşam anlayışı haline alır ve kişinin güçlü, sağlıklı ve barışçı bir birey olarak yaşamasını hedefler. Karate-do yaş, cinsiyet ve fiziksel durum şartı aranmadan isteyen herkesin katılabileceği bir spor çalışması; fiziksel ve zihinsel gelişimi birey olarak gerçekleştirmeye imkân sağlayan bir eğitim yoludur. Karate'nin Yararları Karate'nin kamuoyunda bilinen en başta gelen faydası, bireylerin kendilerine yönelmiş bir fiziksel saldırı karşısında kendilerini silahsız olarak savunabilme yollarını öğretiyor olmasıdır.

    Karate teknikleri kişiye, vücudun tüm bölgelerini en etkin şekilde kullanarak kendisini savunma imkanı sağlar. Fakat Karate'nin yararları bunun çok ötesine uzanmaktadır.

    Her yaş grubundan insanlar için Karate-do, günlük uğraşıları dışında kişilere yaratıcı, eğitici, güvenli ve üretken zaman harcama imkanını sağlar. Özellikle genç yaştakiler için Karate doğru çalışıldığında, vücut duruşunu geliştirmenin dışında, düşünme sürecine ilişkin becerileri de geliştirirler. Kişi, zihinsel ve bedensel becerileri konusunda daha bilinçli olur ve kendine olan güveni artar.

    Karete dikkati toplama yetisinin geliştirmesi ile bireyin bağımsızlığını ve kişisel bütünlüğünü fark etmesine yardımcı olur. Kişinin kendisine ve yaşıtlarına olan güvenini ve saygısını arttırır. Bedensel ve zihinsel disiplin, sorumluluk duygusu gibi yeteneklerinin gelişmesini sağlar.

    Yetişkinler için özellikle Karate-do çalışmaları stres azaltıcı hareketlerle bedensel ve zihinsel rahatlama imkanı sağlar. Dayanıklılık, kas gücü ve bedensel kuvvetin azalmasına mani olur.

    Kısaca Karate'nin ruhsal ve bedensel gelişime yönelik amaçları; doğru, ciddi ve disiplinli çalışmayı öğrenmek; zihinsel v
    e bedensel eğitim vasıtası ile güçlü ve canlı bir ruhsal enerjiye sahip olmak; saygınlık, nezaket, içtenlik ve samimiyeti geliştirmektir. Karate-do takım sporlarından farklı olarak bireyin, kendi kendisini geliştirmesine odaklanmıştır. Yarışma maçlarının amacı, kişinin kendi açıklarını kapatması ve gerçekte başkalarına karşı değil kendisine karşı yarıştığının farkına varabilmesini sağlamaktır.

    Kazanmak kadar kaybetmenin de öğrenilmesi gerekir, çünkü kazanmak da kaybetmek de aynı ölçüde önemlidir.

    Karate Çalışmasının Bölümleri

    Karate çalışması temel olarak üç bölüme ayrılır: Kihon (Temel teknikler), Kata (Formlar) ve Kumite ( müsabaka).

    Her bölüme ait teknikler refleks haline dönüşene değin eğitim en temel düzeyde verilir. Kişi, zaman içinde teknik olarak geliştikçe, fiziksel gelişme de gerçekleşir. Bununla birlikte çalışmalar daha yüksek dayanıklılık gerektirmeye başlar. Bu aşamada öğrenci daha ayrıntılı ve zor kata çalışmalarına ve daha hareketli kumite çalışmalarına başlar. Çalışmalar sürdükçe kişi, dayanıklılık, hız ve koordinasyon kazanır.

    İdmanlar sırasında Karategi denilen özel ve hafif bir giysi giyilir. Bunun dışında, kişinin kendisini ve çalışma arkadaşını sakatlanma ihtimaline karşı koruyan "ellik" ve "dizlik" kullanılır. Genel kabulün aksine, Karate-do çalışmalarında sakatlanma olayları diğer spor çalışmalarına nazaran daha düşük seviyededir. Kişinin yetkinlik kazanması, hareketlerini ve hislerini kontrol altında tutması ile ölçülür.

    Topluluk Kurmanın Amacı Çalışma Programı

    Karate-do Sporu günümüzde Türkiye'de üniversiteler arasında hızla yayılmaktadır. Halen Ankara'da ODTÜ ve Gazi Üniversitelerinde spor toplulukları altında Karate-do çalışılmakta, üniversiteleri temsilen takımlar oluşturulmakta ve karşılaşmalar düzenlenmektedir. Hacettepe Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenleri arasında da bu spor ile uğraşmak isteyen geniş bir kesim bulunmasına karşın, bu güne değin bir girişimin orta
    ya çıkmamış olması sorunlara yol açmaktadır. Şöyleki;

    Karate-do, Türkiye'de, ve Ankara'da da, maalesef genellikle ne olduğu tam olarak belli olmayan, ehliyetsiz kişilerce idare edilen, sağlıksız ve bir ölçüde siyasallaşmış salonlarda çalışılmaktadır (istisnalar dışında !). Öte yandan kaliteli, düzeyli spor salonları ise ulaşım imkanları açısından nispeten uzak yerlerdedir ve bir öğrencinin karşılayabilmesi çok zor ders ücretleri talep etmektedirler.

    İçeriği yukarıda tarif edildiği şekli ile, doğru Karate-do doğru çalışması yapmak isteyen üniversitemiz öğrencisi, akademik ve idari personeli için en makul çözüm Hacettepe Üniversitesi bünyesinde, diğer üniversitelerde olduğu gibi, bir Karate-do Topluluğu kurmaktı. Topluluğun kurulması ve çalışmaların başlaması ile hali hazırda başka yerlerde çalışmalara katılan veya daha önceden Karate sporu ile uğraşmış fakat şu an imkansızlıklar nedeni ile devam edemeyen kişiler Hacettepe çatısı altında toplanma imkanı bulmuşlardır.

