Anoreksiya Nervosa

Konusu 'Sağlık & Sakatlanma' forumundadır ve Despo tarafından 22 Temmuz 2007 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 7 üye.
  1. Despo
    Offline

    Despo ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    30 Mart 2004
    Mesajlar:
    7.962
    Beğenileri:
    6.063
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Danimarka
    Aşağıdakilerin varlığı halinde bu rahatsızlıktan bahsedilmektedir.

    1-Bulunduğu yas grubu ve boy uzunluğu acısından normal kabul edilen en az kilo ya da bu ağırlığın üzerindeki bir kiloyu kendisi için uygun bulmayıp,kabul etmeme.

    2-Yas ve boy göz önüne alındığında beklenenden daha düşük bir kilosu olmasına rağmen kilo almak veya şişmanlamaktan aşırı derecede korkma.

    3-Kişinin kilosu ya da vücut şeklini algılayışında bozukluk vardır. Kişinin kendini değerlendirişinde kilo ya da vücut seklinin ,olağandan çok daha fazla ve anlamsız ölçüde bir yer kaplaması veya o anki kilosunun düşük olmasının öneminin farkına varmama.

    4-Bayanlarda birbirini izlemesi gereken en az 3 adet döneminin olmaması

    Bu rahatsızlığın kısıtlı ( bu durum yaşanırken kişide bir anda "patlayıncaya dek" yeme ya da kendini kusmaya ya da lavman- idrar söktürücüler ile yediklerini çıkarma davranışının olmadığı) tip ya da bu sayılan davranışların olduğu tiksinircesine yeme/ çıkartma tipi olarak 2 şekli vardır.

    Hastaların çoğunun düşünce içeriği yemek ile ilişkilidir. Kimileri kalan, artan, yiyemedikleri yiyecekleri bırakamayıp, biriktirir, bazıları da hiç yapamayacağı yemek tariflerini edinmeye çalışabilir. Topluluk içinde yemek yeme konusunda isteksiz davranabilirler. Başlangıç ta çevrelerinden ilgi ve beğeni görmek için , kendileri üzerinde kontrol sağladıklarını görmek amacıyla alınan besinleri kısıtlamaya başlarlar. Eski kilolarına ya da çevrelerinde görünüm olarak beğeni kazanan kişilerin kilosuna inmek için hedef belirler. Kendileri gün içinde farklı zamanlarda tekrar tekrar tartar
    Tıkınırcasına yeme-çıkartma tipine ait grubun alkol-madde kötüye kullanımı, daha çok duygusal durumda dalgalanmalar ve cinsel aktivitelere sahip olup, dürtülerini kontrollerinin daha zor olduğu gözlenmiştir.

    Kişiler kilo kayıplarını arttırmak için fiziksel egzersizler yapar ya da yorucu fiziksel uğraşılar içine girerler. Öyle ki kişi daha çok enerji harcayıp, kilo verebilmek için oturmayıp, ayakta durmayı yeğleyebilir ya da durduğu yerde el ve ayaklarını hareket ettirebilir. Kişinin toplumsal ilişkileri azalabilir. Sadece is, fiziksel egzersiz ve kilo düşünceleri ile ilgilidir. Bir deri bir kemik kalsa bile kilolu olduğu düşüncesindedir. Kişiler kendilerine listeler hazırlayarak kendilerine yasakladıkları yiyecekleri belirterek, bunları yemeyeceklerine yeminler ederler. Yarim kilo bile almaları onları zayıflıktan şişmanlığa geçtikleri seklinde düşündürür. Uzun sure bir konuya dikkatlerini veremezler . Kendilerine güvensizlik yoğun bir şekilde kendini hissettirmektedir. Gitgide sosyal çevrelerini kısıtlarlar.

    Çocuk gelişiminin erken evrelerinde, anne-çocuk iletişiminde çocuğun kendi başına,özgür davranışları üzerine yapılan müdahalelerin önemine dikkat çekilmektedir.

