Bu kilodayken egzersiz yapmalı mı?

Konusu 'Bayanlar Özel - Fitness ve Antrenman' forumundadır ve börd tarafından 3 Ocak 2011 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 3 üye.
  1. börd
    Offline

    börd Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2011
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Herkese selamlar. Aşırı kilo problemim var. Morbid obezim. Düzenli beslenmeye başladım -kendi hazırladığım bir program ile-
    Hareket etmek istesem de pek mümkün olduğunu sanmıyorum. Ama objektif düşünemiyor olabilirim diye sizin engin bilgi ve deneyimlerinizden yararlanmak istedim.

    Kendimi şöyle izah edeyim.
    1. Adımsayar almak ve en azından günlük adımsayılarımı görüp bunları artırmakla işe başlamayı düşündüm. Önceki duraklardan birinde inip eve adımlarımı saydığımda -2500adımda- çok yorulduğumu deneyimledim.

    2.Kanepeye oturmak için bile dizlerimi hafif kırdığımda sesler geliyor.

    3.Uzun yıllardır kiloluyum. Çok büyük kısıtlamaları olmamıştı. Ama artık hem bedenen hem ruhen fazlaca yaşlandığımı hissediyorum. -bu arada 24yaşındayım- Yere oturduğumda kalkmak için çok zorlanmaya başladığımı farkettim.

    4.Tv.de bir kanalda gördüğüm "neopilates" isimli program hem çok kolay hem çok ideal gelmişti oturduğum yerden izlerken. Gün için 2-3kez yayınlanıyor ve sanırım 30ar dk. kadar sürüyor... Bu basit hareketleri denemeye kalktığımda çok yorulduğumu farkettim.

    5. Kaslarım erimiş gibi hissediyorum. Normalde güçlü kuvveli bir insanken yük taşımak şurda dursun, kumanda, cep telefonu gibi aletleri bile belli bir pozisyonda tutmak için bile yorulduğumu hissediyorum.

    Bu sıkıntıları mazaret olarak anlatmadım elbette. Nerden başlamam konusunda yardımcı olabilmeniz adına biraz bünyemi, aldığım hali anlatmaya çalıştım.

    Bir adımsayar alıp, günlük toplam 4000veya 6000gibi adımlarla mı başlamalıyım biraz kilo verene kadar?

    Yoksa artı başka şeylerde önerir misiniz?

    Bu arada 86doğumluyum. İş arar vaziyette evdeyim, sınavların meyvesin toplama aşamasında...

    Meteformin içerikli ilaç almaya çalışıyorum. Hem pcos. için hem de insülin direnci için. Reaktif hipoglisemi olduğunu söyledi son dr.um.

    Artık aranızda olmaktan mutluyum.
    Umarım fikirlerinizle yardımcı olursunuz.
    İyi akşamlar.
     
  2. ZARELLI
    Offline

    ZARELLI Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2010
    Mesajlar:
    100
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Öğrenci&İşletmecilik
    Yer:
    ANKARA
    Hoşgeldin. Diyetisyen eşliğinde beslenme programı çıkartıp sonrada bir salona yazılıp kardiyo yağ yakımı için çalışsanız daha iyi, fazladan atacağınız adımlar daha fazla kalori harcamanız açısından iyi ama bu işi profesyonel bir şekilde daha doğru ve çabuk çözebilirsiniz.
     
    börd bunu beğendi.
  3. börd
    Offline

    börd Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2011
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Hoşbuldum. Teşekkürler.

    Diyetimin detaylarını her ne kadar kendim oluştursam da aslında diyetisyen listedir zaten. En önemli noktası 2-3saat -kendi belirleyecegim zaman- bir ara öğünler yapmak. Değilse şeker çok düşünce sonraki öğüne gözü dönmüş şekilde giriyorsunuz ve midenizin alacağından da fazla yemeye odaklanıyorsunuz.

    Şimdilik salona gitmek istemiyorum. Hem biraz kilo verip kendime gelmek hem de bazı sebeplerden ötürü... Ama vaktiyle salonlar-akupunkturlar-diyetisyenler-vs vs bi çok şeyi denemiş ya zararından dönmüş ya da devam ettirememiş birisiyim.

    Kilom fazla -120küsür- başlangıç için bir süre, tahmini 20-25kilo kadar, kendim toparladığım bilgiler ışığında halletmek istiyorum.

    Yardımlarınızı da bu doğrultuda istesem...thums:
     
  4. ZARELLI
    Offline

    ZARELLI Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2010
    Mesajlar:
    100
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Öğrenci&İşletmecilik
    Yer:
    ANKARA
    börd bunu beğendi.
  5. börd
    Offline

    börd Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2011
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    link için teşekkür ederim hemen başlıyorum okumaya...

    tamam ben diyet kısmını halledicem :) şuan öncelikli ihtiyacım işin hareket kısmını öğrenmek...
     
  6. ZARELLI
    Offline

    ZARELLI Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2010
    Mesajlar:
    100
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Öğrenci&İşletmecilik
    Yer:
    ANKARA
    Bu arada ben alt kısımdan son mesajlardan bakıp yazmıstım bayan bölümündeymiş ona dikkat etmemişim :) verdiğim link belki biraz farklı olabilir bayan için siz kendinize göre ayarlarsınız erkek olduğunuzu varsayarak paylaştım, olsun en azından azim örneği olabilir :) kolay gelsin...
     
  7. börd
    Offline

    börd Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2011
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    işin azmettiriciliği cinsiyette değil "azim"de :))

    sağol.
     
  8. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    öncelikle geçmiş olsun. hem obezite hem de reaktif hipoglisemi
    problemin gerçekten ciddi.
    ilk önce yapman gereken hareket değil de beslenme olmalı
    özelikle vücudunu "kaldırabileceği ağırlığa getirebilecek" hale getirmelisin.
    bunun için de reaktif hipoglisemi ile mücadele etmen gerekecek
    hareketleri başa almamanı tavsiye ederim kalbini aşırı yorabilirsin. 120küsur kilo bir kadına göre oldukça yüksek bir kilodur. kalbin daha da önceliklidir.
    reaktif hipoglisemi ile nasıl mücadele edilir ilk önce onu öğrenmelisin.aşağıda atını çizdiklerim yararlı olabilir...

    ve tekrar geçmiş olsun.

    bilmeyenlere : reaktif hipoglisemi

    Yemek sonraları kan şekeri düşüklüğü, yaşamı çok kötü etkileyen, enerjiyi düşüren, halsizlik, yorgunluk ve baş dönmesi yapan, iş verimini düşüren ve sizi kızgın, öfkeli, sabırsız bir hale getiren bir durumdur. Çok sık olmasına rağmen üzerinde pek durulmayan önemli bir hastalıktır. Kilo veremeyen kişilerin çoğunda reaktif hipoglisemi vardır.
    Gün içinde acıkma atakları oluyor ve şekerli gıdalara saldırıyorsanız; öğleden sonraları baş ağrısı varsa; uykudan birkaç saat sonra gece yarısı uyanıyor ve zor uyuyabiliyorsanız; kötü rüyalar görüyor ve devamlı bir yorgunluk varsa; öğleden sonra canınız şeker veya kahve içmeyi çok istiyorsa; baş dönmeleri varsa; yemek yiyinceye kadar halsizlik ve yemek gecikince kendinizi bitkin hissediyorsanız; halsizliğiniz yemek yiyince düzeliyorsa; yemek gecikince ellerde titreme ve çarpıntı oluyorsa; çok duygusalsanız, çabuk sinirleniyor ve kontrolünüzü kaybediyorsanız; yemek önceleri çok huzursuzsanız; yemeklerden sonra uyku basıyor ve gün boyu uyukluyorsanız, bu belirtiler kahvaltı öncesi de oluyorsa, kan şekerinizde düşüklük olabilir. Bunun başlıca nedeni de dengesiz beslenme, fazla karbonhidratlı, nişastalı gıdalar ve şeker yeme, stres ve aşırı kafein alımı (kahve, çay, kola) veya ailenizde şeker hastalığı olmasıdır.
    Kilolu kişilerde hipoglisemi atakları daha fazla görülürse de, normal kilolu ancak egzersiz yapmayan ve depresyon yaşayan kişilerde de kan şekeri düşüklüğü olabilir. Bu kişilerin bir kısmı psikolog ve psikiyatrlarda depresyon tedavisi görürler. Kan şekerinde düşme, genellikle sabah saat 11.00 ve öğleden sonra saat 16.00 civarında daha sık olur. Bu hastalar bu saatlerde biraz daha yorgun olurlar, hafif baş ağrısı, depresyon ve derin bir açlık hissederler. Bu nedenle de, bu saatlerde çikolata, kek, pasta, kurabiye yer veya kola içerler. Bu gıdaları alan kişinin şikayetlerinde hafif bir düzelme olur. Sabah saat 11.00’de oluşan kan şeker düşüklüğünün nedeni sabah kahvaltıda yenen şekerli ve nişastalı gıdalardır. Öğle yemeğinde yenen tatlı ve nişastalı gıdalar da öğleden sonra, saat 16.00’da kan şekeri düşmesine neden olur. Buna karşılık sabah ve öğleyin proteinli gıda alanların kan şekerinde pek düşme olmaz. Kan şekeri düşünce yenen şekerli gıdalar 30-60 dakika süreyle bir rahatlık sağlar, ama daha sonra kan şekeri tekrar düşer. Sonunda bu kişiler gün içinde kan şekerinde yükselme ve düşmeler yaşar ve bol miktarda şeker, çikolata ve buna benzer şekerli gıdalar tüketirler. Bu kişiler sabah kalktıklarında huzursuzdurlar, kavga etmeye ve tartışmaya eğilimlidirler. Bir şeyler yedikten sonra rahatlarlar
    Bazı kilolu kişiler ise diyete başladıktan sonra, baş dönmesi ve açlık atakları ortaya çıktığı için diyeti bırakırlar. Bunun nedeni kan şekerinin düşmesidir. Kan şekerinin düşmesini önlemek için, tam tahıl ürünleri (tam buğday ekmeği, çavdar gibi), sebze ve meyve yemelidir. Bu kişiler diyet yaparken üç ana öğün üç ara öğün yemek yemelidirler.
    Yemekler az ve sık yenmeli, proteinden zengin, ancak düşük glisemik indeksli karbonhidratlar (kan şekerini yükseltmeyen) yenmelidir
    Şeker düşmesi atakları sık oluyorsa, yemek aralıkları üç saatten fazla olmamalıdır (Günde 3 ana öğün 3 ara öğün alınmalıdır)
    Rafine gıdalar (beyaz ekmek, patates püresi ve şeker gibi) gıdalar yenmemelidir
    Protein alımı (beyaz et, balık) artırılmalı, sabah ve akşam yulaf ezmesi, sabah peynir, yumurta ve et yenmelidir.
    Tam tahıl, bakliyat, sebze ve meyveye dayalı bir beslenme uygulanmalıdır. Ceviz, badem tüketimi artırılmalıdır (diğer gıdalardan az yiyerek)
    Kahve, çay, sigara, kola gibi kan şekerini düşüren içeceklerden uzak durmalıdır
    Yatmadan önce hafif bir ara öğün alınmalıdır
    Süt ve süt ürünleri azaltılmalıdır
    Günde 6-8 bardak su içilmelidir
    Egzersiz yapılmalıdır
    E vitamini, B6 vitamini ve C vitamini alınması, avokado yenmesi kan şekeri düşüklüğüne faydalı olur. Özellikle B6 vitamini bu konuda çok faydalıdır.
    Kan krom ve magnezyum düzeylerinde eksiklik varsa, bunlar ilave olarak alınmalıdır.
     
