Aspartam

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve Tugba24 tarafından 13 Mart 2005 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 2 üye.
  1. Tugba24
    Offline

    Tugba24 Üye

    Katılım:
    8 Mart 2005
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    24
    Yer:
    İzmir
    Selamlar

    Dün internette, aspartam ve metanol zehirlenmesi ile ilgili bir konu buldum. Bildiğiniz gibi aspartam denilen madde, Diet Cola ve Şeker hastalarının diyetlerinde, şeker yerine kullanılan, fakat şeker olmayan, yapay bir tatlandırıcı. Daha sonra gidip, Whey Protein tozumun muhteviyatına baktım ki, içerisinde aspartam ihtiva ediyor...

    Konuyla ilgili yazı budur. Ve bunu yalanlayan bir başka yazıyıda buraya gönderiyorum. Görüşleriniz nedir? Aspartam hemen hemen her türlü protein tozunun içerisinde bulunabilen bir madde.
    Amaç kafaı bulandırmak değil.
    Ama madem böyle bir yazı çıkmış ortalıkta dolaşıyor, sağdan soldan nasıl olsa duyarsınız...

    2001 yılı Ekim ayında kız kardeşim çok hastalandı, mide spazmları vardı,
    dolasmakta zorlanıyordu, yürümek ise başlı başına bir sorundu.Sadece yataktan
    kalkması bile onu tüketiyordu, o kadar çok ağrısı vardı.2002 yılı Mart ayında
    biyopsiler alındı, ve 24 degisik ilaç almaya başladı. Doktorlar kendisinde ne
    olduğunu bulamıyorlardı. O kadar çok ağrısı vardı ve o kadar hasta idi ki,
    ölmekte olduğunu biliyordu.Evini, banka hesaplarını, yaşam sigortasını ve diğer
    şeylerini en büyük kızının adına kaydettirdi, ve küçük çocuklarının en büyük
    kızı ile birlikte olmalarını sağladı..
    Son bir keyif yaşamak istiyordu, böylece 22 Mart günü(tekerlekli iskemlede
    olmak kaydiyla) Florida'ya gitmeyi planladı.19 Mart günü testlerinin nasıl
    geçtiğini öğrenmek için kendisini aradım, testlerde bir şey bulunamadığını, ama
    kendisinde MS olduğunu düşündüklerini söyledi. Çok şaşırdım, sonra bir
    arkadaşımın bana e-mail olarak gönderdiği bir yazıyı hatırladım, ve ona sordum:
    Diyet içecekler içiyor musun?Evet dedi, o anda da bir tanesini açıp içmek üzere
    olduğunu söyledi, açmamasını ve diyet meşrubat içmemesini söyledim,
    bahsettiğim yazıyı e-mail ile kendisine gönderdim. Telefon konuşmamızdan 32 saat
    sonra beni aradı, diyet meşrubat içmeyi bıraktığını ve yürüyebildiğini, merdiven
    çıkabildiğini ve adale spazmlarının kaybolduğunu söyledi.%100 iyileşmemişti
    ama kesinlikle çok daha iyi hissediyordu. Makaleyi doktorlarına göstereceğini
    ve eve dönünce beni arayacağını söyledi.Beni aradı, doktoru çok etkilenmişti
    ve diğer MS hastalarını arayarak suni tatlandırıcı kullanıp kullanmadıklarını soracağını söylemişti.
    Bir kabupğun içinde diyet meşrubat içindeki aspartam maddesiyle
    zehirleniyordu ve yavaş yavaş ölüyordu.
    22 Mart Florida'ya giderken tek bir hap almıştı - bu da zehirlenmeye karşı
    olan haptı, iyileşme yolundaidi, ve yürüyebiliyordu!!!Tekerlekli iskemle
    olmaksızın!!!Işte aşağıdaki bu makale hayatını kurtarmıştı.

