Anti-Kortizol gıdası olarak Çikolata?

Konusu 'Türkceye Çevirilen Yazilar' forumundadır ve vinternatt tarafından 1 Şubat 2011 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 5 üye.
  1. vinternatt
    Offline

    vinternatt Üye

    Katılım:
    3 Eylül 2010
    Mesajlar:
    286
    Beğenileri:
    382
    Ödül Puanları:
    73
    Anti-Kortizol gıdası olarak Çikolata?
    [​IMG]

    Bir çok insan için daha sağlıklı bir yaşam biçimini denemek zorlu olabilir. Pazar günü öğleden sonra TV karşısında kanepede keyif yapmayı yoğun bir aerobik egzersizle değiştirmek veya tatlı yerine ikinci bir tabak sebze istemek pek çok insanın eğlence anlayışı değildir. Bu yüzden bazı insanlar kendi diyet planlarındaki kurallar için farklı yollar aramaya veya “sağlıklı” kelimesinin anlamını değiştirmeye çalışırlar. Diğerleri ise daha yaratıcı bir yaklaşım gösterir ve neden kendi favori yiyeceklerinin yararlı olabileceğinin mazeretlerini bulmaya çalışırlar. Bu bazen “Ama çilekli cheesecake'in içinde meyve var!” şeklinde komik mızmızlanmalara yol açsa da bilimsel olarak yararları desteklenen bazı gizli sağlıklı yiyecekler de var. Bunlardan biri de hiç şüphesiz bizler için avantajlı olan çikolata...

    Yanlış duymadınız, çikolatanın stresli bir günün ardından veya kötü bir ayrılıktan sonraki rahatlatıcı etkisinin dışında da faydaları var. Her ne kadar çikolatanın içindeki kafein potansiyel olarak faydalı olsa da, miktarı diğer potansiyel kaynaklara göre daha azdır. O halde çikolatayı harika yapan ne? (Tadı dışında.) Bilim adamları son zamanlarda bu sorunun cevabını aradılar ve sonuçlarını Journal of Proteome Research'ün son sayısında yayınladılar.

    Araştırmacılar bir grup erkek ve kadını toplayıp, bunlardan, 2 hafta boyunca her gün 40 gram siyah (bitter) çikolata tüketmelerini istedi. Araştırmacılar, araştırma öncesinde, araştırmanın ortasında ve araştırma sonunda bu insanların kan ve idrar örneklerini topladı. Çalışmanın kısa süresine rağmen, bilim adamları çikolata tüketiminin önemli faydalarına ulaştılar. Çalışma öncesinde anksiyete (bunalım, huzursuzluk vb) sıkıntısı çektiği tanımlanan katılımcıların biyolojik sıvı örneklerindeki kortizol ve adrenalin yoğunluklarında kayda değer azalmalar görüldü. Kortizol, vücut stress altındayken, örneğin vücudun korkuya karşı verdiği “dövüş ya da kaç” tepkisi anında, salınması nedeniyle daha çok stress hormonu olarak bilinir. Anlık bir enerji artışı sağlasa da kronik olarak yükselen kortizol seviyeleri tehlikelidir ve kalp rahatsızlıklarına, kas dokusu azalmalarına ve karın bölgesi yağlanmasına neden olabilir. Aynı şekilde, adrenalin de benzer durumlarda salgılanır ve stresin işaretçisidir.


    Araştırmacılar, bu değişikliklerin çikolatanın bağırsak florasındaki etkisinden kaynaklandığını düşünüyorlar. Varolan mekanizma ne olursa olsun, bu çikolata severler için iyi bir haber. Ancak bu sadece çikolatadan oluşan bir diyete geçmek için bir mazeret değil. Koyu çikolata, sütlü çikolataya nazaran daha az şeker miktarına sahip olsa da yüksek oranlarda yağ ve çok az miktarda protein içeriği nedeniyle ideal bir yiyecek değil. Fakat ölçülü olmak şartıyla çikolatanın faydaları olduğu gözüküyor.


    Kaynak:

    1. Martin, F-P.J., et al. Metabolic Effects of Dark Chocolate Consumption on Energy, Gut Microbiota, and Stress-Related Metabolism in Free-Living Subjects. Journal of Proteome Research, 2010; 8: 5568-5579
    Orijinal Makale: blog.bodybuilding.com/StudiesAndResearch/2010/12/06/chocolate_as_an_anti_cortisol/

    Fotoğraf: Graeme Weatherston, freedigitalphotos.net, royalty free license.

    Çeviren: vinternatt
     
    Rambo16, Azi, Body06 ve diğer 5 kişi bunu beğendi.
  2. Bodysoft
    Offline

    Bodysoft Üye

    Katılım:
    13 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    410
    Beğenileri:
    463
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Bilgisayar Programcısı
    Yer:
    İstanbul
    Merhaba,
    Çeviri ve bilgilendirme için teşekkürler ancak yukarıda ki cümle de bir hata var gibime geliyor. Kafein'in potansiyel olarak faydalı olduğu belirtiliyor. Ben mi yanlış anlıyorum...

    Kafein çok ciddi zararlı olabilen bir maddedir ve aslında uzak durulması gerekir. Her ne kadar enerji içeceklerinde ve bir takım enerji veren besinlerde kullanıldığı aşikar olsa da tamamıyla uzak durulması gereken bir madde olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır.

    Çeviri ve bilgilendirme için tekrar teşekkürler...
     
    Azi bunu beğendi.
  3. vinternatt
    Offline

    vinternatt Üye

    Katılım:
    3 Eylül 2010
    Mesajlar:
    286
    Beğenileri:
    382
    Ödül Puanları:
    73
    Kalp rahatsızlığı ve özel sağlık durumu olan insanlar için söyledikleriniz bir noktaya kadar doğru sayılabilir, ancak kafein herkes için uzak durulması gereken, korkunç bir madde değildir.

    Kafein, kardiyovasküler sistemi, sindirim sistemini, merkezi sinir sistemini harekete geçiren bir uyarıcıdır. Orta seviyeli kafein tüketiminde kafeinden fayda sağlanabilir. Kafein tüketildiğinde dikkatte ve ruh halinde yükselme görülür. Kafeinin, çalışma kapasitesini, soluk alıp, vermeyi ve zihinsel görevlerdeki performansı arttırdığı kanıtlanmıştır. Günlük aktivitelerdeki metabolik süreci arttırarak daha çok soluk almayı sağlar. Araştırmalar, kafeinin dayanıklılığı da arttırdığını göstermiştir. Geçici olarak da yorgunluğu azaltır. Ayrıca bazı insanların vücut sıcaklığını arttırır, kan akışını hızlandırır ve kas aktivitelerine destek olur. Bu nedenle birçok vücut geliştirme yapan insan antreman öncesi siyah kahve içmeyi tercih ediyor.

    Bunların haricinde kafein bir çok ilaçta kullanılmaktadır. Prematüre doğan ve akciğerleri zayıf olan bebeklerde, kafeinin, akciğerin hava yollarını açma etkisi nedeniyle, kafein kullanılmaktadır. Kafeinin ağrı kesici özelliği nedeniyle bazı baş ağrısı ilaçlarında da kafein bulunmaktadır. Metabolik etkileri nedeniyle de kilo verdirme, yağ yakma ürünlerinde de genellikle kafein kullanılmaktadır.

    Kafeinin, bebeklerde ve zihinsel rahatsızlıklarda yan etkisi bulunmamaktadır. Kafein, çocuklar ve yetişkinler üzerinde aynı etkiye sahiptir. Yani çocuklar, kafeine yetişkinlerden daha fazla hassas değildirler. *

    Tamamen sağlıklı bir madde olduğu, hiç yan etkisinin olmadığı söylenemez. Kalp rahatsızlığı veya başka sağlık kondüsyonu olan insanların da dikkat etmesi gereken bir madde olabilir ancak sağlıklı bireylerde kafeinin abartılmadan tüketilmesi sonucu performanstaki pozitif etkisinin çeviride de yazdığım gibi potansiyel olarak faydasının olduğu söylenebilir.
     
    Son düzenleme: 7 Şubat 2011
    Azi bunu beğendi.
  4. Bodysoft
    Offline

    Bodysoft Üye

    Katılım:
    13 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    410
    Beğenileri:
    463
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Bilgisayar Programcısı
    Yer:
    İstanbul
    Görüşlerinize ve olaya bakış açınıza saygım var ancak bazı konularda ayrılırken bazı konularda tabii ki hemfikiriz. Kafein en başta bağımlılık yapan bir madde olarak değerlendirmeliyiz. Olaya bu açıdan yaklaşırsak "bağımlılık" faktörünün tıp'da istenmeyen bir olgu olduğu, orta ve uzun vade de değişken sonuçları olabileceği bilimsel olarak da ispatlanmış bir konudur... Kafein sadece çikolata'da değil bildiğiniz gibi dünyanın en çok tükettiği içecek olan kahve de de bol miktarda bulunmaktadır.

    Elbette ki bu forumun ana konusu olan body building'de kafein konusunun doğal olarak önemli bir yeri vardır. Kafein en başta kondüsyonu arttırır, dikkati keskinleştirir ve bunu da beyinde ki adenosin adlı kimyasalı bloke ederek gerçekleştirir. Enerji miktarında artışa yol açar, kişi kendini güçlü ve dinamik hisseder, body building ile uğraşanların arayıp da bulamadıkları şey aslında kafein de gizlidir de denilebilir. Buraya kadar bir sorun yok, ancak yüksek dozları ciddi kalp çarpıntısına kadar işi götürebilir hatta kalbi zayıf olanlarda daha ciddi komplikasyonlara neden olabilir...

    Benim üzerinde durmak istediğim asıl konu kafein'in merkezi sinir sistemi üzerinde ki etkileri ve dolayısıyla bağımlılık özelliğidir. Bir maddenin bağımlılık özelliği, kişinin o maddeden belirli bir süre sonra daha fazla ister duruma gelmesi ve onsuz yapamaması ile ölçülür. Dünyada ki insanların yüzde 60'ı sabahları kahvaltıdan önce ya da sonra mutlaka kahve içer... Örneğin Türk insanı çay'sız yapamaz. (Ben de...) Ancak çay'da ki kafein kahve'dekin den oldukça azdır. Bir fincan filtre kahve de yaklaşık 100 mg kafein bulunmaktadır. Çay'da ise 25 mg falan zannedersem...

    Ben de çikolata ve onun hammaddesi kakao'ya karşı koyamayan insanlardanım, siyah çay'ı ve kahve'yi hiç sevmem ancak yeşil çay'ı (1 bardak 20 mg kafein içerir) oldukça fazla tüketirim. Diğer bir değişle kafein'den arındırılmış bir hayatım yok, ama ilk mesajımda da belirttiğim gibi "aslında uzak durulması" gereken bir maddedir bana göre... Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'da (Kasım 2010 - Hürriyet) bir makalesinde kafein'in kilo kontrolü için kullanılmaması gerektiğini belirtmişti. Çünkü kilo kontrolü için yüksek dozda gerekiyor ve bu da kalp sorununa yol açıyor.

    Ancak kafein'in Parkinson hastalığı riskini azalttığı yönünde bulgular da mevcut... Enerji içeceklerinde ki yüksek risk'i de atlamamak gerek (*JAMA)

    Sonuç olarak, çeviri yaptığınız makalede sizin de belirttiğiniz gibi "potansiyel" kelimesiyle aslında tahmin ettiğim yararlı özelliklere atıf yapılmaktaydı...

    Kolay gelsin...
     
    Azi bunu beğendi.
  5. Bodysoft
    Offline

    Bodysoft Üye

    Katılım:
    13 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    410
    Beğenileri:
    463
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Bilgisayar Programcısı
    Yer:
    İstanbul
    Ünlü çikolata markası Hershey's tarafından finanse edilen yeni bir araştırma yayınlandı, ne kadar güvenilir bilemiyorum ama sonuçları oldukça ilginç... Kakao meyve suyundan daha fazla antioksidan madde ve yabanmersininden daha fazla flavanol içeriyormuş. Ancak antioksidan konusunda nar'ı geçemiyormuş... İlginç bir araştırma...

    journal.chemistrycentral.com
     
    Azi ve vinternatt bunu beğendi.
  6. mky212
    Offline

    mky212 Üye

    Katılım:
    9 Nisan 2013
    Mesajlar:
    92
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    18
    Yer:
    Istanbul
    Merhaba,

    Konuyu yeniden güncellemek adına buraya yazmak doğru olacak sanırımm.Kortizon ilaçlarının etkisini azaltmak ve ortadan kaldırmak adına ne gibi takviye alınabilir.
    Alerjik rinit nedeniyle kortizon içerikli sprey ve antihistamik ilaç kullannıyorum.

    Tşkleri
     

Sayfayı Paylaş