    Son düzenleme: 4 Ocak 2011
    elipina, börd ve TaoOfJeetKuneDo bunu beğendi.
  9. börd
    Offline

    börd Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2011
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Savaş74 çok teşekkür ederim.

    Evet bu rahatsızlık varken diyet yapmak çok zor oluyor. Adı konmadan önce ya da dışarıdan açgözlülük, tokluk hissi yok gibi adlandırılıyor. Ama işin özü öyle değil size bunları yaptıran değerleriniz oluyor.

    Ben bünyemin farkına şimdi vardım. 2,5saatte1 yiyorum.Eğer yiyemediysem dışardaysam falan elim ayağım titremeye başlıyor.Ama saatleri takip edersem ayy gene yemek diye tok gözlü girebiliyorum öğüne.
    Artık sonuna geldim bu işin. Yapmak zorundayım, başarmak zorundayım. Yitip giden o kadar çok şey var ki...

    Spora gelince, aslında 100kadar olunca başlamaktı niyetim. Çünkü bedenim kalbim taşımaz diye korkuyordum. Ama acaba dedim işime böyle geldiği için mi kalp diyorum. Sonuçta kilo da kalbime zarardı ve yerken hiç kalp dememiştim. Objektif fikirler alabilmek adına sizlere sormuştum cevabınız tatmin etti beni.

    Dediğiniz gibi, ben şimdilik sadece beslenmeme dikkat ederek biraz hafifleyip sonrasında spora başlayım. Tekrar teşekkürler savas74.
     
  10. Jacoburak
    Offline

    Jacoburak Üye

    Katılım:
    16 Ekim 2010
    Mesajlar:
    275
    Beğenileri:
    62
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    istanbul,beykoz
    Ya sen azimle devam et başarırsın boşversene..İmkansız bişey yok burda.
     
    börd bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş