creatin ile ilgili bilmek istenilen herşey

Konusu 'Supplementler' forumundadır ve guven2004 tarafından 19 Mart 2007 başlatılmıştır.

  1. guven2004
    Offline

    guven2004 Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    25
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    KREATİN

    Kreatin, tüm memelilerin vücudunda olan bir maddedir ve arginin, glisin ve metionin amino asitlerinden karaciğer, böbrekler ve pankreasta üretilen bir amino asit türevidir. Amino asitler ise bilindiği gibi protein moleküllerinin yapı taşlarıdır. Kırmızı et ve balık gibi pek çok hayvansal gıda kreatin içerir. Bununla beraber gıdalardaki kreatin miktarı küçüktür. 1 kg biftek sadece 1 gr kreatin içerir. Halbuki yoğun bedensel aktivite veya spor yapan bir kişinin günlük ortalama kreatin ihtiyacı 5-6 gr olup, bunun tamamının yiyeceklerden karşılanması hemen hemen olanaksızdır. Yiyeceklerden karşılanmaya çalışılsa bile beraberinde aşırı yağ ve kalori alımı da söz konusu olmaktadır. Bu yüzden sadece ek gıda ürünleri (dietary supplement, sports supplement) vücuttaki yağ ve kalori miktarını artırmaksızın, vücudun ihtiyacı olan kreatin miktarını karşılayabilirler.

    Kreatin, vücudun enerji üretmek için kullandığı yakıt olan ATP (Adonosine TriPhosphate) üretimine yardımcı olan ve aynı zamanda ani ve yüksek enerji ihtiyaçlarını karşılayan bir maddedir. ATP, vücutta özellikle beyzbol , futbol, voleybol, hentbol, koşu, yüzme, bisiklet, dağcılık, güreş, boks ve halter vb. gibi sporları yaparken yoğun şekilde kullanılır. Kreatin sportif performansı artırır. Kreatin en fazla kas veya adele dokularında birikir ve kasların özellikle sportif faaliyetler (koşu, ağırlık kaldırma vs.) esnasındaki ani enerji ihtiyaçlarını karşılamak için ATP'nin yakılmasına yardımcı olur. Amerika’da çeşitli sporcular üzerinde yapılan testlerde 28 gün boyunca düzenli kreatin alan sporcularda yağsız kas miktarında ve kaldırılan ağırlıklarda, kreatin kullanmayan fakat aynı egzersizlere katılan sporculara göre ortalama %51 oranında artış gözlenmiştir. Kreatin kullanımının insan için güvenli olduğuna ait sayısız bilimsel araştırma vardır. Yine yakın zamanda bir okul takımında yapılan, 28 gün boyunca bir glikoz, taurin, sodyum ve potasyum fosfat çözeltisi içinde günde 15,7 gr kreatin (oldukça yüksek bir doz) alan oyuncularda, süre sonunda yapılan kan testlerinde tüm parametrelerin normal limitler arasında olduğu ve karaciğere olumsuz bir etki olmadığı gösterilmiştir.

    Kreatin, 1832 yılında bir Fransız bilim adamı tarafından keşfedildi. Fakat 1923 yılına kadar vücuttaki kreatin’in %95'inin kas dokularında biriktiği bilinmiyordu. Kreatin’in vücut üzerindeki etkileriyle ilgili bir rapor 1926 yılında "The Journal of Biological Chemistry" dergisinde yayınlandı. Uzunca bir süredir kreatin’in etkisinin bilinmesine rağmen, onun sportif performansı artırmak için ilk gerçek kullanımı 1992 Barcelona (İspanya) Olimpiyatları’nda yapıldı. 1996 Yaz Olimpiyat’ında madalya alan sporcuların ise 3/4 (Dörtte üç)'ünün kreatin kullanması için iyi bir sebep vardı: Çünkü işe yarıyordu, hatta çok işe yarıyordu.
    Öyleyse nedir bu kreatin?

