Bir Günde Neden Altı Öğün Yemeliyiz?

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve saydam tarafından 15 Mayıs 2006 başlatılmıştır.

  1. saydam
    Offline

    saydam Özel Üye

    Katılım:
    4 Eylül 2004
    Mesajlar:
    7.079
    Beğenileri:
    1.905
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    serbest
    Yer:
    Academic Sport Center
    Zayıflamak adına gazete ve dergilerde verilen moda diyetleri uyguluyor musunuz? Eğer cevabınız evet ise bu yazıyı dikkate alın.

    Moda diyetlerin ortak özelliği kısa sürede yüksek kilo kaybı sağlamalarıdır , bunu da KETOJENİK olarak tabir edilen , günlük ihtiyacınızın çok altında besin öğeleri ve kalori içerdikleri için sağlamaktadırlar. Günlük ihtiyaçlarınızı belirleyen temel öğeler gün içinde harcadığınız kalori yani hareketliliğiniz, çalışma şekliniz (masa başı, ayakta, tam zamanlı, yarı zamanlı , vardiyalı, vb...), çalışma yoğunluğunuz ( fiziksel , zihinsel, hem fiziksel hem zihinsel), yatış ve kalkış saatleriniz , cinsiyetiniz, yaşınız, boyunuz ve vücut ağırlığınızdır. Moda diyetler bu öğelerin hiçbiri göz önüne alınmadan günlük ihtiyaçlar hesaplanmadan hazırlanmaktadır.

    Sağlıklı bir şekilde kilo vermek ve bu kiloda kalmayı sağlamak için kişiye özgü beslenme programı hazırlanmalıdır. Beslenme programlarının temel özelliği az ve sık yemek yemeye dayanmaktadır. Gün içinde ihtiyaç duyulan kalori ve günlük tüketilen kalori hesaplanarak minimum 4 maksimum 8-10 öğüne paylaştırılarak dengeli bir şekilde tüketim sağlanmalıdır. 3 ana öğünün dışında ara öğünlere de yer verilmeli böylece kişi açlık duygusu ile yemek yemekten kurtarılmalıdır. Sağlıklı bir kişide besin alımını takip eden 3-4 saat içinde besinin sindirilmesi ve emilmesi tamamlanmakta , mide boşalmakta ve yeniden açlık duygusu oluşmaya başlamaktadır. Eğer oluşan bu açlık duygusu besin alımı olmaksızın bastırılır veya bastırılmaya çalışılırsa bir sonraki öğüne artmış açlık duygusu ve besin ihtiyacı ile başlanacağından gerekenden fazla besin ve kalori alınacaktır. Bir seferde gerek hacim gerekse kalori bakımından fazla besin alımının tekrarlanması mide hacminde artışa ve doygunluk hissinin daha geç sürede ve daha fazla besinle oluşmasına yol açacak bu da uzun vade de kilo alımına yol açacaktır.

    Gün içersinde alınan her besinle vücut yeniden çalışmaya başlar. Vücudun düzenli ve sürekli bir şekilde çalışmasını sağlamak için kahvaltı ile güne başlanmalı takip eden zaman zarfında her 3-4 saat te bir öğün alınacak şekilde beslenme programı ayarlanmalıdır. Burada dikkat edilecek ana konu besin seçimidir. Gerek ana öğünlerde gerekse ara öğünlerde gerekenden fazla ve yüksek kalorili besinler yerine daha az kalorili, daha düşük hacimli ve kompleks, yüksek posalı besinler tercih edilmelidir.

    Gün içinde tüketilen su miktarı da zayıflama programlarında önemli bir yere sahiptir. Son zamanlarda moda olan bitkisel zayıflama çayları sanılanın aksine zayıflama sağlamamakta tam tersi kilo vermeyi zorlaştırmaktadır. İnsan vücudunun %50 sini su oluşturmaktadır. Vücudumuzdaki suyun önemli bir kısmı kas dokusunun içinde bir miktarda yağ dokusunun içinde bulunur. Bitkisel çaylar diüretik yani idrar söktürücü ya da laksatif etki göstererek vücut suyunu azaltmakta buda tartıda daha hafif ve daha sağlıksız çıkmanızı sağlamaktadır. Yağ dokusundan kaybedilen su, yağ hücrelerini daha dirençli hale getirmekte ve zayıflamayı zorlaştırmaktadır. Kas dokusundan kaybedilen su ise vücut direncini düşürmekte , halsizlik , yorgunluk ve kırıklık hissi oluşmasına yol açar.

    Zayıflamak adına yapılan moda diyetlerin uygulanması zor ,sıkıcı ve sağlığınızı olumsuz yönde etkileyici olabilir. Sağlıklı bir şekilde zayıflamak ve ideal kilonuzu korumak için düzenli ve dengeli beslenmeli , düzenli egzersiz yapmalı ve yeterli miktar da su tüketmelisiniz.

    Şimdi tekrar düşünün moda diyetleri uygularmısınız?
     
  2. arespoem
    Offline

    arespoem Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2005
    Mesajlar:
    168
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    38
    Bu yazıdaki fikirler tamamiyle yanlış.İster moda diyetleri uygulayalım isterse dengeli beslenmeye çalışalım aslında ikisi arasında uzun vadede hiç fark yok....
    Çünkü ikisi de vüduda alınması gereken enerji miktarında kısıtlamalar yapıyor.Yani ister sağlıklı beslenme adına isterse çabuk kilo verme adına diyet yapıyor olsanızda uzun vadede kilonuz azalmaz.Hatta verdiğiniz kilolar aynen geri gelir.
     
  3. Karasan
    Offline

    Karasan Özel Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.597
    Beğenileri:
    2.070
    Ödül Puanları:
    0

    Nasil bir mantik seninkisi, anlayabilmis değilim!
    Yani, kilo fazlasi olan icin umut yok mu?
    "Sağlıklı beslenerek, azaltilmis kalori rejimi uygulandiğinda kilo veriyoruz, ama sonra aynen geri aliyoruz"
    O zaman bu isin çözümü nedir???
     
  4. arespoem
    Offline

    arespoem Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2005
    Mesajlar:
    168
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    38
    Organizmamız,alması gereken enerji miktarından daha az enerji aldığında bunu kıtlık olarak yorumluyor.Yani organizma bu durumda kıtlığa karşı savunma konumuna geçiyor.Bu durumdan kurtulmanın tek çaresi acıkma,doyma ve tokluk sinyallerini dikkate almaktır bu kadar basit yani.....
     
  5. Karasan
    Offline

    Karasan Özel Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.597
    Beğenileri:
    2.070
    Ödül Puanları:
    0
    Vücudumuzda yaü fazlası varsa, bu yağların metabolize edilmesi icin, ihtiyacımız olandan daha düsük kalori almak kacinilmazidir.
    En ideali, ihtiyacin 500 kalori altinda kalori alımı yapmak, ancak bu 750 kaloride olabilir, zaten ihtiyacimiz olandan daha az yemezsek, kilo vermek imkansiz olur!!!
     
  6. baris
    Offline

    baris Özel Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2005
    Mesajlar:
    624
    Beğenileri:
    536
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    üniversite ogr.
    Yer:
    ankara
    arepoem ;
    senin dediğin vücudun bu rejimleri kıtlık durumu olarak görmesi ve kendi savunma mekanızmasını çalıştırarak yağ yakımını zorlaştırması durumu bir anda yappılan büyük oranlardaki kalori kısıtlamalarında gerçekleşir..zaten hiç bir beslenme uzmanı da bu şekilde bir dieti önermez..eğer bir kişi 5000 kalorilik bir dietteyken,yağ yakma amacıyla bir anda 2500 kalorilik bir dieti takip etmeye kalkarsa ozaman vücut savunmaya geçer ve yağ yakımı olayı mümkün olduğunca zorlaşır..gerçi vücut daha sonraları vücut yinede içinde bulunduğu duruma adapte olarak,koşulların gerektirdiği şekilde sistemin işleyişini belirleyecektir.ve kilo vericektir.bu şekildede kilo verilir,ağırlık kaybedilir ama sağlıklı bir şekilde olmaz..bizim benimsediğimiz durum,yağ yakma dönemlerinde kalori azalımını mümkün olduğunca tedrici bir şekilde yapmaktır.örneğin gün içinde toplamda 5000 kal. alan bir kişi, zaman içerisinde bunu 4500-4000-3500-3000 vs. şekline bellirli zaman dilimlerine yayarak düşük kaloriye doğru bir geçiş yapmalıdır...en basit haliyle açıklamak gerekirse,günlük kalori alımınızın altındaki miktarlarda kalori alırsanız zayıflarsınız..bu kıstlamayı ister tedrici bir şekilde yaparak daha sağlıklı ve sağlam adımlarla dietinize yön verin..istersenizde bir ani bir düşmeyele çok şiddetli bir diet uygulayın.tabiki bu ikincisi sportif amaçlara yönelik sağlıklı bir yol değildir..ama bu yöntemle kilo verilmez demek mantıksız..evet doğru vücut başlarda bu tip durumlarda direnç gösterir,ama bir gösteriri iki gösteriri daha sonra vücudununda direnci kırılı ve içinde bulunduğu duruma adapta olmaya çalışır,ortam şartlarına uygun hareket eder.
     
  7. arespoem
    Offline

    arespoem Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2005
    Mesajlar:
    168
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    38

    Metabolizmanın zamanla direncinin kırılarak ortama ayak uydurması görüşüne katılmıyorum.Eğer böyle olsaydı diyet yapanların çoğunun mevcut kilolarını korumaları gerekirdi.Çünkü nasıl olsa metabolizama mevcut duruma ayak uyduruyor...Ama gel görki istatislikler tam tersini gösteriyor.Diyet yapanların %95'i verdikleri kiloların tamamını veya daha fazlasını en çok 5 sene içinde geri alıyorlar.
     
  8. baris
    Offline

    baris Özel Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2005
    Mesajlar:
    624
    Beğenileri:
    536
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    üniversite ogr.
    Yer:
    ankara
    diet bittikten sonra verilen kiloların geri alınması ayrı bir konu..benim öğrenmek istediğim,sen şimdi gündelik yaşamında 5000 kalori alan bir kişinin bir anada 2000 kalorilik diete geçtiğinde ..vücudun buna direnç gösterip kilo vermeyeceğinimi düşünüyorsun..ve yine belirtiyim zaman içereisinde vücut bu duruma adapte olacaktır..ilk başalrda çok büyük bir direnç göstermesine karşın,ilerleyen süreçte bu duruma uygun hareket edecektir...insan vücudu su gibidir,içinde bulunduğu kabın şeklini alır..sonuçta alınan kaloriyi bu kadar düşüren bir kişinin bünyesi zaman geçtikçe metabolizma hzını düşürerek,alınan besinlerin kullanımını grektiği yerlerde tasaruflu bir şekilde yaparak,kas hacminde küçülmeye giderek,kilo vererek sistemin işleyişine devam edecektir..bu şekilde düşük kalorili bir dietten sonra kişi eski beslenme alışkanlıklarına bir anda dönecek olursa verdiği kiloları geri alması zaten kacınılmazdır bunu tartışmaya gerek bile yok..
     
  9. Karasan
    Offline

    Karasan Özel Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.597
    Beğenileri:
    2.070
    Ödül Puanları:
    0
    Business Week dergisinin etkisinde kaldin sen sanirim :badgrin:
    Ne yapmak lazim o zaman, hayat boyu ayni kiloda mi kalacak insanlar, sismanlar sisman, zayiflar zayif...
    Nasil verilecek kilolar?
    Kisi isterse maraton kossun, harcadiği kalori kadar yemek yerse, kilo veremez, bu bu kadar basit, o zaman kalori miktarini ilimli bir sekilde düsürecek.
    Kilo verenlerin tekrar geri almasinin altinda, eski yanlis beslenme aliskanliklarina geri dönmeleri, yeterince hareket etmemeleri gibi sebepler yatiyor.
    Aktif bir yasamda insani kilolardan uzak tutar, mesela ben askerde 3 tabaktan asagi yemiyordum, ciddi hayatimda en cok yediğim dönemlerden birisiydi, kilom 86 civarindaydı, sanirim cok fazla hareket ettiğim ve kafamin mesgul oldugu icindi, ancak sadece hareket değil, tüketilen kaloriden daha fazla hareket kisiye kilo verdirir.
    Sen ne savunuyorsun cidden anlamadim...
     
  10. ARWENPOWER
    Offline

    ARWENPOWER Üye

    Katılım:
    18 Mayıs 2006
    Mesajlar:
    138
    Beğenileri:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Fitness ve Aerobic antrenör
    Yer:
    avrupa
    arespoma katiliyorum.
     
  11. arespoem
    Offline

    arespoem Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2005
    Mesajlar:
    168
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    38

    Daha önceki yazımda da söylediim gibi eğer açlık,doyma ve tokluk sinyallerine uyarsanız vücudunuz stokladığı enerjiyi zaman içinde harcayacaktır zaten.Yani genetik olarak belirlenmiş kilonuza gelene kadar kilo kaybedebilirsiniz.Bunun için kalori kısıtlamasına gitmeye gerek yok.Vücudumuzun kendine has bir ağırlık dengeleme mekanizması var.Genetiğinizde belirlenmiş kilo diyelim ki 80 olsun siz de 90 kilo olun.Siz acıkma,doyma ve tokluk sinyallerine uyduğunuzda enerji ihtiyacınız ile kullanılan enerji aynı olmasına rağmen vücudumuz sahip olduğu ağırlık dengeleme yeteneği sayesinde bu fazladan 10 kiloyu stoklarından atana kadar zayıflama devam eder taki genetiğinizde belirlenmiş olan 80 kiloya ulaşıncaya dek....
     
  12. ARWENPOWER
    Offline

    ARWENPOWER Üye

    Katılım:
    18 Mayıs 2006
    Mesajlar:
    138
    Beğenileri:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Fitness ve Aerobic antrenör
    Yer:
    avrupa
    Benim aklimdakileri düzgün türkceyle anlattin. Aynen bende öyle düsünüyorum . Ama iste bazilari sentetik ilaclarla genetigin ulasabilecegi sinirlari yok ediyorlar.
     
  13. arespoem
    Offline

    arespoem Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2005
    Mesajlar:
    168
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    38
    Burada bir yanlış anlaşılma var galiba.Siz istediğiniz diyeti yapıyor olun bu sağlıklı beslenme adı altında ya da başka bir ad altında olabilir,diyete uyduğunuz taktirde zaten zayıflarsınız bu kesin birşey....Buna herhangi bir itirazım olamaz.İşin espirisi, zayıfladığınız kiloda uzun vadede kalabiliyor musunuz yoksa kalamıyor musunuz?
     
  14. Atlas
    Offline

    Atlas Üye

    Katılım:
    6 Mart 2006
    Mesajlar:
    215
    Beğenileri:
    32
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Arespoem, yaptığın varsayımların yanlışlığı ve gerçekdışılığı karşısında resmen afallamış durumdayım. Genetik olarak belirlenen kilolar, açlık tokluk sinyalleri, ağırlık dengeleme mekanizmaları...Nerden öğrendin bunları çok merak ettim. Kilo alıp verme tamamen kalorik harcama ve alım üzerinedir. Eğer günlük harcanan kaloriden fazlası alınırsa kilo alınır, azı alınırsa kilo verilir. Ben 95 Kilodan 75'e indim bu yolla. Genetikte vücudun yağ tutmaya/yakmaya, kas yapmaya yatkınlığı belirlenir. Vücutta her kalorinin gittiği bir yer vardır. Eğer harcadığımız kadar alıyorsak "sinyallere uyup" ve vücut yağ yakıyorsa bu enerji nereye gidiyor? Enerji yok edilemez sadece dönüştürülebilir. Yazdıklarının hiçbir bilimsel dayanağı yok.
     
  15. Atlas
    Offline

    Atlas Üye

    Katılım:
    6 Mart 2006
    Mesajlar:
    215
    Beğenileri:
    32
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Evet kalabiliyorum.
     
  16. Karasan
    Offline

    Karasan Özel Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.597
    Beğenileri:
    2.070
    Ödül Puanları:
    0
    Arespoem vücut geliştirme forumuna yazıyor ancak mantığının işleyişi hem bilimselliğe hemde vücut geliştirmeye uzak.
    Vücut geliştirme, vücudu belirli çalışma yöntemleriyle geliştirmeye dayalıdır, insanlar genetik kapasiteleri içinde kaslarını geliştirmeye çalışırlar.
    Bu kapasite, kimi insanların 30 kilo kadar kas yapabilmesine izin verir, kimi insanlar ise, ancak 8-10 kilo kas yapabilirler, ancak ortak birşey vardır, idman yapılmadığı ve beslenmeye özen gösterilmediği takdirde, kazanılan kaslar yitirilecektir, doğal yapısı çok kaslı olan bir kişi, hiçbir zaman çok sıska olmayacaktır, ancak büyük oranda kas kaybedecektir idman yapmadığı ve kötü beslendiği durumda.
    Senin mantığının "mantıksızlığı" insan iradesini ve sporun özünü kavramamandan geliyor.
    Nice zayıf yapılı insanlar bu sporla muazzam kas kütlesine kavuşmuş ve bunu hayat boyu korumuşlardır, nice geniş kalçalı-yağ bağlamaya eğilimli insanlar, düzenli spor ve doğru beslenmeyle, ideale yakın ölçülere kavuşmuşlardır (bakınız Ajda Pekkan)
    Bence biraz araştırma yap, yanlış içindesin...
     
  17. baris
    Offline

    baris Özel Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2005
    Mesajlar:
    624
    Beğenileri:
    536
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    üniversite ogr.
    Yer:
    ankara
    diet sonrası kaybedilen kilonun geri alınp alınmaması farklı bir konu ama madem anlaşamadığımız nokta burası ozaman bu mesele üzerinde konuşalım..diet sonrası,özelliklede düşük kalorili dietler sonrası kişinin kaybettiği kiloları alıp almaması tamamen onun diet döneminde kazandığı fizyolojik özelliklere ve o kişinin tutumuna bağlıdır..eğer uygulanan dietle beraber sportif aktivtelerde bulunulmuyorsa ,metabolizma hızı epeyce düşecektir ve bunun da sonucu olarak mevcut diet terkedildiği zaman kaybedilen kilolar geri alınacaktır..o nedenle diet esnasında ağırlık çalışmaları,cardio egsersizleri gibi sportif faliyetlerde bulunulduğu takdirde bazal metabolizma hızıda arttırılmış olacaktır...ve bununla beraber diet bittikten sonra da günlük alınan toplam kalori miktarı küçük oranlarda azar azar zaman içerisinde arttırılırsa ,diet sırasında elde edilen form durumu büyük ölçüde korunacaktır..diet sonrasında bahsedilen kalori artımı ise belli bir seviyey kadar getirilmeli ve bu noktada sabitlenmeli..tabiki,'' ben ne de olsa azar azar artıtıyorum'' diye 2000 kaloriden 5000 kaloriye çıkarsanız yine kilo alırsınız..amaç vücudun ihtiyacı olan kaloriden fazlasını vermemektir..zaten yapılan dietlerde insana bu alışkanlığı kazandırır...yani diet sonrası kaybedilen kilolar tekrar geri alınır diye bir kaide yoktur. dediğim gibi bu durum sadece kişinin diet sırasındaki tutumuna ve onun diet sonrası gösterdiği iradeye bağlıdır....diet ,bir bakımada vücudu terbiye etmektir..kişinin beslenme alışkanlıklarını,metabolizma hızını,fiziksel form durmunu,yemek yeme alşkanlıklarındaki zihinsel tutumunu değiştirmesinde ve hayatına bu şekilde devam etmesine yardımcı olur..yani düşük kalorili diet yapmak sadece belli bir dönem kilo vermek , daha sonrasında ister istemez bu kaybedilen kiloları geri almak değildir.. . ......kaldıki sadece bu amaç güdülerek yapılan dietlerde vardır..yani sadece kısa bir süre için büyük oranlarda kilo verip diet sonrası dönemlerde tekrar verilen kiloları geri almak gibi..genelde siklet düşmeye çalışan olimpik sporcular veya yıl içini sezon içi-sezon dışı diye bölerek belirli beslenme düzenlerini takip eden vücutçular..ama sonuçta bu durum bizim tartıştığımız konuyla alakalı değil..sadece örnek vermek amacıyla belirttim....
    genetik kilo olayına gelelim.zaten genetik kilo denirken ne demek istenildiğinide tam olarak anlayabilmiş değilim,alınyazgısı gibi bir şeymi bu..merak ettiğim bir insanın genetik kilosu neye göre belirleniyor,nasıl anlaşılıyor..çevre ve ortam koşullarının bunun üzerinde ne gibi etkileri var..yada bu rakam kişin yaşam tarzına göre zaman içerisinde değişiklik gösterebiliyormu?
     