    İşlerlik kazanan topluluk Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlı Türk Karate Federasyonu'ndan onay aldıktan sonra lisanslı sporcu yetiştirmeye başlayacak ve üniversitemizi çeşitli spor ve kültürel etkinliklerde temsil edebilecektir.
     
  5. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Wing tsun - wing chun.

    1950'li ve 60'lı yıllardan birbirlerine rakip Kung-fu stilleri ve aileleri arasında düzenlenen meydan okuma dövüşlerinde Wing Chun ailesini tahrik etmek maksadıyla bazıları ,sistemle dalga geçerek WC -tuvalet yumruğu- yakıştırması yaparlar.Sistemin yenilmez dövüşçüsü Wong Shun Leung buna cevaben yazılışı Ving Tsun( Victory fist-zafer yumruğu) olarak değiştirmeyi önerir ve bu Yip Man tarafından kabul edilir.Bunun dışında karşılaşabileceğiniz yazılışlar farklı hocaların kendilerine ait wing chun yorumlarını işaret etmek ve kolayca tanınıp ayırt edilmek için geliştirdikleri yöntemlerdir
    Wing Chun nedir ve kimler içindir?


    Wong Shun Leung Ving Tsun metodu :basit ,direkt ve etkili ,bilimsel prensipler üzerine inşa edilmiş bir savaş becerisi sistemidir.
    Sistem diğer stillerden daha basit ve uygulanabilir yapıdadır.Aşırı esneklik ve güç gerektirmez.Sistem teknikleri ve gelenekleri arasında ,objelere ve öğretmene tapınma derecesinde saygı, bağırıp çağırmalar,tuğla -taş-tahta vb. kırmalar, yüksek tekmeler ,uçan tekmeler,döner tekmeler,hoplamalar,zıplamalar,havada taklalar atmalar ve bunlar gibi gerçek dünyada yeri olmayan unsurlar barınmaz.


    Ahlaki ve sıhhi problemleri olmayan,zeki,dürüst ve iyi insanlar; ''Bir gün ,bir şekilde dövüşmem gerekebilir ve dövüşmeyi öğrenmek istiyorum diye düşündüklerinde'' veya fiziki bir aktiviteyle hem bedensel hem ruhsal gelişim ve rahatlama arzu ettiklerinde pazarlama ve ticari kaygısı hiçbir zaman olmayan Wong Shun Leung Ving Tsun metodunu öğrenebilirler.
    Eğitim esnasında öğrencilerin bireysel yeteneğine ve kabiliyetine göre farklı yaklaşılır.Herkese aynı prensipler ve teknikler gösterilirken yaş,amaç ve fiziki kapasite değişkenleri, öğrencilerin gelişimi açısından ve sınıfın ortak çıkarı doğrultusunda bireylere farklı davranılmasını şart koşar.


    WING CHUN NE DEĞİLDİR

    Wing Chun bir savunma sanatı değildir:

    '' Savunma sanatı kavramı bir yanılsamadır.Savunma sanatı öğretiyorum diyen herkes aynaya bir kez daha bakmalıdır.Nasıl 38'lik bir tabanca ya da nükleer füze ölümcül birer silahlarsa ,wing chun da rakibi,düşmanı etkisiz hale getirmek için koyu bir pelerinin altında gizlenmiş bir hançer gibi ölümcül bir silahtır.''
     
  6. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Kick Boks.

    Magazinden duyuyoruz hangi mankenler form tutmak için kick boksa başlamış, kimler stres atmak için kick boksla ilgileniyormuş... Bir de televizyonda gördüğümüz kick boks maçları var, onlarda da acımasız sporcuların birbirlerine nasıl giriştiklerini izliyoruz. Peki bu durumda kick boks, step gibi kalori yakmak için yapılabilecek basit bir spor mu, kolumuzu bacağımızı kıracağımız bir dövüş mü, yoksa Bay Miyagi kıvamında bilge bir insan olmanın yolu mu?

    Nerden çıkmış bu Kick Boks?

    Dövüş sanatlarının esas merkezinin Uzakdoğu olduğunu hepimiz biliyoruz. Karateden, aikidoya, judodan tekvandoya bir dolu farklı dövüş sporu çeşidi var ama bunlara sadece “ortalığı dağıtmanın 101 yolu” ya da “korkmadan kavgalara dalmanın el kitabı” gibi yaklaşmak çok yanlış olur. Ruhani insanlar olan Uzakdoğulular, bu dövüş sanatlarının esas amacının olayın felsefesini kapmak olduğunu söyleyip duruyorlar. Biz desek ki “felsefi olaylara hiç girmeden dövüşmenin, kendini korumanın ve bu esnada bir de spor yapıyor olduğumuz için bomba kıvamında insanlar olmanın bir yolu yok mu?”, o zaman alacağımız cevap belli: Kick boks.

    Kick boks da diğer önemli dövüş sporları gibi Uzakdoğu’dan çıkma ama kendisi gerçek bir melez. Japon bir dövüşçünün, Çin sporu karateyi Tayland sporu Muay Thai ile birleştirmesiyle yaratılıyor. Kick boksun ne mistik bir yanı var ne de tapınaklara uzanan bir tarihi. Bugünkü popülerliğini kazanması Amerika’da düzenlenen maçların çektiği ilgi sayesinde oluyor.

    Nedir, ne değildir?

    Kick boksun esas olayı çok sert bir spor olması. Her ne kadar püf noktaları olsa da, öyle kibarca iki hamleyle bitmiyor kapışma. Tekniğe olduğu kadar güce de ihtiyacınız var. Bu da demek oluyor ki eğer ufak tefek ya da zayıfsanız, kick boksa başladığınızda ilk iş olarak güçlü ve kaslı bir insan olmak için çalışacaksınız. Hem yumruk hem de tekmelerin kullanılması ve bunun kafa göz kıracak şekilde yapılması kick boksun doğasında var. Tabii ki burada da önlem olarak eldiven, kask, dişlik gibi malzemeler kullanılıyor. Dirseklerin ve dizlerin kullanılması ise yasaklar arasında.

    Diğer dövüş sporlarında da olduğu gibi, kick boksda da yükselmenin yolu kuşaklardan geçiyor. Yedi kuşak var: Beyaz, sarı, yeşil, mavi, turuncu, açık kahverengi ve koyu kahverengi. Yeni başlayan sporcular beyaz kuşağa sahip oluyorlar ve ufuktaki koyu kahverengi kuşağa ulaşmak için çabalıyorlar. Kuşakları değiştirmek için sınava giriliyor, her sınav arasında da en az üç ay olması gerekli. Eğer koyu kahverengi kuşağı da belinize dolamayı başardıysanız, sırada siyah kuşak var ve bundan sonra “dan” derecelerinde yükseliyorsunuz ki onlar da 10 dereceden oluşuyor. Ama işin bu noktasında devreye değişen bekleme süreleri ve yaş sınırları giriyor. 1. dan derecesini almak için en az 16 yaşında olmanız ve koyu kahverengi kuşağı almanızın üzerinden en az 1 yıl geçmiş olması lazım. 10. dan derecesini almak için ise en az 57 yaşında olmanız gerekiyor, bu da herhalde kick boksda yükselmenin zorluğu hakkında bir fikir veriyordur.

    Bütün bunları okuduktan sonra diyorsanız ki “evet işte tam bana göre bir spor”, o zaman hemen kendinize bir kick boks kursu bulun, yumruklarınızı ve tekmelerinizi çalıştırmaya başlayın. Hangi şehirde oturuyor olursanız olun, www.kickboks.com adresinden şehrinizdeki kulüplerle ilgili bilgileri bulabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri bu işi gerçekten çok iyi bilen insanlardan öğrenmeniz. Yoksa dövüşmeyi öğreneceğim derken eliniz kolunuz sargılar içinde gezmeye hiç gerek yok.
     
  7. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Eskrim.

    [​IMG] Eskrim Nedir? Eskirim Hakkında Genel Bilgiler
    [​IMG]
    Atletler bir dakika içerisinde, diger yarismaciya bir vurus yaparlar.
    Eskrimde silah epedir. % 70 basari 1000 pentatlon puanina esittir. Her zaferin degeri yarismacilarin sayisina göre degisir. Normalde her zafer, +/- 28 puan degerindedir.

    Her takim digeriyle karsilasir, her takim üyesi diger takimdan bir yarismaciyla eslesir. Faket bireysel yarismalardan farkli olarak her kisi 3 maç yapmis olur. Bu her takim karsilasmasinda toplam 9 eskrim maçi yapilir anlamina gelir. Eger bir takim, maçlarinin %70'ini kazanirsa 1000 puan alir. Her zafer altinda ya da üstünde +/- puan degerindedir.Örnek: 12 takim, (11x9=) 99 kez maç yapar. %70, 69 zafere denk gelir = 1000 puan
    72 zafer= 1036 puan.

    Eskrim, epe silahiyla bir vurusluk karsilasma serilerinden olusur. 1912'de oldugu gibi, modern pentahlonun eskrim bölümü, her maçi tek bir vurusun belirledigi yuvarlak robin-turnuvasi seklindedir.
    Eskrim bir iç mekanda, 18 metre uzunlugunda ve 1.5-2 metre genisliginde özel alüminyum pist üzerinde gerçeklesir.
    Yarismaci diger atletlerin her biriyle epeyi kullanarak karsilasir.
    Her karsilasma 1 dakika sürer, kazanan hit skoru yakalayan ilk yarismacidir. Her ikisi de hit bir skor elde edemezse ikisi de kaybeder.
    Eger atletler birbirlerini saniyenin 0.04'te birinde vurularsa (çift vurus), vuruslarin hiçbirisi geçerli olmaz.
    Penalti puanlari çesitli ihlallerde verilir: epeyi rakibin disinda herhangi bir seye vurmak, sinir çizgisini iki ayakla geçmek, yarismacini bir digerine tamamen arkasini dönmesi..
    Karsilasmalarin %70'ini kazanan 1000 puanlik skoru elde eder. Her kazanma bir zafer, her kaybetme de bir yenilgi olarak adlandirilir. %70 kazanimin üzerindeki her zafer özel puan degeri tasir. %70'in üzerindeki her zaferin degeri yarismacilarin sayisina bagli olarak degisir.
    En sık elde edilen skorlar:
    22-23 maç = +/- 40 puan
    24-26 maç = +/- 36 puan
    27-29 maç = +/- 32 puan
    30-33 maç = +/- 28 puan
    34-39 maç = +/- 24 puan
    Örnek: 32 yarismaci (finale kalanlarin sayisi), her atlet için 31 karsilasma anlamina gelir. 31'inin %70'i 22.20 zafer anlamina gelir, bu da 944 puandir.


     
  8. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Boks.

    [​IMG] Boks nedir?

    Boks, iki kişinin belirli kurallar içinde, saldırı ve savunma amacıyla yumruklarını kullanarak yaptıkları bir spordur. Boks karşılaşmaları dünyanın pek çok ülkesinde ilgiyle izlenir. Ama şiddet içermesi nedeniyle bu sporun yasaklanması gerektiğini düşünenler de vardır.