    Anoreksia başlangıcı sonrasında genellikle obsesif- kompulsif davranışlar başlayabilir. Özellikle temizlik saplantıları ( ev temizliğine yönelik aşırı aktiviteler gibi) ve ders çalışma ile ilgili saplantılara rastlanabilir. Cinsel gelişimlerinde sorun olduğu gibi , cinsel isteksizlik ve diğer cinsel sorunlar da beraberindedir.

    Bu kişilerde hastalığın yol açtığı vücutsal değişimler:

    Hastalarda kansızlık, vücut su- tuz dengesinin bozulması, kanda kolesterol ve üre düzeylerinin artışı, karaciğer enzimlerinin yükselmesi, tiroid bezi hormonlarının düşmesi, kadınlarda ostrojen dediğimiz kadınlık hormonu ,erkeklerde testesteron denen erkeklik hormonu düzeylerinde düşme sonucu cinsel işlevlerde azalma, kalp atımında azalma ve düzensizlikler, beyin boşluklarının beyin dokusuna oranla kapladığı hacmin artışı oluşabilmektedir.

    Kimlerde görülmektedir:

    Bu rahatsızlık düzenli ve bol çeşitli yemek yeme olanaklarının olup, göze hoş görünmenin zayıf bir vücut yapısı ile paralel düşünüldüğü bati toplumlarında, kentsel alanlarda daha çok gözlenmektedir. Hastaların % 90-95 i kadındır. Anoreksia nervosa genç kızlarda % 0,5 oranında saptanmakta, genellikle 12-25 yas arasında rastlanmaktadır.

    Son yıllarda yurt dışında yapılan çalışmalara göre hastalığın yüz bin kişide 15-20 arasında görüldüğü saptanmıştır.
    [​IMG]
    Resim bt.dk

    Rahatsızlığın oluşumunda etkili risk faktörleri:

    - Yaşanılan sosyo-kültürel çevrenin etkisi ile zayıflığın kesin güzellik ölçütü olması durumu yaygınlaştırmaktadır. Bazı mesleki alanlar ( hosteslik, modellik, dans ve müzikle uğraşanlarda) bu yüzden özellikle risk altındadır.

    -Bu rahatsızlığı olanların ailelerinde depresyon, alkolizm, şişmanlık ve gene bir yeme bozukluğuna daha çok rastlanmaktadır. Bu kişilerin annelerinin daha çok diyet yapıp,yeme bozukluğunun olduğu, sürekli diyet yapma düşünceleri ile haşır nesir oldukları, kızlarının da diyetleri konusunda yoğun düşünceler içinde olabildikleri gözlenmiştir.

    - Aile yapıları itibariyle, bağımsız hareket serbestisinin verilmediği ve aile işleyişi açısından yeterli keyif alınmayan doyum sağlanamayan ilişkilerin varlığı.

    -Öncesinde var olan aşırı şişman beden yapısı

    -Çocukluk cağı başlangıçlı diabet ( seker hastalığı) varlığı

    - Geçmişte yaşanan cinsel, fiziksel tacizler.

    Rahatsızlıktaki kişisel düşünce yapıları:

    - Kişisel açıdan kendilerini yardıma muhtaç ama yardim edilemez görürler

    - Kendi ve çevreleri üzerindeki denetimi kaybetme korkuları vardır.

    - Aşırı bir şekilde başkalarının görüşlerine bağımlı olarak özgüvenlerini koruyabilen, onların yeterli ya da olumlu desteği olmadığında kendilerini bir hiç olarak görürler

    - Bir şey ya tam olmalı ya da hiç olmamalı seklinde bir düşünce yapısı olan kişilerdir.

    Hastalığın seyri:

    Hastaların yarısının ilerleyen donemde iyileştiği, dörtte bir oranında hastanın kısmen iyileştiği, ancak bir miktar yakınmalarının sürdüğü belirlenmiştir. Hastalık sonucu olum oranının % 5 civarında olduğu gözlenmiştir.

    Hastalığın gidisine olumsuz etki yapan faktörler:

    -Ailede aşırı geçimsizlik, tartışmalı ortam

    -bulimianın hastalığa eslik etmesi

    -Kusma, dışkılamayı arttırıcı ilaç kullanımları

    -Obsesif-kompulsif, histerik, depresif, nörotik davranış yapıları, zeminde bulunan psikiyatrik sorunlar nedeniyle, kişide vücutsal yakınmaların fazlaca gündeme gelmesi (gastrit, kolit vb.)

    -Hastalığı inkar eden davranışlar içine girilmesi.

    Hastalığın gidisini olumlu etkileyen etmenler arasında ise erken başlangıç yaşı, hastalığı kabul etmek ve kendine güvenen bir kişilik yapısının bulunması sayılmaktadır.

    Tedavi:
    Psikoterapide hastanın kendi duygularını uygun bir şekilde ifade edebilmesi, yeme davranışı üzerine kurulu yanlış düşünce tarzının değiştirilmesi, vücuduna yönelik olumsuz algılamaların düzeltilmesi, özgüvenin oluşturulması, kişilerarası sorunların belirlenip, çözümüne yönelen bir yaklaşımın oluşturulmasına çalışılır.Tedavide davranışçı terapi, aile terapisi ve grup terapisi kullanılabilir.


    Kaynak:
    psikologum.com
     
  2. dr.65
    Offline

    dr.65 Özel Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Anoreksiya Nervoza

    Bu kişiler kiloları ne olursa olsun kendilerini ŞİŞMAN hissederler.Çoğu kez bunlar normalden daha ZAYIF olduklarını farketmezler ve 45 kg olsalar bile kendilerini şişman kabul ederler.Daha zayıflama çabaları içinde anoreksiyalılar,her koşulda yemek yemekten ve kalori almaktan kaçınırlar.Bu hastalığın %10-20 oranı oluşan çeşitli komplikasyonlar nedeniyle ölümle sonuçlanır.
     
  3. CrazYKerim
    Offline

    CrazYKerim Üye

    Katılım:
    20 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    bende bu hastalık var kurtulamadim gitti
     
  4. cikcik
    Offline

    cikcik Üye

    Katılım:
    17 Şubat 2012
    Mesajlar:
    259
    Beğenileri:
    115
    Ödül Puanları:
    53
    RESMEN beni anlatmış Kansızlık vs vs nerdeyse hepsi var önce 115 tim 80 oldum yetmedi 70 oldum oda yetmiyor 65 e fln düşmek istiyorum
     
    Son düzenleme: 15 Ağustos 2012
  5. pozitronn
    Offline

    pozitronn Üye

    Katılım:
    16 Ekim 2011
    Mesajlar:
    712
    Beğenileri:
    1.788
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    inşaat mühendisi
    Yer:
    Adana
    Eskiden bir kız arkadaşım vardı.1.80 e yakın boyu vardı ama iskeletten farkı yoktu.

    Kilolu görünmek istemediği için , kışın mont giymezdi hasta olur titrerdi ama yine de o montu giymezdi.

    Su içince kilo alacağını düşünürdü o yüzden günde 2 3 bardak su anca içerdi.

    Bu arkadaş bu yıl beslenme ve diyetisyenlik bölümünden mezun oldu.Yazık hastalarına..
     
  6. Phil_Heath
    Offline

    Phil_Heath Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2011
    Mesajlar:
    781
    Beğenileri:
    1.372
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Civil Engineer
    Yer:
    Istanbul-Southampton-Moscow
    bende de geçen sene buna benzer bir durum vardı malesefki; tam olarak bu olmasa bile bazı belirtilerini taşıyordum. yemek yedikten sonra yediklerimi kusardım , 184 boyunda ve 55 kilo civarıydım kötü günlerdi...
     
  7. Filipe
    Offline

    Filipe Yeni Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    82
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
  8. brhmcr
    Offline

    brhmcr Guest

    Allah kimsenin basina vermesin, cok sikintili bir durum. Boyle bir arkadasim vardi.170 -45 kiloydu.Psikolog-diyetisyen kurtuldu.
     

Sayfayı Paylaş