  18. Blitz
    Offline

    Blitz Özel Üye

    Katılım:
    9 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.415
    Beğenileri:
    204
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Istanbul
    72 kilo idim, herhangi bir diyet uygulamadan veya spor yapmadan, tamamen açlık tokluk sinyallerimi dinleyerek 87 kiloya çıktım sonra diyet yaptım 72 kiloya geri indim ve artık neyin sağlıklı besin olduğunu neyin olmadığını öğrenmiştim, oından sonra açlık tokluk sinyallerimi dinledim ve 72-76 kg. arası hep kaldım. Şimdi buradan çıkıyor ki, diyet yaparak ulaştığımız kiloda kalabiliriz. Öte yandan ben şimdi kas yaptım şiştim o ayrı ama eskisi gibi devam etsem diyet sonrasında indiğim 72-76 kiloda kalırdım.
     
  19. arespoem
    Offline

    arespoem Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2005
    Mesajlar:
    168
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    38
    Yazdıklarımda gerçekdışı birşey yok.Ayrıca kilo alıp verme elbetteki alınan ve harcanan kalorilerle ilgili burada karşı çıktığım birşey yok zaten....Kalori kısıtlaması yaparak elbette zayıflarsınız....
    Yazdıklarımın hiçbir bilimsel dayanağının olmadığını söylemen çok tuhafıma gitti.Yazdıklarımda bilimsel olmayan ne var?Yani ağırlık dengeleme mekanizmasını duymaman benim suçum değil senin yeterince araştırmadığını gösterir.Benim yazdıklarım bilimsel değilse o zaman Haluk Saçaklı veye Ozan Tunçer'in yazdıkları da bilimsel olmuyor.Haluk Saçaklı katıldığı her programda her fırsatta açlık,doyma ve tokluk sinyallerinin öneminden bahsediyor.Vücudumuzun ağırlık dengeleme mekanizmasından bahsediyor hatta Ozan Tunçer 300 küsür sayfalık bir kitabı sadece açlık,toklu ve doyma sinyallerinin önemini vurgalamak için yazıyor ve hala benim söylediklerim bilimsel bir dayanağa oturmuyor öyle mi?
     
  20. Karasan
    Offline

    Karasan Özel Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.597
    Beğenileri:
    2.070
    Ödül Puanları:
    0
    Yanlış yorumluyorsun, senin meselen bu...
     

Sayfayı Paylaş