    Onun vücudumuzda karaciğer, böbrekler ve pankreasta doğal olarak üretildikten sonra kan akışıyla kaslarımıza taşınan ve kaslarımıza enerji sağlamak için kullanılan bir bileşik olduğunu biliyoruz. Kaslarımıza ulaştığında "Kreatin Fosfat"'a dönüştürüldüğünü ve bu yüksek güçlü metabolit’in kasların son enerji kaynağı olan ATP'leri üretmek için kullanıldığını da biliyoruz. Üstelik diğer performans artırıcı steroid ve ilaçlardan farklı olarak; %100 doğal olduğunu ve çoğu yiyecekte de doğal olarak bulunduğunu, bu yüzden de hiçbir sportif faaliyette ve uluslararası müsabakalarda yasaklanmadığını da biliyoruz. Aksi taktirde et ve balık yenmesinin de yasaklanması gerekirdi. Pek çok yiyecek, özellikle ringa, somon ve tuna balığı ile biftek bir miktar kreatin içerir. Bununla beraber en iyi kreatin kaynağı "kreatin monohidrat"'tır.

    Kreatin 2 hafta içerisinde yağsız kas miktarını önemli miktarda artırır. Aynı zamanda yoğun egzersiz performansının gelişmesinden ve enerji seviyesinin artırılmasından da o sorumludur. Yapılan araştırmalarla; kreatin'in enerji seviyesini, dayanıklılığı, kuvvet ve dayanma gücünü artırdığı ispatlanmıştır. Üstelik, kreatin yağsız kas miktarını artırırken yağ kaybını da hızlandırmaktadır.
    Kreatin’e kimlerin ihtiyacı vardır?

    İlk önce kreatin'e, daha fazla enerjiye ve yağsız kasa gereksinimi olanların ihtiyacı vardır. Daha sonra, vücudunu forma sokmak isteyenlerin, yağsız kas miktarını artırmak isteyenlerin ve fazla yağ kütlerinden kurtulmak isteyenlerin kreatin'i kullanmaları tavsiye edilir. Son olarak, yoğun fiziksel aktivite gerektiren bir işte çalışanlar, fiziksel stres ve uzun süreli yorgunluğa maruz kalan kişiler ve kreatin'in inanılmaz sonuçlarından hoşlanan veya bu sonuçları arzu eden kişiler onu rahatlıkla kullanabilirler.

    Kreatin ne kadar dozda alınmalıdır? Ve herhangi bir yan etkisi var mıdır?

    1. kullanım yöntemine göre; ilk hafta kaslarınızın kreatin'le doldurulması gerekir. Bunun için 4 defa 4,500 mg (Toplam Doz: 18 gr) yemeklerden önce (yemek aralarında) ve egzersizden sonra herhangi bir asidik olmayan meyve suyu ile birlikte alınır (genellikle üzüm suyu tavsiye ediliyor ama zorunlu değil). Daha sonraki haftalar günde 1 veya 3 defa (en az 4 saat arayla) 4,500 mg'la devam edilir. (Toplam günlük doz: 4,5-13,5 gr)

    2. kullanım yöntemine göre ise; ilk hafta kaslarınızın kreatin'le doldurulması işlemi atlanarak doğrudan günde 1 veya 3 defa (en az 4 saat arayla) 4,500 mg (Toplam günlük doz: 4,5-13,5 gr) başlanır ve devam edilir. Daha fazla doz almanıza gerek yoktur.

    En iyi sonucun; egzersiz veya sportif faaliyetten yaklaşık 1,5 saat önce karbonhidrat esaslı bir yiyecek ile beraber alındığında ortaya çıktığı da gözlemler arasındadır.

    En iyi yönü de, kreatin'in herhangi bir inceleme veya araştırmada aleyhine bir yan etkinin rapor edilmiş olmamasıdır. Kreatin tamamen güvenli ve etkilidir. Kreatin kesinlikle hiçbir zararlı veya toksik madde içermez.
    Kreatin devamlı mı yoksa periyodik olarak mı kullanılmalıdır?
    Bazı araştırmalar kreatin'in periyodik olarak kullanılması gerektiğini belirtirken bazıları da devamlı kullanılabileceğini belirtmektedirler. Buna göre;

    1-Yukarıda açıklanan 1. kullanım yöntemine göre ilk hafta kaslar kreatin'le doldurulur ve 2, 3, 4 ve 5. hafta günlük 4,5-13,5 gr’lık dozla devam edilir (Toplam 6 hafta). Daha sonra hiç ara verilmeksizin istenilen süre kadar bu kullanım şekli tekrarlanır.