    Boks karşılaşmaları ringde yapılır. Ring, üç sıra halatla çevrili ve yerden yüksekte kare biçiminde bir alandır. Profesyonel boksta ringin büyüklüğü 5-6 m², amatör boksta ise en az 3-6 m²’dir. Boks karşılaşmalarında, her iki boksörün de aynı sıklette (ağırlıkta) olması gerekir.

    Profesyonel ve amatör boksun kuralları birbirinden farklıdır. Amatör boksörler 227 gr ağırlığında, profesyonel boksörler ise ağırlığı 170-283 gr arasında değişen eldivenler kullanırlar. Profesyonel boksörler yalnızca şort, amatör boksörler ise şort ve atlet giyer. Hem amatör hem de profesyonel boksörler karşılaşmada diş ve kasık koruyucuları kullanırlar. Amatör boksörler ayrıca koruyucu başlık da takabilirler.

    ANTREMAN VE TEKNİK

    Boks, zor ve çok yorucu bir spordur. Boksörler antrenman yaparak karşılaşmaya hazırlanırlar. Antrenman bir başka boksörle yapılan çalışmanın yanı sıra, gölge boksu, kum torbasıyla çalışma, ip atlama ve kondisyon için koşu gibi başka çalışmaları da kapsar.

    Boksta duruş çok önemlidir. Çünkü bir boksörün saldırı ve savunma gücü ile hızı, dengesine ve harekete her an hazır olmasına bağlıdır. Boksörün duruşu rahat olmalıdır. İyi bir duruşta sağ ayak, biraz öndeki sol ayakla bir denge oluşturacak biçimde sağa doğru biraz açılmalıdır. Her iki ayağın ucu da hafifçe sağa dönük olmalıdır. Böylece bedenin yalnızca sol yanı rakibe açık tutulur. Hafifçe sıkılmış sol yumruk biraz ileride ve çene hizasında olmalıdır. Sağ kol da çene hizasında, ama çeneden yaklaşık 15 cm önde tutulur. Her iki kolun dirseği, bedeni korumak için içe doğru çekilmelidir. Bedenin öne doğru biraz eğik tutulması, rakibin yumruğu karşısında denge yitirilmeksizin geriye kaçmayı kolaylaştırır.

    Doğru vuruş boksun temelini oluşturur. Rakibe atılan yumruğun eldivenin içinde iyice sıkılmış olması gerekir. Başlıca vuruş biçimleri şunlardır:sol direk,sol kroşe,aparkat ve swing. direk vuruşu adından da anlaşılacagı gibi düz bir şekilde atılır.Sol kroşe ise sol kol ile gövde arasında 45-90 derece arasında açı yapılarak atılan vuruştur.(Aynı durumun tersi sağ kroşe için geçerlidir.)Aparkat çok fazla kullanılmayan,yani genelde vurma fırsatı bulunmayan bir vuruş türüdür.Fakat böyle bir durum yakalandığında çok sert etki bırakır.Genelde çeneyi hedef alır.Swing ise kroşelerin uzatılmış şeklidir. Devamlı hareketlerle rakibi şuursuz bir hücuma zorlamak ve hemen kontraataklara geçmek üzere yapılır.

    KURALLAR VE PUANLAMA


    Bir boks maçı üç biçimde sonuçlanır. Karşılaşmada daha fazla puan alan boksör maçı sayıyla kazanır. Yere düştükten sonra 10 saniye içinde ayağa kalkamayan ya da raundun başında ringe yeniden dönemeyen boksör nakavt’la yenilmiş sayılır. Ring hakemi ya da doktor boksörün maça devam edemeyecek durumda olduğuna karar verirse, rakibi karşılaşmayı teknik nakavt’la kazanmış olur.

    Bir boksör yere düştükten sonra, maçın yeniden başlaması için ring hakeminin sekize kadar sayması gerekir. Her iki boksör ayakta olsa bile hakem sekize kadar saymayı sürdürür. Bu kurala zorunlu sekize kadar sayma denir ve pek çok maçta uygulanan bir kuraldır. ABD'deki maçlarda bir rauntta üç kez düşen boksör yenilmiş kabul edilir.

    Boks karşılaşmalarında bazı davranışlar kural dışıdır ve faul olarak değerlendirilir. Belden aşağıya vurmak, bir elle vururken öbür elle rakibi tutmak, yerdeki ya da yerden kalkmakta olan rakibe vurmak, rakibi itmek, kafa, omuz ya da dizle vurmak, enseye vurmak gibi davranışlar kural dışıdır. Faul yapan boksör uyarılır, bazı faullerde puanı geri alınarak boksör cezalandırılır. Bazı durumlarda da faul yapan boksör yenik sayılabilir. Boks karşılaşmalarında yaygın olarak raunt ve sayı sistemleri uygulanır. Raunt sisteminde, rauntların çoğunda daha iyi dövüşen boksör maçı kazanır. Sayı sisteminde, her raundun sonunda boksörlere başarı oranlarında sayı verilir. Rauntların toplamında daha çok sayı alan boksör maçı kazanır.

    Amatör karşılaşmalar kısadır ve bazen yalnızca ikişer dakikalık üç raunt sürer. Profesyonel maçlar ise, her biri üç dakikalık olmak üzere en çok 15 raunt yapılabilir.

    TARİH

    Eski Yunan'da ve Roma'da boks önemli sporlardan biriydi. Ama bu spor acımasız bir biçimde yapılırdı ve dövüş genellikle boksörlerden biri ölünceye kadar sürerdi. Daha sonra yasaklanan boks, 18. yüzyılın başlarında İngiltere’de yeniden ortaya çıktı. 1719'da James Fig, Londra'da bir ring kurarak hem ders verdi, hem de bütün rakipleriyle dövüştü. Çıplak yumrukla yapılan bu dövüşlerin kuralları yoktu ve çok acımasız biçimde bazen saatlerce sürüyordu. İngiltere’de 1866'da Amatör Spor Kulübü kuruldu. John Chambers ve VIII. Queensburg markisinin yönlendirmesiyle eldivenle yapılan maçlar için kurallar getirildi. Böylece çağdaş boksun temelleri atılmış oldu.

    ABD'de ise boks 19. yüzyıl başlarında ortaya çıktı ve boksa olan ilgi 1880'lerde John L. Sullivan'la birlikte arttı. Sullivan, Paddy Ryan'ı 1882'de nakavtla yenerek eldivensiz boksun tartışmasız şampiyonu oldu. Daha sonra eldivenli olarak pek çok maç yaptı. Dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu kazanan ilk siyah boksör Jack Johnson’dı. 1937'de ağır sıklet şampiyonu olan Joe Louis, bu unvanı kazanan ikinci siyah boksör oldu. Louis, bu unvanını 25 kez korudu ve 1949'da yenilmeyen şampiyon olarak emekliye ayrıldı.

    ABD’de 1950'lerin en ünlü şampiyonu olan Rocky Marciano, boks tarihine en sert yumruklara sahip boksörlerden biri olarak geçti. Hiçbir profesyonel maçta yenilgi almamış tek boksör olarak 1956'da boksu bıraktı. 1960'larda ve 1970'lerde dünya ağır sıklet boksunun efsanevi kişisi Muhammed Ali’ydi. ABD’de ağır sıklet dışındaki sıkletlerde de önemli boksörler yetişti. Henry Armstrong, George Dixon, Willie Pep, Joe Gans ve Benny Leonard bunların başında gelir.
     
  9. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Iado.

    İai Geleneği

    Mitolojik devirlerden beri "İai", büyük kılıç sanatı olarak anılır. Tarihçesi, kılıç yapımının mükemmelliğe ermesiyle içiçedir ve gelişimi Japon savaş sanatları içinde merkezi bir rol oynar.
    Nesiller boyu aktarımla gelişen İai geleneği, 600 yıl önce Hayashizaki Shigenobu'nun elinde belirgin kimliğine kavuşmuştur. Eski Oshu eyaletinde doğan Shigenobu, Yamaga eyaletinin Tateoka-Chô şehrindeki Hayashizaki Myôjin tapınağına dua etmeye gitmişti. Aniden gelen bir aydınlanmayla, İai'ın doğasındaki gerçeğe ulaşıverir. İai'ı sistemli bir hale getirerek başlı başına bir bujutsu (savaş sanatı) kurar, adını da Hayashizaki-Ryu ya da Shigenobu-Ryu koyar. Ölümünden bu yana İai'ın dahi yaratıcısı ve kurucusu olarak anılır. Bugün yaklaşık yirmi beşi yaşayan pek çok İai stiline öncülük etmiştir.

    İai Uygulaması


    Zırh (bogu) ve bambu kılıç (Shinai) kullanan iki Kendocu, kimin kazandığını ve kimin yenildiğini belirleyecek bir maç yapar. İaido ise, hayali bir rakibe karşı ve zengin uygulama çeşitliliğiyle, kesme, saldırı ve savunma gibi eylemlerin gerçek kılıçla nasıl yapılacağını inceler.
    Kılıç ustası, otururken, yürürken, bütün yönlerden gelecek saldırılara hazır olmalı, kendini savunabilmeli ve bunlara karşılık verebilmelidir. İaido'da saldırı ve savunma, ma-ai (mesafe), hasuji (kılıç kesiş açıları) ve te-no-uchi (kılıç tutma) bilgileri açısından ele alınır. Birlik bilgisi de, uyumlu kılıç ve beden hareketiyle rakibin saldırısına nüfuz etmek ve psikolojik zayıflığından faydalanarak onu yenmekle incelenir. Bu gerçek "Kendini Savunma"dır.

    Gerçek İai Ruhu


    İaido'nun en derin öğretisi ruhsal alandadır. İai, sadece bir düşmanı saf dışı etmek olarak değil, içimizdeki düşmanı yenmek olarak ele alınmalıdır. Burada söz konusu olan zafer, kin nedir bilmeyen bir yüreğe sahip olmak ve kılıcı asla çekmemekte yatar. Bu bilgi İaido'nun eski adlarından olan Saya-no-uchi'de gizlidir. Anlamı "Kılıcı çekmeden yenilmezliğe ermek"tir.
    Diğer bir deyişle İai, kötü niyetli değil, huzurlu olmaya dayalı insansal mükemmelliğe gidiş yoludur. İai'ın modern anlamı, insan hayatındaki barış ve huzurdur. Daha geniş olarak "Yılmadan çalışma sayesinde, evrenle uyumlu yaşama yolu" anlamına da varılır.

    Kendo'yla Bağlantısı


    Zamanımızın çok önemli bir İaidocusu olan Nakayama Hakudo, Kendo ve İaido'ya "Bir kuşun iki kanadı gibi ayrılmaz" olarak bakıyordu. Kılıç sanatında ustalaşmak isteyen için, bu ikisinden biri eksikse mükemmelliğe varmanın imkansızlığına inanıyordu.

    Okullar/Stiller


    Pek çok Ryu-ha ya da okul vardır. En yaygınları şunlardır: Muso Shinden Ryu, Muso Jikiden Eishin Ryu, Tamiya Ryu, Hoki Ryu, vs. Bir ömür boyu çalışmak bile bu stillerin hepsinin öğrenilmesine yetmez.
    1968'den bu yana onbir kılıç ustasından oluşan bir komisyon Zen Nihon Kendo Renmei (Japon Kendo Federasyonu) önderliğinde toplanarak, değişik stillerin önemli özelliklerini oniki Kata'da toplamışlardır. Bu seri ZNKR Seitei İai Kata adını taşır.
    Yeni başlayanların da çalışabileceği bu kata serisi, bütün stillere ait prensiplerin yüzde doksanını içerir. Yine de gerçek ustalık ve İai ruhunun anlaşılması eski Ryu-ha'ların (stillerin) çalışılmasıyla mümkündür.
     
  10. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Hapkido.

    HAPKİDO

    Hapkido nedir


    Hapkido:Judo,Karate,Taekwondo,Aikido,Kungfu,Kendo,Jujitsu'unun ana tekniklerinden oluşan bir dövüş sporudur.

    Hapkido'nun özünde ruhun bedenle bütünleşmesi, doğada kendini bulma ve mistik Şaman felsefesi mevcuttur. Hapkido bir suya benzer. Doğamızın nasıl % 75'i su ise Hapkido da aynı suyun kimyasal bileşimi ise Hapkido'nun kimyası da insandır. Bir başka deyişle Hapkido da insanın bedensel ve ruhsal bileşimidir. Nasıl ki su; buharlaşır yağmur, kar, dolu olup bulutlardan boşalır, yağmur ve dolu olduğunda Nehirleri oluşturur, nehirler gölleri, göller denizleri oluşturursa Hapkido felsefesindeki olgun bilgelik de sonsuz yaşamın başlangıcını oluşturur. Su nasıl ki bitkilerin, canlıların yaşamasına, evrimleşmesine ve karın dağların doruklarında oluşturduğu termal etkiye hükmü geçiyorsa; Hapkido da insan bedeninin gelişmesine, olgunlaşmasına, ruhun tanrıyla bütünleşmesine ve nefsin arınmasına hükmü geçer.

    HAPKİDO'NUN İÇERİĞİ

    Eğme, bükme, boğma, çevirme, vücudun farklı bölgelerindeki eklem kilitlemeleri, tekme ve el vuruşları, fırlatmalar, enerjik atlama ve her türlü elle kullanılabilecek silahları ustaca kullanma sanatıdır.

    Hapkido ülkemize 2002 yılında Güney Kore'de Jung Ang Physical Education Academy'sinden eğitim ve yetki belgesi alan Şükrü Kınataş tarafından getirilmiştir.

    HAPKİDO SOKAK SPORU DEĞİLDİR...

    Hapkido temelde nezaket, sabır, saygı, sadakat, barış, inanç ve cömertlik ve kendini adamaktır. Bu sporun ilk hedefi ise kendini kontrol ya da otokontrol olarak karşımıza çıkar.

    Hapkido bir spor, bir dövüş sanatı olmakla beraber asla bir sokak dövüşü değildir. Bütün Uzak-doğu sporlarında olduğu gibi ortaya çıkma serüveninin arkasında bir savunma biçimi, bir tür meditasyon ve rahatlama nedeni yatsa da pratikte insan bedenine ve onun sınırlarına göre tasarlanmış ve oluşturulmuş bir vücut ve ruh sporudur.

    Bu nedenle Hapkido Türkiye Federasyonu Yönetim Kurulu, bu spor dalının uygulanma ve yaygınlaşma aşamalarında belli iç kurallar benimsemiş. Bu kuralların çarpıcı olanı ise; Hapkido asla bir sokak sporu değildir. Akademik eğitimle öğrenilmesi gereken, yüksek beden terbiyesi ve ruh dinginliği gerektiren bir spordur. Biçimindeki çabaları olarak dillendiriliyor. Çünkü bu spor, kapkaça, sokak savunmasına, laf olsun diye spor yapma eğilimine kapılarını kapatıyor. Daha temkinli ve seçici davranılarak oluşturulmaya çalışılan Hapkido sporuyla uğraşanlar kitlesi diğer spor dallarında da başarılı olabilmiş kişileri/sporcuları ve kurumsal katılımları önemsiyor ve hedef kitle olarak da daha organize grupları seçiyor.
    [​IMG]
     
  11. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    TaekKwANDO.

    Taekwando Nedir

    Mantığın döğüş sanatı olarak tabir edebileceğimiz Taekwon-Dokelime olarak.el ve ayakla yapılan vuruşların ilmi felsefesi anlamına gelir.Bunu şöyle açıklayabiliriz.TAE.Ayak vuruşları

    KWON
    el vuruşları Do.ise bu
    dövüş sanatını tatbiki esnasındaki izlenilecek yolun ve dövüşün felsefesi değerlerinin genel adıdır. Tekvando

    Kişi istediği kadar esnek istediği kadar güçlü el ve ayak vuruşlarına sahip olursa olsun eğer do kurallarını uygulamıyor ve bu sporu sadece

    dövüş sporu olarak görüyorsa Takwondocu sıfatı taşıyamaz.Zira taekwondo bir saldırı değil 20 yüzyılı aşkın bir zamandan beri korede bağımsız olarak geliştirilmiş ve uluslararası çağdaş bir nitelik

    Kazanmış olan savunma sporudur
    Taekwondonun başlıca özelliği çıplak el ve ayaklarla rakibe karşı geliştirilen savunma tekniklerini içeren bir müsabaka sporu olmasıdır.

    Taekwondonun tüm hareketleri.bu sporun düşmana karşı savunma amacıyle geliştirildiğinden bu güne

    kadar savunma ruhunun eğemen olduğu bir temel üzerine kurulmuştur.Dolayısıyla bu sporu saldırı olarak kullanan kimseler bu sporun ana ilkelerinden uzaklaşırlar ki taekwondo camiası içinde yer alamazlar.

    Vücutlarının tüm organları ile kendilerini savunmak için süper tekniklerle eğitilmiş olan taekwondocuların yanlız fiziksel güçleri değil daha da önemlisi

    kendilerine olan güvenleri herkese karşı saygılı olmaları ve disiplinleri daha çok ön plana çıkar.Taekwondocu için bütün

    vücut bir savunma silahıdır.Saldırganları elleri yumrukları ayakları veya diğer organları vasıtasıyla kolaylıkla tesirsiz hale getirme yeteneklerine sahiptirler.

    Taekwondo kişinin güven duygusunu geliştirmesi bakımından büyük öneme sahiptir.Kendine güvenen insanlar daha zayıf olanlara karşı alçak gönüllü ve hoşgörülü olurlar.Her kaba kuvvetin arkasında kişinin aslında kendi nefsini ve benliğini öne çıkarma duygusu yatar.Bazen sudan
    sebeplerle korkunç cinayetlerin işlenmesinde sebep olan şeyo sebebin cisim olarak değeri değil kişideki benliğini ispat duygusudur Taekwondocu bu nedenle kendini savunma ve karşıdakini berteraf etme konusunda eğitimli olduğundan asla kendini ispata kalkışmaz .

    Çünkü ispatı zaten devletin verdiği diplomadır.Bu nedenle sabırlıdır.Hiç bir taekwondocunun sokak kavgalarına karıştığı ve bir kişiyi incittiği vaki değildir.Hatta basit arbedelerde taekwondocutokat yemeyi bile göze alır incinir ama gururu kırılmaz ve aldırmaz.Ne zaman cana kasıt olursa saldıranında iyiliği için müdahaleci olur.

    Yeni başlıyan bir öğrenciye doğal olarak egzersizler ve disiplin ortamı zor gelebilir. Ancak sıkı ve disiplinli bir çalışma ile sonuca yaklaşılır. Bu sürenin uzunluğu manevi yapısına göre öğrencinin sabır ve dayanıklılığının göstergesi olarak bu vasıfları kazanmasını sağlar.Başarıya ulaşmak için öğrenci sabırlı ve dayanıklı olmak zorundadır.Bunun başka alternatifi olmadığına göre başarabilen öğrenci belki farkında olmasada sabır ve dayanıklılık gibi gerçektende insanlığın ihtiyacı olan iki vasfa sahip olmuş olur.

    TAEKWONDO
    çalışmaları birkaç kısımdan oluşur.1=poomse 2=Hyank
    Temel teknik kuralları kültür fizik temel teknik çalışması ellik çalışması ikili çalışma 3=Müsabaka 4=Kırış tır. çalışmaya başamadan öğrenci salona ve hocasına selam verir.

    salonda 1=sessizlik 2=sigara içmemek 3=salonda uygun kıyafetle dolaşmak 4=selamlama gibi do kuralları geçerlidir.

    Taekwon-do akli ve ruhi beceriye dayanan bedeni ve ruhi gelişmeyi sağlayan her yaştaki insana hitap eden bir ahlak sporudur.

    Düşünülecek olursa eğer Do olmasaydı katı duygu ve düşünceye sahip kişiler ki bu

    insanlığın oluşundan beri vardır öğrendikleri teknikleri ve çalışmayla elde ettikleri gücü günlük yaşantılarında hoşlanmadıkları kişilere uygulardı.Yine eger Do olmasaydı yetiştirilen öğrenciler toplum içinde birer patlamaya hazır bomba gibi dolaşa bilirlerdi.İşte Do’nun önemi budur.Hersporcun denetlenmesi zordur.Ancak onları yaptıkları sporu kişiye temiz ahlak üstün karakter sabır ve dayanıklılık kazandırdığı olgusu aşılanırsa başarı elde edilir.Eğer araştırılacak olursa hemen hemen tüm

    Uzakdoğu sporlarının kurucusu Rahip yada Bu disttir.Demek oluyor ki TAEKWON-DO dadece el ve ayakla yapılan bir dövüş değilrühi bir motivasyondur.

    Erken yaşta başlanılan taek wondo çoçuğun kendine güven duygusunun artmasına DO jank kuralları çerçevesinde toplum içindebu saygı kültürünün gelişmesine büyük katkı sağlar.Taekwondo selam ile başlar selam ile biter.Sporcuda aranan en önemli nitelik saygı ve disiplindir.

    TAEKWONDO NEZAKETLE BAŞLAYIP NEZAKETLE BİTER
    Sporcu salona girdiğinden itibaren tüm ciddiyetiyle bayrağı ve hocasını selamlar.Aynı şekilde hocasına onlara eğilerek karşılık verir.Bu dsiplin çalışma bitene kadar devam eder.Taekwondocu
    her zaman Adil taraf sız haklıdan yana ve vatanperver olarak yetişir
     
  12. bonatschi
    Offline

    bonatschi Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2006
    Mesajlar:
    3.855
    Beğenileri:
    4.910
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Londra
    Yazılarınızın kaynağını en kısa sürede paylaşmalısınız.
    Aksi taktirde başlığı maalesef kilitleyip kaldırmak durumunda kalıcam.
     
    ozyarci ve saydam bunu beğendi.
  13. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
  14. desci
    Offline

    desci Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2008
    Mesajlar:
    59
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Ankara
    Wing Tsun dovus sanatıdır, sporu değil ^^
     
  15. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Genel olarak yazdım.
     
  16. desci
    Offline

    desci Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2008
    Mesajlar:
    59
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Ankara
    JiuJitsu ve MMA de popüler olmaya başladı USA'de.
     
  17. fiko444
    Offline

    fiko444 Üye

    Katılım:
    20 Aralık 2007
    Mesajlar:
    283
    Beğenileri:
    35
    Ödül Puanları:
    38
    kick boxda en yüksek kuşak koyu kahverengi değildir siyahtır amaç siyah kuşağa ulaşmaktır...ayrıca yeni başlayan birisi beyaz kuşak olmaz acemi olur ilk sınavı geçtikten sonra beyaz kuşak olur
    emeğine sağlık klitschko
     
  18. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    Jiujitsu.

    JUİJUTSU Japonca'da yumuşaklık tekniği anlamına gelmektedir. Geleneksel Japon savaş sanatlarındandır. Rakibin saldırı ivmesinden faydalanarak, vuruş, tutuş, fırlatma, ve bilek kilitleri gibi tekniklerle etkisiz hale getirmeye çalışmak üzerine kurulu uzun ve çok tekrara dayanan bir eğitimi vardır. Judo ve aikido gibi benzer savaş sanatları, juijutsu tekniklerinden yola çıkılarak türetilmiştir. Arkadaşlar buraya kadar vermiş olduğum bilgiler;internette bulduklarım fazla bir şey yok anlayacağınız.Ancak size benim Jujutsu ile tanışmamı anlatacağım.1999 veya 2000 yılıydı Karatede yeni 1.Dan olmuştum.Reklam yapmak istemiyorum bir spor kulübünde Karate çalışıyorum,antrenman bittikten sonra ofis kısmına geçtim orda bir kafes ve içersinde bir fare yanında 45-50 yaşlarında bir adam bufare kimin dedim orta yaşlı vandayk sakallı adam sakin bir sesle fare değil Hamster o dedi adı neyse dedim bu fare sizinmi? O hamster ve evet benim dedi ordan çıktım daha sonra klüp sahibine sorduğumda adamın Antalya'da Psikolog olduğunu ve o farenin hareketlerini izleyerek dövüş teknikleri falan çıkardığını öğrendim tabi adam psikolog olduğu için normaldir dedim.Meğer Adam Jiujitsu Hocasıymış.Tabi ben otarihe kadar Jujutsuyu tanımıyorum,ama eski judoculardan olan babamdan küçükken duymuşluğum var.Tabi merak ettim, meğerse bizim kulüpte bir Hasan Hocam var o Jiujitsu dersleri veriyormuş gelen psikolog da onun hocasıymış.Antrenman günlerimiz farklı olduğu için bilmiyormuşuz.Bir gün antrenmanlarına gireyim dedim birde baktım sadece Hasan Hocam ve Daha sonra partnerim olan Azerbaycan'lı 190 cm boyunda bir dev aynı zamanda çok iyi bir Neyzen ve Dokuz Eylül Ünv.İlahiyat Fakültesinde Okuyan canım arkadaşım Değer.Meğerse antrenmanlar çok sert olduğu için öğrenciler hep kaçıyormuş.Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın dedik vira Bismillah çalışmaya başladık.Her ne kadar KARATE'den dolayı düşüp kalkmaya alıştıysak da bildiğiniz gibi değil dostlar; bir önceki yazımda Aikidodan bahsetmiştim biraz daha sert diyelim ona göre Aikidoda bilek bükmeleri ekleme baskı yöntemleri var ya bundada o eklemlere kırış uygulamak suretiyle sizi fırlatmak var yani ya kendinizi saldırı hızınızla fırlatacaksınız Ya da eliniz kolunuz adamın elinde kalacak.Abartısız söylüyorum 3 metre uzaktaki duvara fırlatıldığımı ve aynı çizgi filmlerdeki gibi duvardan aşağı süzüldüğümü çok iyi hatırlıyorum.Ama alışkanlıktan olsa gerek hiç hayıflanmadım hatta Değer beni duvara attıktan sonra Yaradana kurban deyip nasıl zevk aldığımıda hala dün gibi anımsıyorum.Her halde altı ay kadar çalıştık ama Değerin evlenmek için Azerbaycan'a dönmesi benimde Bacağımdaki bir problemden dolayı ameliyata yatmam sebebiyle bir daha bu çok beğendiğim savaş sanatıyla biraraya gelemedik.Sizlere tavsiyem eğer uzakdoğu savaş sanatlarına ilginiz varsa ve yakınlarınızda Jujutsu dersi veren bir kulüp varsa hemen gidin yoksa çok pişman olursunuz.Bu arada jujutsu dan sonra gittiğim Aikido derslerinde partnerim olan Mehmedali isimli bir polis arkadaş Beni çok vahşi olduğum ve canını çok yaktığım için Hocaya şikayet etmişti yani çok yaşa JUJUTSU diyorum BAŞKABİŞİ demiyorum.
     
  19. KoçAslanı
    Offline

    KoçAslanı Üye

    Katılım:
    15 Nisan 2009
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    MMA hakkında bilgi verirseniz sevinirim.
    türkçe anlamı karışık dövüş sanatı anlamına geliyor.
    body building ile beraber yapılabilir gibi duruyor.
    rakibi kitleyen çok güzel tekniklere sahip.
     
  20. Klitschko
    Offline

    Klitschko Yeni Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Boksör Ve Öğrenci :)
    Yer:
    Kadiköyyy..
    MMA İLE İLGİLİ SORULARA COK YARDIM EDİCEĞİNE İNANDIĞIM BİR LİNK:

    http://www.uzmantv.com/arama?q=MMA
     

Sayfayı Paylaş