    Hayat kurtaran makale:

    Etikette "SEKERSIZ" yazıyorsa ASLA KULLANMAYI DÜSÜNMEYIN BILE!!
    'NutraSweet', 'equal' ve 'Spoonful' markalari ile pazarlanan "ASPARTAM"
    hakkinda DÜNYA ÇEVRE KONFERANSINDA birkaç gün konuşma yaptım. EPA'ya yönelik
    bir yazıda 2001 yılında Birleşik Amerika'da multiple sclerosis ve sistemik
    lupus salgını olduğu, hangi zehirin bunun yaygın hale gelmesine neden
    olduğunun anlaşılamadığı belirtilmişti. Ben ayağa kalktım ve tam bu konuda konferans
    vereceğimi söyledim.Aspartam'ın neden bu kadar tehlikeli olduğunu
    açiklayayim: Bu tatlandiricinin isisi 86ºF seviyesine ulasinca, aspartam içindeki metil
    alkol eformaldehite, sonra da formik aside dönüsüyor, bu da metabolik
    asidosise yol açiyor. Metanol zehirlemesi diger kosullari açisindan multiple
    sklerosise benziyor.Insanlara yanlislikla multiple sklerosis teshisi konuyor. MS
    ölüme yol açmazken metanol zehirlemesi öldürücü oluyor! Sistemik lupus da
    neredeyse en az multiple sklerosis kadar yaygin hale geldi, özellikle Diet Coke ve
    Diet Pepsi içenler arasinda! Kurban genellikle suçlunun aspartam oldugunu
    bilmiyor. Kullanmaya devam ediyor, lupus da artik yasami tehdit edecek düzeye
    ulasiyor. Diyet içecekleri biraktiktan sonra sistemik lupus hastalarinin
    asistematik hale geldiklerini gördük.Multiple sklerosis teşhisi konan hastalarda
    (aslinda bunlar metanol zehirlenmesi hastalari idi) semptomlari çogu kayboldu.
    Görüs yeteneginin geri kazanildigi ve isitme duyusunun önemli ölçüde
    iyilestigini gördük. Bu tinnitus vakalarinda da geçerli idi.
    Bir konferansimda "Aspartam kullaniyorsaniz (NutraSweet,Equal,Spoonful vs)
    ve fibromalji, spazmlar, ani agrilar, bacaklarinizda uyusma,kramp, vertigo,
    bulanti, bas agrilari, tinnitus,eklem agrisi, depresyon, endise ataklari,
    bozulan konusma, bulanik görüs veya hafiza kaybi semptomlarindan sikayetçiyseniz
    muhtemelen aspartam hastasinizdir. Konferans esnasinda ayaga kalkan kisiler"Bu
    semptomlardan bazilari bende de var" "Bundan kurtulmak mümkün mü?"diye
    sordular. Evet! Diyet mesrubat içmezseniz ve gida etiketlerinde yazili aspartam
    kelimesine dikkat ederseniz, evet! Çok ciddi bir sorunla karsi karsiyayiz. Bir
    yabanci Bay Espisto'ya(konusmacilarimdan birisi) ve bana geldi ve "Neden bu
    kadar çok insanin MS derdi oldugunu bana söyleyebilir misiniz?" dedi.Bir
    hastaneye yaptigimiz ziyaret esnasinda bir hemsire agir Diet Coke bagimlisi olan
    alti arkadasinin tümünde MS sorunu oldugunu söylemisti.Bu tesadüfün ötesinde
    bir durumdu! Diet Coke ve Diet Pepsi vs.BU BIR DIYET ÜRÜNÜ DEGILDIR! Kongre
    Raporuna göre karbonhidrat birikimine neden oluyor ve sizi
    sismanlatiyor.Formaldehit yag hücrelerinde depolaniyor, özellikle kalça ve basenlerde birikiyor.
    Dr Roberts, bir kez bu ürünleri birakinca ekstra spor vs yapmaksizin deneme
    süresi içinde 19 kilo kaybeden hastasi oldugunu belirtiyor.Aspartam özellikle
    seker hastalari için tehlikeli.Hastalarinda retinopati oldugunu düsünen
    hekimlerle konustuk, aslinda hastalarindaki semptomlarin nedeni aspartamdi.
    Aspartam kan sekerinin kontrolden çikmasina yol açiyor. Bu nedenle seker hastasi
    proteinde bulunan diger amino asitler olmadan aspartik asit ve fenilalanin
    maddelerinin nörotoksik hale gelmesi nedeniyle hafiza kaybindan sikayet ediyor.
    Aspartik asit ve fenilalanin kan beyin bariyerini asiyor ve beyin nötronlarini
    harap ediyor, seker hastalarinda (seker hastasi olmayan hastalarda da)
    çesitli tipte beyin hasari, nöbet hali, depresyon, manik depresyon, panik ataklar,
    öfke ve siddete neden oluyor (Körfez Savasinda savasan kadin ve erkeklerin
    tükettikler binlerce Diet Coke ve Diet Pepsi içinde bulunan aspartam iyi
    bilinen Körfez Savasi Sendromunun nedeni olabilir).
    Dr. Roberts dogum arizalarina yani gebe kalma ve ilk gebelik döneminde
    tüketilmesi halinde zeka geriligine neden olabildigi konusunda uyariyor. Çocuklar
    özellikle nörolojik bozukluklar açisindan büyük risk tasiyorlar ve NutraSweet
    kullanmamalari gerekiyor.NutraSweet'e bagli olarak çocuklarda görülen nöbet
    hali ve diger bozukluklara iliskin çesitli vaka bildirebilirim. Maalesef
    anneleri çocuklarindaki bozuklugun aspartama bagli oldugu konusunda ikna etmek
    her zaman kolay olmuyor. Ancak deneme-yanilma metodu ile diger anneleri
    çocuklarinin sagligini ellerinde tuttuklari konusunda uyarabiliyor. seker
    metabolizmasina (ki seker hastalari için ideal) yardimci olan ve SUNI TATLANDIRICI
    OLMAYAN tatli bir bitki olan Stevia FDA tarafindan onaylanan bir diyet ürünüdür.
    MONSANTO'ya bagli olduklarindan FDA yillarca bu tatli gidayi göz ardi etti.
    Bu konuda mevcut literatür: EXCITOTOXINS: THE TASTE THAT KILLS (Öldüren
    Tad)Dr Russell Blayblock (Health Press) 1-800-643-2665 ve DEFENCE AGAINST
    ALZHEIMER'S DISEASE(Alzheimer Hastaligina Karsi Savunma Dr H J Roberts.
    Dr. Roberts ayni zamanda bir diyabet uzmanidir. Bu iki hekim aspartamin
    öldürücü etkisini gösteren vakalarin yer aldigi bir çalismayi Internette
    yayinlayacaklar.
    American College of Physicians Konferansina göre "bu ölümcül zehrin neden
    oldugu nörolojik hastaliklar salginindan bahsediyoruz."
    Sorun bu: aspartamin 100 farkli üründe bulunduguna dair Kongre tezleri
    mevcut. Ilk tezden sonra pes pese iki tez sunuldu, ana bir faydasi olmadi. Hiçbir
    sey yapilmadi. Ilaç ve kimyasal madde lobilerinin cepleri çok dolu. Bu madde
    halen bes binden fazla üründe bulunuyor ve HASTALAR TÜKENIYOR!!
    Aspartamin yaraticisi olan MONSANTO'nun bunun ne kadar öldürücü oldugunu
    bildiginden eminim. Birçok kurulusun yani sira Amerikan Diyabet Dernegi,
    Amerikan Diyetetik Dernegi, Amerikan Tip Fakültesi Konferansina fon sagliyorlar. Bu
    New York Times gazetesinde yayinlandi, ama bir faydasi olmadi. Bu dernekler
    herhangi bir katki maddesini tenkit edemiyorlar veya MONSANTO ile
    baglantilarini açiklayamiyorlar çünkü gida sanayiinden para aliyorlar ve ürünlerini
    desteklemek zorundalar.
    Senatör Howard Hetzenbaum tüm bebek, hamileler ve çocuklari aspartamin
    tehlikeleri hakkinda uyaran bir yazi yazdi. Bu yazida toplumda mevcut sorunlar
    (nöbet hali, beyin kimyasinda meydana gelen degisiklikler, nörolojik ve davranis
    bozukluklari; semptomlar)hakkinda yapilan bagimsiz çalismalar da yer
    aliyordu. Bu yazi güçlü ilaç ve kimya lobileri tarafindan yok edildi, böylece
    herhangi bir süphe tasimayan insanlar hastalik ve ölüm karsisinda çaresiz kaldilar.

    Dr. Roberts



    Yazının bulunduğu internet sitesi:

    http://www.kibris.net/kktc/saglik/dr_roberts_yazi.htm
     
  2. Tugba24
    Offline

    Tugba24 Üye

    Katılım:
    8 Mart 2005
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    24
    Yer:
    İzmir
    Buradaki yazı da , bir nevi bu olayı yalanlar nitelikte.
    Bunuda yazmak istedim yazmadan olmazdı...

    Not: Universal, Perfect ve daha bir sürü protein tozu üreten firmaların,
    ürünlerinde , tatlandırıcı olarak bu madde kullanılıyor.
    Weight Gainer'da yok galiba. Çünkü zaten aspartam kilo almamak için :)

    Ağzımızın tadını bozuyorlar

    SAYI: 502 | Şule Altundağ - aksiyon@aksiyon.com.tr


    Bir süredir, diyabetli hastaları tedirgin eden bir söylenti dolaşıyor ortalıkta. Yapay tatlandırıcıların sağlığa zararlı olduğu yönündeki iddiaları duyan hastaların bir kısmı tatlandırıcı kullanmayı kesti. İddiaların, yabancı bir firma tarafından diğer üreticileri karalama amacıyla ortaya atıldığı söyleniyor.

    Son aylarda bazı diyabetli hastalar, şeker hastalığının tedavisinde kullanılan tatlandırıcıları rafa kaldırdı. Hastaları bu denli korkutan sebep internette dolaşan birtakım yazılardı. Elektronik postayla okuyucuya ulaşan yazılarda, yapay tatlandırıcı kullanmanın sağlığa zararlı olduğu, hatta insanları ölüme sürüklediği iddia ediliyordu. Ayrıca, unutkanlığa ve mesane kanserine yol açtığı yönündeki söylentiler de vardı. Öyle ki, haberler,internetle uzaktan yakından ilgisi olmayan yaşlıları dahi etkiledi. Söylentileri dikkate alanların bir kısmı ya şekersiz sıvı tüketmeye ya da diyabet hastalığının tedavisinde tavsiye edilmeyen beyaz şeker kullanmaya meyletti! Doktorlar ise, yayılan olumsuz haberlerin aksine, yapay tatlandırıcıların önerilen miktarlarda alınması halinde sağlık açısından hiçbir zararının olmadığını ifade ediyor.

    İddiaların arkasında Amerikan firması var

    Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Endokronoloji Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Bereket, söz konusu söylentilerin “Stevia” adındaki bir Amerikan tatlandırıcı firması tarafından ortaya atıldığını iddia ediyor. İnternette dolaşan elektronik postayı incelediğini söyleyen Bereket, “Yurtdışında bitkisel tatlandırıcı ürettiğini söyleyen birçok firma var. Bizde yalnız Mısır Çarşısı’nda satılan, şeker hastalığına iyi geldiği söylenen karışımlar vardır. Hatta bazısı hastalığa kökünden çözüm getirir. Tabii ki bunlar doğru değil” diye konuşuyor. Prof. Dr. Bereket’e göre, söz konusu Amerikan firması da bitkisel tatlandırıcı ürettiğini ve bu ürünün yan etkisi olmadığını savunuyor. Fakat Amerikan İlaç ve Gıda Kuruluşu’nun (FDA) testlerini henüz tamamlamamış değil.
    Yapay tatlandırıcıların zararlarını anlatan yazıda, adı belli olmayan bir şahıs bir olay aktarıyor. Buna göre, şahsın Amerika’da yaşayan hasta kız kardeşi, mide spazmları geçirir ve gün geçtikçe yürümekte zorlanır. Nihayet son günlerini geçirmek üzere Florida’ya gider. Doktorlar, bu kişide MS denilen (Multiple Sklerosise) nörolojik bir tür hastalık olabileceğini belirtir. Hikayeyi anlatan, diyet içeceklerin bu tip hastaları ölüme sürüklediğini duyarak kardeşine telefon eder. Elinde bir diyet içecek olduğunu öğrenir ve içmemesini söyler. Kız kardeşi diyet içeceği bıraktığı andan itibaren 32 saat içinde tekerlekli sandalyeyi iterek ayağa kalkar! Türk filmlerindekini aratmayan bir mucize gerçekleşir...

    Yazı şu sloganla devam ediyor: “Etikette şekersiz yazıyorsa asla kullanmayı düşünmeyin.” Ayrıca, “Nutrasweet”, “Equal” ve “Spoonful” markalarıyla pazarlanan yapay tatlandırıcı maddesi ‘Aspartam’ın tehlikelerinden sıkça bahsediliyor. Bu maddenin MS hastalarında ölüme sebep olan metanol zehirlenmesi, Diyet Coke ve Diyet Pepsi içenlerde görme ve işitme bozuklukları, ani baş dönmeleri ve eklem ağrıları, bacaklarda uyuşma, hafıza kaybı, endişe atakları ve konuşma bozukluklarına yol açtığı da iddia ediliyor. Yazıda, zamanı ve yeri belli olmayan bir konferansta, uzman kişilerin aspartamın zararlarını ispatladıkları da iddia ediliyor.

    Hedef diğer tatlandırıcı firmalar

    Tüm dünyada ilaç ve özel amaçlı beslenme ürünleri ile tatlandırıcıların kullanımına izin veren Amerikan İlaç ve Gıda Kuruluşu (FDA), bitkisel tatlandırıcı markası ‘Stevia’ya, gerekli testlerden geçmediği için ruhsat vermemiş. Prof. Dr. Abdullah Bereket, bu tip söylentilerin FDA’nın reddettiği firma tarafından diğerlerinin güvenini sarsmak ve pazardan pay kapmak amacıyla yayıldığını söylüyor. Anlatılanların araştırma sonuçlarına değil de kişisel gözlemlere dayanması doğruluk payını zayıflatıyor. Aspartamın kan şekerini yükselttiği iddiasına Bereket, “Doktorlar bu bilgideki çelişkiyi kolayca fark eder. Normal insanlar fark edemeyebilir” diye karşı çıkıyor.

    Steviacılar ise hem FDA’yı eleştiriyor hem de kurumdan onay aldıklarını iddia ediyor. Bereket, “Çocuk ve genç diyabetinde, gerekli testlerden geçmemiş ürünler kadar alternatif tıp ürünlerinin de bir değeri yoktur. Çünkü bilimsel araştırmaların üreticiye yüklediği külfet, ticari kaygılarla hareket edenlerin pek işine gelmiyor” diyor.