    2- 1. veya 2. kullanım yöntemine göre 6 hafta kreatin kullanımına devam edilir sonraki 2 hafta için kreatin alımı tamamen durdurulur ve 9. haftadan itibaren kullanıma tekrar başlanır.
    UYARILAR :

    Kreatin kullanımı boyunca genellikle daha sık idrara çıkılır. Fakat bu durum kreatin'le beraber alınan sıvılardan kaynaklanır . Bu yüzden endişelenmeniz gerekmez. Ayrıca her kreatin alımı arasında (Her 4,500 mg’lık periyotlar arasında) en az 4 saat ara bırakmanız gerekir. Aksi takdirde hafif karın ağrısı çekebilirsiniz. Böyle bir durumla karşılaştığınızda yarım günle 2 gün arasında kreatin alımını durdurabilirsiniz.
     
  2. bonatschi
    Offline

    bonatschi Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2006
    Mesajlar:
    3.855
    Beğenileri:
    4.910
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Londra
    güzel bir paylaşım.. eline sağlık..

    ufak bir bilgi eklemek istiyorum:
    creatin kullanımına belli periyotlarla ara verilmesini savunanların tezi "vücudun dışarıdan hazır creatin alımına alışması ve tembellik eğilimi göstererek kendi creatin üretimini azaltması"dır..
    bu nedenle belli dönemlerle creatin alımını kestiğimizde vücut böyle bir tembellik eğilimine girmeyecektir..

    benzer durum dışarıdan hazır protein ve aminoasit alımında da geçerlidir..
    insan vücudu bazı aminoasitleri kendi sentezleyebildiğinden biz bunları hazır olarak dışardan aldığımızda vücut yukardakine benzer bir tembellik eğilimine girecektir..

    bu nedenlerle forumda birçok arkadaşın da ısrarla belirttiği gibi supplement alımlarında vücudu hazıra alıştırmamak adına belli periyotlarla molalar vermek gereklidir..
     
  3. guven2004
    Offline

    guven2004 Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    25
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    evet bende katiliyorum sana ve tum supplemant alimlarda hangsi olursa olsun eger ara verilmediyse uzun bu sure. belli bir sure vucudu bir sure bunlardan mahrum birakmaliyiz ki kendini bu tembellikten atsin
     
  4. sarc4stic
    Offline

    sarc4stic Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2005
    Mesajlar:
    3.239
    Beğenileri:
    2.239
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Satış Temsilcisi
    Yer:
    Istanbul
    Güzel paylaşım, yazı alıntı ise kaynak gösterelim ;)
     
  5. guven2004
    Offline

    guven2004 Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    25
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0

    Kaynaklar:
    1-Greenhaff, PL. Creatine and its application as an ergogenic aid. International Journal of Sports Nutrition. 1995; 5 (Supplement):S100-10.
    2-Greenhaff, PL et al. Influence of oral creatine supplementation on muscle torque during repeated bouts of maximal voluntary exercise in man. Clinical Science. 1993; 84:565-71.

    3-Balsom, PD et al. Creatine supplementation and dynamic high-intensity intermittent exercise. Scandinavian Journal of Medicine and Sports Science. 1993; 3:143-9.

    4-Redondo, DR et al. The effect of oral creatine monohydrate supplementation on running velocity. International Journal of Sports Nutrition. 1996; 6:213-21.

    5-Burke, LM. Effect of oral creatine supplementation on single-effort sprint performance in elite swimmers. International Journal of Sports Nutrition. 1996; 6:222-33.

    6-Odland, LM. Effect of oral creatine supplementation on muscle power and short-term maximum power output. Medicine and Science in Sports and Exercise.1997; 29: 216-9.
     

Sayfayı Paylaş