    6 binden fazla gıdada yapay tatlandırıcı var

    Doktorun belirttiği ölçülerde kullanılan yapay tatlandırıcıların sağlığa hiçbir tehdidi yok. Normal şekerden kat kat az kalori içeren ürünleri, obez ve diyabetli hastaların yanı sıra normal insanlar da kullanıyor. Örneğin ‘sakarin’ 40 yıldır insan hayatında. Sakarin, çay şekerinden 300-400 kat, aspartam 180, asesü lfam potasyum 200 ve siklamat 30 kat daha tatlı. Bitkisel şeker olan fruktoz ve şeker alkolleri ise (sorbitol, mannitol, ksilitol, izomalt), kan şekerini belli oranda yükseltiyor. Prof. Bereket, “Doktorlar olarak mümkün derecede doğal ürünleri öneririz. Fakat yapay tatlandırıcılar, uzun yıllar yapılan yoğun deneyler sonucu piyasaya çıkarılır. Bugün 6 binin üstünde gıdada yapay tatlandırıcı var. Konu yalnız diyabetik hastaları ilgilendirmiyor. Çocukların, gebeler ve süt veren annelerin kullanmasında da günlük önerilen limitler dahilinde sakınca olmadığı saptanmıştır” diye konuşuyor. Diyabetli ve şişman hastalarda, fazla kalorili beyaz şekerin yerine tatlandırıcıların kullanılmasını öneren Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi, Sağlık Eğitimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Emel Alphan ise, 1975-2004 yılları arasında gerçekleştirilen araştırmaların sonuçlarına dikkat çekiyor. Buna göre, 1970’lerde ‘sakarin’ kullanımı ilk sırada iken, daha sonraki yıllarda toplumun damak zevkine uygun, çabuk eriyebilen ve daha ucuz olan ‘siklamat’ içerikli tatlandırıcılar tercih edilmeye başladı. 2001’de ise ‘aspartam’ öne çıkmasına rağmen ‘siklamat’ da kullanılmaya devam etti. 2004’te her ikisinin de kullanımının azaldığı tespit edilmiş. Alphan, “Bunda tatlandırıcılarla ilgili olumsuz görüşlerin etkisi var. Ama halkın şekersiz içeceğe yönelmesini de, şeker tüketimi açısından bir bilinçlenme olarak değerlendirebiliriz” diyor. Çalışmalar ise tatlandırıcıların tanınmadığını ortaya koyuyor.

    Aspartamı kullanamayan hastalar

    Türk Diyabet Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık, yapay tatlandırıcılardan protein tabiatındaki aspartamın fenulketonüri hastalarınca alınmasının sakıncalı olduğunu söylüyor. Çünkü fenilketonüri hastalarının ömür boyu fenilanin içeren proteinlerden kaçınmaları gerek. Her şeyin fazlası zarar olduğundan bu kaide yapay tatlandırıcılar için de geçerli. Mesela, mannitol ve ksilitol fazla kullanıldığı zaman ishale yol açıyor. 1970’li yıllarda yapılan deneylerde, deney hayvanın ağırlığının 5-6 katı verilen sakarin ve siklamatın mesane kanseri yaptığı bulunmuş. Yasaklanan sakarin, 1990’larda insanda kansere yol açmadığı bulgusuyla tekrar serbest bırakılmış. Bugün ABD’de tatlı gıdaların neredeyse tamamında aspartam kullanılıyor. Çünkü beslenme alışkanlıkları birtakım hastalıklara davetiye çıkarıyor. İskandinav ülkelerinde şekerli sakızlara çocukların diş sağlığı için ksilitol ekleniyor. Prof. Dr. Bağrıaçık, “Bugün dünyada milyarlarca insan yapay tatlandırıcı kullanıyor. Yeterli miktarda kullanıldığında hiçbir zararı yok. Biz diyabetlilere günde 8-10 adede kadar sakarin, dulcaryl öneriyoruz” diyor.

    Türk Diyabet Cemiyeti’nin 1959’dan günümüze kadar 32 bin kişinin taranmasıyla yaptığı araştırmalara göre, Türkiye’de her 100 kişiden 9’u diyabetli. Bu da 6 milyon 300 bin kişi anlamına geliyor. Ayrıca şeker hastalığı olduğunu bilmeyen 3 milyon kişi var. Diyabet hastalarının yüzde 98’i tatlandırıcı kullanıyor. Hastaların yüzde 15’ini “tip 1” denilen genç diyabetliler; yüzde 85’ini ise “tip 2” denilen erişkin diyabetliler oluşturuyor. Çocuklarda 15-16 yaşına kadar aspartam ve asesülfam içeren tatlandırıcılar öneriliyor.

    Sakarincilerle aspartamcıların savaşı

    Yapay tatlandırıcı firmaları, iddialara farklı bir bakış getiriyor. Eczacıbaşı firmasından Cem Pektaş, konunun sakarinle aspartam kavgasına dönüştüğünü söylüyor. Dünya pazarında aspartamın sakarine göre daha yeni ve tercih edilen madde olması söylentilerin yayılmasında temel etken. Bir ara, Irak’taki Amerikan askerlerine gönderilen, aspartam içerikli diyet kolaların çöl sıcağında bozulduğu iddiası ortaya atılmış. Fakat bu tıbbi sonuçlara dayandırılmamış. Pektaş, “Sağlık konularında Amerika’da bir önlem dalgası olmadığı sürece bizde de harekete geçilmez. Sağlık Bakanlığı bilimsel araştırmaları dikkate alır” diyor.

    Firmaların ürünlerini pazara sokmak için sansasyon meydana getirdiğini söyleyen Pektaş, Eczacıbaşı’nın satışlarında azalma görülmediğini belirtiyor. 1995 yılından beri ‘Canderel’i üreten Ali Raif firmasının Ürün Müdürü Çiğdem Alp ise, “Dönemsel olarak tatlandırıcılarla ilgili bu gibi haberler yayılıyor” diyor. Kullanıcılar, firmaya telefon açıp zararlarını ve ne kadar kullanabileceklerini danışıyorlarmış. Firma, müşterilerinin sorularını cevaplayarak onları ikna ediyor. “Aspartam şu anda 90’ın üzerinde ülkede kullanılıyor” diyen Alp’e göre, Türkiye’de yapay tatlandırıcı pazarının hacmi 7,88 milyon dolar.

    Beyaz un ve şekerden kaçının

    Bitkisel tedavi konusundaki uzmanlardan Dr. Ender Saraç, doğal ürünlerin tercihinden yana. “Doğa neyi hangi şartlarda üretiyorsa doğru olan odur. Beyaz un ve şekerden uzak durun; doğal meyvalarla sebzelerle şeker ihtiyacınızı karşılayın veya şeker kullanmadan buruk tatları tercih edin” tavsiyesinde bulunan Saraç’a göre, yapay tatlandırıcılarla ilgili araştırmalar tamamlanmadığından bu konuda fazla bir şey söylemek doğru değil. Obezlerin ve diyabetli hastalarının ise mutlaka yapay tatlandırıcı kullanması gerekiyor.


    Yazının bulunduğu link:

    http://www.aksiyon.com.tr/yazdir.php?id=12621
     
  3. Tugba24
    Offline

    Tugba24 Üye

    Katılım:
    8 Mart 2005
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    24
    Yer:
    İzmir
    [​IMG]

    Bende bundan kullanıyorum.
    Other Ingredients bölümündeki son satırlara bakın.
     
  4. guardbody
    Offline

    guardbody Özel Üye

    Katılım:
    24 Ağustos 2004
    Mesajlar:
    3.414
    Beğenileri:
    1.565
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    KALİTE TEKNİSYENİ
    Yer:
    MAGNESIA
    ızmırden katıldıgını yazmıssın.hangı markanın urunu bu?yazarmısın?
     
  5. ALPEREN
    Offline

    ALPEREN Özel Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2005
    Mesajlar:
    956
    Beğenileri:
    468
    Ödül Puanları:
    0
    Ek besinlerin neredeyse tamamında Aspartame ve acesulfame potassium tatlandırıcı maddeler kullanılmaktadır.Bu konuda benimde birçok şüphem vardı,ancak yaptığım araştırmalar sonucu bu 2 maddeninde "güvenilir" olduğunu öğrendim.Nitekim FDA tarafından onaylanan maddelerdir.Önemli olan ürünleri üzerlerinde yazan orandan fazla kullanmamak,zaman zaman ara vermektir...


    http://www.uhhealthsmart.com/article_search_logic.lasso?content_id=26338&content_cell=cancer
     
  6. Tugba24
    Offline

    Tugba24 Üye

    Katılım:
    8 Mart 2005
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    24
    Yer:
    İzmir
    O ürün, universal firmasının super whey pro ürünü.


    Alperen;

    Dozaj konusunda sıkıntılarım var.
    Çünkü, bu gibi tozları , yağ yapmasın diye kullanıyorum.
    O yüzden yüksek protein ihtiyacımı, tozların üzerinde yazan miktarlardan daha fazlasını kullanarak karşılıyorum. Bir çok kişide, her ne sebeple olursa olsun, bu tozları , üzerlerinde yazan miktarlardan daha fazla alıyorlardır.

    Bu durumda, aspartam yada diğer maddeye daha çok maruz kalıyoruz.
    Ama bence, bu haberlerin bir çoğu, sahte.

    Sakarinciler , Aspartamcılara karşı, böyle bir karalamaya girmiş olabilirler.

    Gönderdiğin linki inceledim.

    Yüksek dozlarda gerçerlidir diyor. Ama ben protein tozunun bir ölçeğinde ne kadar aspartam yada Acesulfame Potassium var bilemiyorum.

    Kutunun üzerine dikkatlice bakmama rağmen göremedim.

    Sen biliyormusun? 30 gr protein tozunun içinde sence kaç mg aspartame yada Acesulfame Potassium olabilir?
     
  7. ALPEREN
    Offline

    ALPEREN Özel Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2005
    Mesajlar:
    956
    Beğenileri:
    468
    Ödül Puanları:
    0
    Whey proteinde günlük 30gr doz yeterli.Fazlası yağa dönüşebilir,ayrıca sakıncalı olabilir.

    Kullandığım ürünün içeriğinde de yazmıyor.(ultimate nut. whey pro) aslında yazması lazım,bazı ürünlerde yazıyor.
    Bu katkıların nekadar olduğu belirtilmemiş,ancak araştıracağım.Bir bilgiye ulaşırsam yazarım.

    Optimum nutr. bu tip katkılar içermeyen "natural" diye geçen protein tozu var,ancak Türkiye'de satışı yok.
     
  8. ALPEREN
    Offline

    ALPEREN Özel Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2005
    Mesajlar:
    956
    Beğenileri:
    468
    Ödül Puanları:
    0
    Ultimate nutrition whey supreme üründe 30mg acesulfame K varmış.
    Diğer ürünlerinde de yaklaşık böyledir.

    30gr=30mg denebilir.
     
  9. sheridan
    Offline

    sheridan Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    381
    Beğenileri:
    107
    Ödül Puanları:
    53
    senelerdir böyle dümenler artık sıkıldım yani neye bok atacaklarını şaşırıyorlar abi ondan önce sigarayı yasaklasınlar bence şeker aspartamdan kat ve kat zararlı şeker yerine pekmez bal diyorum sonuçta cok daha fazla besleyici ama şunlarıda söylemeden geçemeyeceğim senelerdir colaya atılan boklar vs ben senelerdir normali olsun dieti olsun aşırısına kaçmış bi insanım hatta denek olarak bile kullanabilirler :) günde yaklaşık 3 litre tüketiyorumdur ortalama fakat ne yağlandım ne bişey normal kola yağlandırmıştı :)))) (belirteyim):)
    yan etkileri konusunda en çok sıkan gaz yapar mideyi şişirir hiçbir besleyici özelliği yoktur...yani gereksizdir ama dünyaya bir kere geliyoruz arkadaşlar bu kadarda ağız tadımızı bozmayalım :)

    http://www.beo.org.tr/dosyalar/aspartam.htm
    http://www.tubitak.gov.tr/sid/28/pi...m;jsessionid=3CB7F19D8035F9D3842AD38BDACFCDB8
     
    extreme_sports bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş