Anabolik Steroidler

Konusu 'Çeşitli Makaleler' forumundadır ve akçakaya tarafından 27 Aralık 2006 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 4 üye.
  1. akçakaya
    Offline

    akçakaya Üye

    Katılım:
    28 Eylül 2006
    Mesajlar:
    484
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul
    Yüzyıllar boyunca insan oğlu iş verimini arttırarak başarıya ulaşmak, zaferler kazanmak için çaba harcamıştır. Bazı doğal maddelerin fiziksel gücü arttırdığını bulan güney Amerika ve Afrika yerlileri bunları uzun seyahatlerde, savaşlarda ve avcılıkta kullanmışlardır. İrlanda'da yeni evlilere bir çeşit fermente balı içirmek adettir. 1865'ler de Hollanda'da kanal işçilerine yorgunluğu azaltan bazı maddeler verildiği bilinmektedir. 2. dünya savaşında askerlere uykuyu engelleyen ve gece savaşlarını sağlayan ilaçlar verilmekteydi.

    Sporda ilk uygulama ise bugünkü modern tanımlara uymamakla birlikte eski Roma’da savaş arabaları yarışlarında atlara su ve bal karışımı bir sıvının verilmesidir. Doping teriminin kaynağının güney Afrika kabilelerinde kuvvetli bir uyarıcı içki olan ''dop'' olduğu kabul edilmektedir.

    Büyük paralar getiren at ve tazı yarışlarında başlayan doping kullanımının son yıllarda spora kaydığını görmekteyiz. Uluslar arası arenada başarı kazanmak, sosyal ve ekonomik ödüllere ulaşmak için sporcular kendilerini kolay zafere götüren dopingi kullanmaya başlamışlardır. 1952,1956,1960,1972,1968 doping kullanımı resmi kayıtlara geçmiş bulunmaktadır.

    Doping ile savaş çalışmaları 1900' lü yılların başında atların salyalarından madde saptaması ile başlamıştır. Daha sonra doping kullanımının yalnızca sağlık değil aynı zamanda ahlaki açıdan da ele alınması kararlaştırıldı. Çünkü spor kamuoyunda spor kahramanları değil doping maddelerini ortaya çıkaran doktorlar suçlanıyordu. Doping analiz yöntemleri oldukça pahalı labaratuarlar ve nitelikli elemanlar gerektirmektedir. Ayrıca her doping maddesi farklı yapıda olduğu için yöntemlerde değişmekte ve bir doping testi oldukça zaman almaktaydı.

    Doping maddelerine bir göz atacak olursak uyarıları,uyuşturucuları, anabolik steroidleri, B-bloke edicileri görmekteyiz. Bu çalışmada son zamanlara kullanımı oldukça yaygınlaşan ve çeşitli araştırmalarda özellikleri, yararlı ve zararlı yönleri çok tartışılan anabolik steroidler üzerinde duracağız.

    Metabolizmayı anabolizma (yapım) ve katabolizma (yıkım) olarak ikiye ayırmak mümkündür. Organizmada bazı hormonlar anabolizmaya yardım ederler, anabolik procesleri arttırırlar. Anabolik procesleri arttıran faktörlere, maddelere anabolizan faktörler denir. Vücudumuzda erkeklik hormonu olarak tanımladığımız testislerden salgılanan androjenler anabolizan özelliğe sahiptirler. Androjenler içerisinde en fazla bulunan testesteron hormonudur. Bu hormon steroiddir. Kadın ile erkek arasındaki sekonder seks özellikleri arasındaki farklılık ve kas gelişim farkı ve antrenmanların neden olduğu hipertrofinin erkeklerde kadınlara oranla daha belirgin olması hep erkeklerdeki testesteron hormonuna bağlanmaktadır. Testesteronun etkileri ikiye ayrılabilir, anabolik ve androjenik etkiler olmak üzere. Bunlardan anabolik etki, doku yapımı için, androjenik etki erkeklik için gereklidir. Testesteronun çeşitli türevleri yapılarak hormonal etkisi azaltılarak metobolik etkisi (anabolik etki) ağır basan droglar yapılmıştır. Bunlar böbrek üstü kapsülleri ürünü olan hormonlardan kartikoide etki ederler.

    Anabol etkisi olan ve hala kullanılmakta olan kartikoide etki eden bazıları şunlardır:

    a-Dianabol

    b-Fortabolin

    c-Durabolin

    d-Deca durabolin

    e-Orabolin

    Anabolik steroidlerin kullanımı ve üretimi için genel giriş olarak Dr.Nasrollah T.Shahid'in açıklamalarını göz önünde bulundurmak gerekir. Androjen sınıfında androjenik özellik olmaksızın önemli derecede protein anabolizmi beklentisiyle pek çok türevler (testesteron’un) üretilmiştir. Çoğu durumda, anabolik ve androjenik özellikler arasında tatmin edici ayrılam gerçekleşmiştir. Ne yazık ki bu preparatların hiçbiri özellikle yüksek dozda verildiğinde virilizm (erkeksi özellikler, kıllanma, ses kalınlaşması) etkisinden yoksun değildir.

    Uygulanabilir tasarımlar için anabolik steroidler anabolik aktivitenin etkili olduğu karşılaştırılabilir dozlarda kayda değer virilizm etkisi görülmediği durumlara işaret eder.



    ANABOLİK STEROİDLERİN TIBBİ FAYDALARI
    Normal büyüme ve gelişimi hızlandırmak için kullanılan anabolik.androjenik steroidlerin terapatik faydaları şunlardır.

    1) Esasen gelişme oranları normal olmayan çocukların gelişmasini sağlamak için kullanılırlar. Anabolik steroidler (anormal aşırı büyüme) eğilimi gösteren gençlerde gelişimin en son evresini geciktirici durumlarda kullanılmaya başlanmıştır.

    2)Çocuklarda kilo artımını sağlar.

    3)Çeşitli anemi türlerini tedavi eder. Steroidlerin kırmızı kan hücrelerini artırıcı etkisi vardır.

    4)Kanser türlerine yarar.

    5)Cinsel davranış bozukluğu gecikmiş ergenlik gibi önemli ve belirgin endokrin dengesizliklerini tedavi eder.

    6)Yaşlılarda fiziksel aktivite potansiyelini arttırır.



    SPORCULAR TARAFINDDAN KULLANIMI:

    Erkek ve kadın dünyanın tüm sporcuları yağsız beden kitlesini geliştirmek, (Kas doku oranını geliştirmek gibi) kuvveti, dayanıklılığı ve performansı arttırmak amacıyla anabolik steroid kullanırlar. Vücut geliştiriciler, halterciler, profesyonel futbolcular, uluslararası düzeydeki koşucular, disk, gülle, çekiç atıcıları steroidleri oldukça fazla kullanırlar.

    Aynı spor kategorilerindeki bayanlar ve liseli erkekler anabolikleri daha az kullanırlar. Anabolik steroidler müsabakalardaki yüksek performans isteği nedeniyle diğer sporcularda her yaşta kullanılmaktadır.



    FİZİKSEL PERFORMANSA BAĞLI ETKİLER:

    Anabolik steroid kullanımı ile insanlardaki yağsız vücut kitlesinin geliştirilmesi, kuvvetin arttırılması konusunda önemli çalışmalar yapılmış ve farklı bulgular bulunmuştur.

    Anaboliklerin bireyin performansı üzerindeki etkilerini araştırma çalışmalarında iki önermli kriter ortaya çıkmıştır.

    1) Araştırma olan, anabolik steroide bağlı etkileri dış kaynaklı etkenlerden ayırıyormu? (Yani plecebo etkisi, gelişim, zaman etkileşimi, bireysel farklılıklar vb.)

    2) Deneysel ortamlar teorik olarak sporcuların kendilerini daha iyi fiziksel performansa hazırlayacak diyetle ilgili ergojenik yardım ortama uyuyormu?

    Birçok araştırmada anabolik steroid kullanımı sonucunda kuvvette, kiloda, yağsız vücut kitlesinde, dayanıklılık ve performansta yükselme kaydedilmemiştir.

    Johnson, O'Sheo ve Minvay kuvvet, vücut ağırlığı ve yağsız vücut kitlesinde belirgin yükselmeler bulmuşlar ancak hiçbir yükselme kaydedememişlerdir.

    Bovers kuvvet ve yağsız vücut kitlesindeki farklılıkları gösterir, ancak ağırlık ve dayanıklılık konusunda hiçbir artıştan söz etmez. Stamford ve moffat 1 aydan fazla süre içinde tecrübeli, formda haltercilerle çalışmalarını yürüttüler. Büyük efor gerektiren çalışmalarıyla birlikte yüksek protein ilaveleri ve ona oranla yüksek dozda (20 mg) Dianabol kullandılar. Plecebo etkilerini ve değişikliklerini kontrol ettiler.

    Kontrol grubuna, sadece protein ilavesi alan gruba ve plecebo grubuna oranla anabolik steroid grubunda kuvvette ve vücut ağırlığında belirgin yükselmeler bulmuşlardır. Plecebo grubu, protein grubuna göre daha fazla gelişme göstermiştir.

    Freed ve arkadaşları erkek halterciler üzerinde 10mg ve 25 mg dianabolun etkisi üzerinde çalışmışlardır.Birbirini takip eden 6 haftalık süreler boyunca bu sporculara yüksek protein diyetiyle birlikte anabolik ve plecebo verilmiştir.Pleceboya nazaran anabolik steroidle birlikte belirgin bir artış kaydedilmiştir.Kilo artışının yağ miktarındaki artışa bağlı olmadığını belirterek söylemek gerekirki,deri kıvrımlarında değişiklik olmamıştır.Dozaj farklılıkları kuvvet ve kilo alımında değişiklik yaratmamıştır.

    Sonuç olarak anabolik steroidlerin yüksek protein diyeti ve büyük çaba gerektiren kuvvet çalışmalarıyla birlikte alındığında antrenmanlı erkek sporcularda kuvvet ve kiloyu arttırdığı görülmüştür. Kilo artışı su tutulumuna bağlı olabilir. Anabolik steroidlerin, aerobik direnci arttırdığına dair önemli bir delil yoktur.



    YAN ETKİLERİ:

    Anabolik, androjenik steroidlerin tıbbi amaçlar veya fiziksel performansı geliştirmek için kullanıldığı düşünülürse diğer etkileride göz önünde bulundurulmadır. Steroid sporcunun kas protein sentezine yardımcı olurken diğer vücut hücrelerini ,dokularını ve organlarını etkiler. Herhangi bir hormonun vücuda verilnesiyle sindirim, endokrin ve diğer sistemler vücudun normal hemokinetik durumunu korumak için uyarılırlar. Tüm bu etkiler kişinin pisiko sosyal, Fizyolojik durumuna zarar verir.

    Araştırmacılarca kaydedilen anabolik kökenli belirgin yan etkiler şunlardır.

    1)Karaciğer fonksiyonlarında değişim (Hepatoma), karaciğer habis olmayan tümörü, karaciğer kanseri,karaciğer sarılığı.

    2)Su ve ödem (su tutumuna bağlı olarak dokuların şişmesi) alıkonması sonuçlanan vücut tuzlarının retansiyonu.(Ca, Na, K, Ph, S, Ce)

    3)Gençlikte normal gelişim düzeninden ayrılma erken kemik oluşması.

    4)Kan basıncı, baş dönmesi, baş ağrısı, bayılma, burun kanaması.

    5)Yüksek tansiyon

    6)Sivilce

    7)Saç dökülmesi

    8)Prostat büyümesi

    Dişi veya erkek vücuduna suni erkek hormonları verilmesi birincil ve ikincil cinsiyet karakteristiklerinin ve fonksiyonunun normal gelişimini kontrol eden hormonlarda dengesizliğe yol açar .Anabolik, androjenik steroidlerin cinsiyet hormonlarının normal vücut gelişimini azalttığı bulunmuştur. (Cinsiyet hormonları, testesteron, östrojen gibi hormonlar)



    ANABOLİK STEROİD KULLANIMININ ANDROJENİK YAN ETKİLERİ
    1)Erkeklerde testis fonksiyonunda düşüş ve erime (sperm azlığı)

    2)Kadınlarda virilizm (erkekleşme) görülmesi, sesin kalınlaşması, aşırı kıllanma,klitorisin genişlemesi, amenore. (menstrüel döngünün kesilmesi)

    3)Jinekomasti (Memelerin aşırı şekilde büyümesi)

    4)Cinsel arzunun azalması, artması (libido)

    5)Gençlikte ergenlikten önce erken gelişme, dış genital organlarda gelişim, penis büyümesi.

    Anabolik, androjenik steroid kullanımıyla ortaya çıkan yan etkileri ilaç tedavisiyle tamamen yada kısmen geriletilebileceği bulunmuştur.

    Anabolik steroidler yüksek protein diyetleri ve çaba gerektiren antrenmanlarla birlikte alındığında sporcularda olağanüstü kuvvet ve kilo alımı gözlenmiştir.

    Sporcular genellikle daha uzun sık ve daha zor çalışmalarda daha az yorulmaktadır. Halter çalışmalarında kaslara, bağlara ve tendonlara daha az zarar gelir ve zarar geldiğinde de normalden daha çabuk iyileşir. İlacı bıraktıktan 6 hafta sonra daha görülen etkiler azalmaya başar ve bu 6 haftayı birkaç hafta takip eden bitkinlik takip eder.

    Bazı sporcular güç-kuvvet olaylarında yaygın olan performansın anabolik steroid kullanmadan mümkün olmayacağına inanmaktadırlar. Yine bazı sporcular, antrenörler, spor hekimler bayanların kuvvet konusunda dünya çapındaki performanslarının direnç olayı gibi anabolik, androjenik steroidlerin kullanımıyla oluşan (erkekleşme) maskulinizasyon olmadan olmayacağına inanırlar. Bazı sporcular ise aynı performansın anabolik kullanmadan da sağlanabileceğine inanırlar. Ancak doğuştan istenilen özellikle olması ya da uzun yıllar çalışması gerekmaktedir.



    KULLANILIŞ MİKTAR VE ŞEKİLLERİ:



    Günde 10-15mg olmak üzere 4-12 hafta devam eden kürler şeklinde kullanılır. En fazla kullanılan şekli 3 hafta boyunca günde 10mg, 1 hafta ara olmak üzere 3 defa devam eden kürlerdir.

    Başka bir araştırmada dünya çapındaki sporcuların çoğunun steroidleri 4-6 haftalık aralıklarla, hiç aralıksız 2-6 hafta boyunca aldıkları belirtilmiştir. Uluslar arası bir müsabakadan sonra alma aralıkları uzamaktadır.

    Sporcular son yıllarda anabolik steroidlerin idrardan atılma miktarını dolayısıyla ölçümlerini önleyen propenecid grubu ilaçları steroidlerle birlikte kullanmaktadırlar. Steroid kulanımının sporcular tarafından saklanmasının bir yoluda steroidlerle di üretik (idrarı sulandırıcı) ilaçların birlikte alınmalarıyla olmaktadır.



    KAYNAKLAR:



    1)AÇIKADA.C.ERGEN.E:BİLİM VE SPOR ANKARA 1990,SF:159-161

    2)AKGÜN.N:EGZERSİZ FİZYOLOJİSİ,3.BASKI.CİLT.2ANKARA.1989

    3)DÜNDAR.U.U:ANTRENMAN TEORİSİ.İZMİR.1994.SF.130-133

    4)DÜNDAR.U.HASIRCI.S.OKTAN.T.CİRELİ.E.doping kullanımı üzerine bir anket araştırması.atletizm bilim ve teknoloji dergisi:1992/1.sayı:5.sf:19-24

    5)KARAKAŞ.E.S.:sporcu sağlığı.kayseri.1987.sy:77-78

    6)KARAKAŞ.A.:Anabolik steroidler ve fiziksel gelişim,atletizm bilim ve teknoloji dergisi.1992/1.sayı:5.sf:12-18

    7)KÖKER.A.H.ÜSTDAL.K.M.:Sporcunun performans klavuzu.ankara.1991.sf:44-46

    8)RENKLİKURT.T.:Antrenman ve fizyolojik özellikleri.İstanbul.1973.sf:136-142
     
    GoDDy bunu beğendi.
  2. akçakaya
    Offline

    akçakaya Üye

    Katılım:
    28 Eylül 2006
    Mesajlar:
    484
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul
    Yarışmak ve kazanmak, insanlık tarihi kadar eskidir. Tarih boyunca sporcular, vücutlarını çok iyi çalışan makinelere çevirecek olan yiyecekleri ve bunların dozlarını bulmak için çabalamışlardır. Eski Yunanlı güreşçiler, kas yapmak maksadıyla bol miktarda et yemişlerdir. Eski savaşçılar, savaşta cesaret kazanmak amacıyla halüsinojenik mantarlar kullanmışlardır.
    İlaç ve diğer besin dışı öğeler kullanarak performanslarını arttırmaya çalışan, yani yarışma sırasında ilk bilinen dopingi gerçekleştiren sporcular, 1860’lı yıllarda Amsterdam’daki yüzücülerdir. İlerleyen yıllarda diğer spor dallarında da, doping kullanımı, striknin ve kafeinden kokain ve eroine kadar geniş bir yelpazeye yayılmıştır.
    Sporcular tarafından kullanımı yasak ve kısıtlı olan farmakolojik maddeler ve yöntemler ile kullanımı özel koşullarla serbest ve tamamen serbest olan farmakolojik maddeler listesi her yıl Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Tıp Komisyonu tarafınca gözden geçirilmekte ve ilan edildikten sonra geçerli olacak yeni liste yayınlanmaktadır.
    Sporcuların doping testleri, en son geçerli listeye göre değerlendirilmekte ve eski yıllardaki uygulamalar bazen tamamen değiştirilmektedir.
    Uyarıcılar, narkotik analjezikler, anabolik maddeler, idrar söktürücüler ve peptid hormonlar ile bunların etkilerini taklit eden maddeler ve benzerleri sporcular tarafından kullanımı yasak maddeler sınıfını oluşturmaktadır.
    Kan dopingi, yapay oksijen taşıyıcılarının veya plazma genişleticilerinin kullanımı ve farmakolojik, kimyasal ve fiziksel uygulamalar sporcular tarafından kullanımı yasak olan yöntemlerdir.
    Sporcular tarafından bazı durumlarda kullanımı yasak olan farmakolojik madde grupları ise alkol, kannabinoidler, lokal anestezikler, glukokortikosteroidler ve beta-blokörlerdir.
    Sporcular tarafından kullanımı yasak olan anabolik steroidlerin etken maddelerine örnek olarak androstendiol, androstendion, bambuterol, boldenon, dehidroepiandrosteron, dihidrotestosteron, danazol, dehidroklormetiltestosteron, drostanolon, fenoterol, fluoksimesteron, formebolon, formoterol, gastrinon, klostebol, klenbüterol, mesterolon, metandienon, metenolon, metandriol, metiltestosteron, miboleron, nandrolon, 19-norandrostendiol, 19-norandrostendion, noretandrolon, oksandrolon oksimesteron, oksimetolon, reproterol, salbütamol, salmeterol, stanozolol, terbutalin, testosteron, trenbolon ve benzer bileşikler verilebilir.
    Düşük epitestosteron endojen üretimi, endojen oluşturan tümör, enzim eksikliği gibi fizyolojik ve patolojik koşullar ispat edilmemişse, sporcunun idrarında testosteron (T)’un epitestosteron (E)’a oranının 6’dan büyük bulunması doping sayılır. T/E’nin 6’dan büyük bulunduğu durumlarda, ilgili tıbbi kurulların, sonucun pozitif olarak ilan edilmesinden önce bir araştırma yapması zorunludur. Hazırlanacak raporda, sporcunun daha önce yapılan test sonuçları, sonraki testler ve endokrinolojik inceleme sonuçları bulunabilir. Önceki testlerin olmaması durumunda, üç ay boyunca ve ayda en az bir kez olmak üzere habersiz yarışma dışı numune alımı gerçekleştirilmelidir. Bu araştırma sonuçları rapora eklenmelidir. Bu tip araştırma yapmak için herhangi bir işbirliği yapılamaması sonucunda sporcunun doping yapmış olduğu kabul edilir.
    1988 Kore Olimpiyatları’nda Kanadalı sporcu Ben Johnson’un anabolik steroid kullandığının anlaşılması, spor dünyasında şok etkisi yaratmıştır. Bu olay, yarışma ve karşılaşmalarda avantaj kazanmak isteyen dünya çapındaki sporcuların anabolik steroid kullanımına uluslararası dikkati çekmiştir. Bu nedenle, IOC tarafından akredite edilen doping kontrol merkezleri, anabolik steroid analizi için sürekli bir gelişim göstermektedirler. Gaz kromatografisi-kuadrapol kütle spektrometresi (GC-MS) ile 10 ng/ml miktarın altındaki maddelerin idrarda analizinin yapılamaması sonucu gaz kromatografisi-yüksek ayırıcılı kütle spektrometresi (GC-HRMS) kullanılmaya başlanmıştır. Anabolik steroidler, kişiler tarafınca kullanıldığında çoğunlukla vücut içerisinde metabolize olmakta ve miktarları 10 ng/ml’nin altına düşmektedir. Bu miktardaki maddeler ancak GC-HRMS ile analiz edilebilmektedir. Türkiye Doping Kontrol Merkezi’nde de bulunan bu cihaz ile tüm anabolik steroidler ne kadar az olurlarsa olsunlar analiz edilebilmektedir. Endojen (vücudun yaptığı) testosteron ile ekzojen (dışarıdan alınan) testosteronun ayırımı için de gaz kromatografisi-yanma ünitesi-izotop oranlı kütle spektrometresinin (GC/C/IRMS) kullanılabileceği 1999 yılında IOC yasaklı ilaçlar listesinin yayınladığı resmi belgede yer almıştır.
    Sporcular, hala anabolik steroid grubu maddeleri almakta ısrar etmektedirler. Gençler ise anabolik steroidleri, sportif performanslarının çoğaltılmasının dışında fiziksel görünüşlerinin de daha iyi olması amacıyla kullanmaktadır. Ayrıca bu olay erişkinlerde de görülmektedir.
    İlaçların kullanımı yaygınlaştıkça, olası yan etkileri de gittikçe önem kazanmaya başlamıştır. En önemli tehlike AIDS’tir. HIV-Human Immunodeficiency Virus-ilaçların enjeksiyon yolu ile verilmesinde, iğnenin kişiler arasında paylaşılmasıyla kişiden kişiye geçmektedir. Bu tehlikeli eğiliminin kişilere verdiği fiziksel ve ruhsal zararlar, olayın sadece bir yönüdür. Anabolik steroidlerin tıbbi amaç dışı kullanımı etik ve moral değerler açısından da yanlıştır
    Anabolik steroid kullanımına karşı artan eğilim ve bu tip bazı ilaçların pahalı olması nedeniyle bazı kişi ve kuruluşlar tarafınca kanuni olmayan yollarla ilaçların imal edilmeye başlandığı bilinmektedir. Bu tip ilaç yapımı sonunda da içerisinde ilaçtan daha da tehlikeli bazı maddelerin bulunması kaçınılmazdır.
    Anabolik steroidler bağımlılık yapan ilaçlar arasına konulabilir mi? Kullananlar arasında yapılan ilk çalışmalar bunun ilk sinyallerini vermiştir. Daha sonra yapılan çalışmalarda da sağlık üzerindeki tüm olumsuz etkilere karşın kullanılan sporcuların bırakmaktaki isteksizlikleri bağımlılık konusunun önemini ortaya koymuştur.
    Anabolik steroid kullanımının sağlığı tehdit etmesi kesinleştikçe, buna karşı eğitim, kurallar ve tıbbi açıklamaların yoğunlaşarak artmasını sağlamıştır.
    Anabolik steroid kullanan kişilerin bu zararlı alışkanlıktan kurtulmalarının yolu öncelikle almayı bırakmalarıdır. Daha sonra da bir daha hiç kullanmamaları gerekmektedir. Sporda kazanmak için ilaç kullanmanın dışında da yollar bulunduğu unutulmamalıdır.
    Anabolik steroidler, testosteronun erkekliğe ait etkisini azaltırken vücut geliştirici etkisini taklit etmek üzere geliştirilmişlerdir. Anabolik ve androjenik özelliklerdeki çeşitli kombinasyonları içeren değişik türde anabolik steroidler vardır. IOC, onlarca anabolik steroidi ve bunlarla bağlantılı bileşikleri yasaklılar listesine koymuştur.
    Anabolik steroid kullanan sporcuların yanında teknik direktörler, antrenörler ve hekimler de, zayıf kaslardaki belirgin kütle, güç ve dayanıklılık artışını rapor etmişlerdir. Fakat hiçbir çalışma, bu maddelerin performansı arttırdığını kanıtlayamamıştır.
    Anabolik steroidler çevikliği, beceriyi veya kan dolaşımı kapasitesini düzenleyemezler. Bazı sporcular, bu tür maddelerin yaraların iyileşmesine yardımcı olduklarını öne sürerler. Oysa bu konuda kesin bir veri yoktur.
    Anabolik steroidlerin sporcular tarafından kullanımı oldukça yeni sayılır. Testosteron ilk olarak 1930’larda sentezlenmiş ve spor arenasına 1940’lı ve 1950’li yıllarda girmiştir. 1952 olimpiyatlarında Rus halter takımı sporcuları, testosteron kullanarak madalyaları topladıklarında, Amerikalı bir doktor, Amerikalı sporcuların da bu avantajdan yararlanmaları gerektiğini söylemiştir.
    1958’de bir Amerikan ilaç firması, anabolik steroidleri geliştirmiştir. Daha önceki açıklamayı yapan doktor, bu ilaçların istenmeyen yan etkileri olduğunu söylese de, anabolik steroidlerin spor dünyasına yayılmasını önlemede artık geç kalınmıştı.
    Bu ilaçları ilk kullananlar vücut geliştiriciler, halterciler, futbolcular, disk, gülle ve cirit atıcıları gibi kas ve bilek gücü gerektiren spor dallarında yarışan sporcular olmuştur.
    1970’li yıllarda anabolik steroidlerin kullanımı diğer spor dallarında da hızla yayılmıştır.
    1980’li yıllarda, sporcu olmayan insanlarda da steroidlerin güç arttırıcı yanı keşfedilince, steroidlerin tıbbi olmayan amaçlarla yasa dışı yollardan üretildiği kara pazar ortaya çıkmıştır.
    Günümüzde anabolik steroidleri kullananlar sadece futbolcular, halterciler veya maratoncular değildir. 18 yaşında çok zayıf olan bedenini geliştirmeye çalışan bir kişi, 15 yaşında ergenlik çağındaki gelişmesini hızlandırmak isteyen bir genç veya kas gücü gerektiren bir işte çalışan bir kişi bile bu ilaçları kullanabilmektedir. Üstelik bu ilaçların kullanımı sadece erkeklere özgü değildir. Profesyonel ve amatör bayan sporcular; atletler, yüzücüler, vücut geliştiriciler de zafere ulaşmak için steroidleri kullanmaktadır.
    Steroid kullanan genç insanlar, her türlü zorluğun kolaylıkla üstesinden gelebileceklerini sanırlar. Bunlar genellikle kırsal kesimden veya şehirlerin az gelişmiş köşelerinden gelen fakir ailelerin çocuklarıdır. Bu gençlerin temel amacı, başkalarının dikkatini çekmek, başarıya ulaşmak ve her türlü koşulda kendilerini daha iyi hissetmektir. Steroid kullanıcıları ve özellikle gençler, bu ilaçların sağlığa vereceği zararları göz ardı etme eğilimindedirler. Gençler, steroid kullanan arkadaşlarının boy ve kaslarının geliştiğini gördüklerinde, kendileri de öyle bir vücuda sahip olmak isterler. Bu ilaçların gücüne kendilerini inandırırlar.
    Türkiye’de bu konuda geniş bir araştırma yapılmamış olmakla birlikte, spor camiasındaki gözlemler ve insanların anlattıkları, tıbbi olmayan steroid kullanımının yaygınlaştığını göstermektedir.
    1990’da ABD’de bir lisede öğrenciler arasında yapılan bir araştırma, öğrencilerin yaklaşık % 3’ünün yaşamlarının herhangi bir döneminde steroid kullandıklarını ortaya çıkarmıştır. Bu öğrencilerin % 5’ini erkekler, % 0,5’ini ise genç bayanlar oluşturmaktadır. Aynı araştırma, steroid kullananların en az kokain kullananlar kadar yaygın olduğunu, hatta steroidlerin halüsinojenik haplardan daha çok kullanıldığını ortaya çıkarmıştır.
    Araştırmalar, steroidlerin tedavi dışı kullanım hızının gün geçtikçe arttığını göstermektedir. Son yıllardaki sonuçlar, steroid kullanımına erkekler kadar bayanların da rağbet ettiğini göstermektedir.
    Sporcular, performans arttırıcı ilaçları, özellikle de anabolik steroidleri, kuvvet arttırıcı ve kas kitlesini arttırma amacıyla kullanır. Bu ilaçların kullanım amacı sadece kuvvet arttırma ve kas kitlesini arttırıcı etkilerle de sınırlandırılamaz. Yine de en fazla anabolik steroid kullanıcıları, kuvvet gerektiren sporları yapanlardır. Eldeki veriler araştırmadan araştırmaya farklılık gösterse de rakamlar oldukça yüksektir.
    Elit haltercilerin anabolik steroid kullanımı % 66 - % 88 düzeyindedir. Elit erkek halterciler ise % 90 oranında anabolik steroid kullanmaktadır. Elit bayan haltercilerde kullanım yüzdesi ise % 80 düzeyindedir.
    Diğer spor dallarındaki kullanım yüzdeleri ise ; atletizmde 1972 yılında % 68 düzeylerinde iken günümüzde kullanım sıklığı % 80 düzeylerine ulaşmıştır. Diğer olimpik spor dallarındaki kullanım yüzdeleri biraz farklılık gösterse de her bir spor dalı için ortalama ilaç kullanımı %75* - % 95* değerleri arasında gezinir. (* Yüzdeler performans arttırıcı tüm ilaçları içermektedir. Bunların içersinde en fazla kullanılanın anabolik steroidler olduğu bilinmektedir.)
    Anabolik steroidler genellikle hap şeklinde kullanılır. Absorpsiyon problemi olanlar enjeksiyon yoluyla alınır. Normal önerilen tıbbi doz 1-5 mg düzeyindedir. Bazı sporcular, doktorların önerdiği dozların çok çok üzerinde günde yüzlerce miligram dozda steroid kullanmaktadırlar. Yüklenme denilen işlemle birçok çeşit steroid karışımını diğer ilaçlarla takviye ederek topluca kullanırlar. Bu ilaçlar; uyarıcılar, yatıştırıcılar, ağrı kesiciler, antienflamatuvarlar ve hormonlar olabilir.
    Birçok sporcu döngü denilen yüklenme periyotlarında (6-12 hafta veya daha da uzatabilir) ilaç alır. Bir sonraki periyoda geçmeden önce birkaç hafta ilaç kullanımı kesilir ve diğer döngüye geçilir. Steroid alımının belli süreler içersinde düzenlenmesi, doping testlerini yanıltmak ve yakalanmamak için düşünülmektedir. Ancak, unutulmaması gereken bir durum, günümüzde doping kontrol merkezlerindeki analiz yöntem ve cihazlarının çok gelişmiş olmasıdır. Bunların içinde Türkiye Doping Kontrol Merkezi'nde de bulunan yüksek ayırıcılı kütle spektrometresi, bir sporcunun çok önceden aldığı ve idrarında 1 nanogram/mililitre düzeyinde hatta bunun da altında bulunan bir anabolik steroidi metabolitlerini bularak yakalayabilmektedir.
    Her ne kadar, aşırı dozda uzun zaman anabolik steroid kullanmanın yan etkileri ortaya konmadıysa da, tıbbi kullanım için reçeteye yazılan ilaç dozlarının, çok düşük dozlarda alımları halinde bile, olası yan etkileri konusunda çok sayıda araştırma vardır. Bundan başka, sporcuların bildirimleri, konuyla ilgili doktor, antrenör ve ailelerin gözlemleri, ciddi yan etkilerin önemli delilleri olarak ortaya konmaktadır.
    Hızlı ağırlık artışı gibi etkilerin görülmesi kolaydır. Bazı etkiler vücut içinde oluşur ve çok geç oluncaya kadar belirti göstermez. Bazıları ise geri dönmeyecek etkilerdir.
    Yüksekdozda anabolik storoid kullanan erkek-lerin karşılaştığı en bilinen deneyim, cinsel özelliklerindeki değişmelerdir. Her ne kadar erkek cinsel hormonlarından oluşsalar da, bu ilaçlar, erkek üreme sisteminin sağlıklı fonksiyonlarının vücutta durmasına neden olan mekanizmaları tetikleyebilir. Bazı olası yan etkiler:testislerin küçülmesi, sperm sayısının azalması, iktidarsızlık, saç dökülmesi ve kellik, işeme zorluğu ve ağrısı, meme büyümesi ve prostat büyümesi olarak sıralanabilir.
    Bayanlarda ise yüzde kıllanma, adet düzensizliği veya kesilmesi, klitoris büyümesi, ses kalınlaşması ve meme küçülmesi problemlerin yanı sıra kaslaşma da görülür.
    Sürekli anabolik steroid kullanan erkek ve bayan sporcularda sağlık koşulları, rahatsız edici durumla hayatı tehdit edici hal arasında değişebilir. Bazı olası ortak yan etkiler: akne (sivilce), hepatit dışı sarılık, titreme, kötü nefes kokusu, iyi huylu kollestrolün (HDL) azalması, yüksek kan basıncı (hiper tansiyon), karaciğer harabiyeti ve kanser, eklem bükülmesi, tendon, ligament ve kaslarla ilgili problemlerde artış olarak verilebilir.
    Anabolik steroidler, adolensanlarda erken veya yetersiz büyümeye neden olabilir. Tekrarlanan küçük dozlarda bile büyümeyi etkilemesi nedeniyle steroidler, çocuklar ve erişkinlerde çok ciddi hastalıklar dışında ender olarak verilirler. Ayrıca, steroid olan gençlerin ilaç ve diğer maddelerin bağımlılığı riskini taşıdıkları bildirilmiştir.
    Bazı kişiler, anabolik steroidlerin etkisini arttırmak için oral doz yerine büyük hacimli tekrar tekrar kullanılan enjektörlerle uygulanan ve normalde karaborsadan sağlanan enjeksiyon anabolik steroidleri kullanırlar. Paylaşılan iğneler, kullananlar arasında ADIS oluşturan HIV enjeksiyonu riski yaratır.
    Bilim adamları, anabolik steroid kullanımının akıl ve davranış üzerine etkilerini araştırmaktadır. Pek çok sporcu, anabolik steroid kullandıklarında kendilerini iyi hissettiklerini söylemektedir. Bir çalışmada ilaç alımı kesildiğinde şiddet, adam öldürme isteği ve çılgınlık nöbetlerinden depresyona kadar değişen aşırı duygusal dalgalanmalar görülmüştür. Aynı araştırmada, anabolik steroid kullananların paranoya, aşırı huzursuzluk, kuruntu ve yenilmezlik duygusunun denetlenmesinin engellenmesinden şikayet ettikleri bildirilmiştir.
    Ulusal ve uluslararası büyük spor kuruluşları, anabolik steroid kullanımını periyodik analizlerle denetlerler. Bununla beraber, analiz işlemi daima tartışmalı olmuştur. Bazı gözlemciler, analizlerin güvenilir olmadığını söylerler ve en doğru olduğu düşünülen IOC tarafından ruhsatlı laboratuvarlarının analizlerine bile itiraz ederler. Sporcular, maskeleyici ajan kullanarak anabolik steroid tayinini engellemeye çalışırlar veya tayin sınırı olan ve miktar hesaplaması gerektiren anabolik steroidleri kullanırlar.
    Bu sorunlara karşın, sporcuların steroid suistimalinin tespit ve kontrolü için analiz işlemi çok önemlidir. Analiz işlemlerinin daha doğru yapılması ile sporcuların gerçek gücü ortaya çıkar.
    Steroidlerin bağımlılık yarattığı anlaşıldığından bu yana, bazı ülkelerde steroid kullanıcıları için tedavi programları başlatılmıştır.
    Tıp uzmanları, ikna yolunun ilacı bıraktırmak için önemli bir silah olduğunu belirtirler. Bunun için, anabolik steroidlerin vücutta yarattığı tahribatı göstermeye çalışırlar. Bazı tıbbi testler, örneğin steroid kullanıcısı bir erkeğin sperm sayısının düşük çıkması, steroid kullanıcısı erkek sporculara bu ilacı bıraktırmak için etki edebilir.
    Anabolik steroid bağımlılarına, alkol, uyuşturucu ve diğer ilaç bağımlılarına olduğu gibi bir tedavi uygulanması gerekir. Bu tedavinin temeli, sıkı bir müdahaleye ve uzun süreli takibe, bununla birlikte vücut sağlığını ve kendine güveni sağlayan steroid olmayan yardımcı beslenme ürünlerinin geliştirilmesine dayanır.
    ABD ve Avrupa ülkelerinde anabolik steroid kullanımını kontrol etmek için kanunlar ve uygulamalar yürürlüğe konulmuştur. Anabolik steroid kara pazarının önlenmesi için de, ilaç firmalarına, bu ilaçların üretilmesinde ve pazarlamasında sert yaptırımlar uygulanmaktadır.
    Ülkemizde de bazı spor dallarında son yıllarda steroid kullanımının artması nedeniyle, bu konudaki hukuki çalışmalar hızlanmıştır. Doping yapan sporculara ağır yaptırımlar getirilmiştir. Eğer bir sporcu doping yaparsa, yarışmalardan belli bir süre ile men edilir, aynı sporcu yeniden doping yaparsa sporcu lisansı elinden alınır.
    Anabolik steroid kullanımındaki artışı durdurmak için en iyi çözüm, sporcuları eğiterek bu ilaçları kullanmalarını önlemektir. Genç sporcular, steroid kullanıcısı olmadan önce eğitilmelidirler.
    Steroid kullanıcısı sporcuların yanında teknik direktörler, antrenörler, aileler ve tıp doktorları, anabolik steroidlerin yarattığı tehlikeyi bilmelidirler. Gençler, ölümsüz olmadıklarını ve bu ilaçların zarar vereceğini anlamalıdırlar. Steroid kullanımını üstü kapalı bir şekilde teşvik eden bazı tıp ve spor cemiyetlerindeki kişiler için de eğitim kampanyaları düzenlenmelidir.
    Eğitim programları, doğru bilgilendirme ile gerçekleştirilmeli ve sorumlu, güvenilir kişiler tarafından yaygınlaştırılmalıdır.
    Kullanıcının yüksek dozda anabolik steroid alım,ı beyinde ve zihinde ciddi problemlere neden olabilmektedir.
    Yale Üniversitesi araştırmacıları, uzun süreli kullanıcılarda steroid alışkanlığının birçok belirtilerini bulmuşlardır. Yüksek dozda steroid kullanımının kesilmesindeki zorluk içe kapanma belirtileridir.
    Pensilvanya Üniversitesi araştırmacıları fiziksel gelişim çağındaki lise öğrencisi bir grup üzerinde çalışma yapmışlar ve anabolik steroidlere bağımlılığın fiziksel olmadığı kanısına varmışlardır. Yetişkin kullanıcılardaki ilk belirti, alışkanlığını ret etmek ve steroid alımının insan üzerindeki fiziksel ve psikolojik tehlikelerini bilmezlikten gelmektir.
    Günümüze kadar birçok anabolik steroidin farmasotik şekli el altında üretildikten sonra piyasaya sürülmek için sahte reçeteler düzenlenmektedir. Şu anda karaborsa anabolik steroidleri deniz aşırı ülkelerde yapılmakta ve A.B.D.’ye kaçırılmaktadır. Ayrıca bu ülkede gizli laboratuvarlarda üretilmektedir ve bu sahte ilaçlar ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı bilinmektedir. Çünkü bunlar kontrolsüz üretilmekte ve saf olmamaktadır.
    Satışlar hem mektup yoluyla hem de spor salonları ve sağlık kulüplerinde gerçekleşmektedir. Kullanıcıların raporuna göre, ilaç temin etmekte aracı olanlar ilaç satıcıları, antrenörler, doktorlar, eczacılar ve hatta arkadaşlarınız olabilmektedir. Kullanıcılara göre ilacı almak ve nasıl kullanacağını öğrenmek hiçte zor değildir.
    Gerçekten ünlü bir sporcu olmak için yoğun emek gerekmesine rağmen sporcuların anabolik steroid kullanarak kısa yoldan üne sahip olma istekleri üzülerek gözlenmektedir.
    Atletik cesaret için sadece güç ve sabır yeterli değildir. Bunun yanında yetenek, kıvrak zeka, diet, dinlenme, sağlık ve genler de etkilidir.


    KAYNAKLAR

    American College of Sports Medicine, ''Position Stand on The Use of Anabolic/Androgenic Steroids in Sports,''1984.
    American Osteopathic Academy of Sports Medicine,''Policy Statement and Position Paper: Anabolic/Androgenic Steroids and Substance Abuse in Sport,'' May1989.
    Buckley,W.E.;Yesalis,C.E.; Vicary J.R.; Streit, A; Katz D.L.; Wright, j.E.; ''Indications of Psychological Dependence Among Anabolic/Androgenic steroids Abusers.'' Adaptation from a paper, ''Anabolic steroids Use:Indications of habituation Among Adolescents, '' Journal of Drug Education,1989.
    Caralon,N.J.,''The Treatment of the Anabolic steroids Addict,''Unpublished paper, 1991.
    Cicero,T.J.,and O'Connor, L.H.,''Abuse Liability of Anabolic Steroids and Their Possible Role in the Abuse of Alcohol, Morphine and Other Substances,''NIDA Research Monograph 102,1990.
    Dyment,P.G., and Goldberg, B., Committee on Sports Medicine, ''anabolic Steroids and the Adolenscent Athlete,'' Pediatrics, January 1989.
    Frankle, M.A., '' Anabolic-Androgenic Steroids: A Guide for the Physician,'' The Journal of Musculoskeletal Medicine, November 1989.
    Friedl, K.E., '' Reappraisal of the Health Risks Associatel with the Use of High Doses of Oral and Injetable Androgenic Steroids,'' NIDA Research Monograph 102,1990.
    Hecht, A., '' Anabolic Steroids: Pumping Trouble, '' FDA Consumer, September 1984.
    International Federation of Bodybulders, '' The Battle Against Steroids Goes On: Position Paper of the I.F.B.B,'' 1990.
    Kashkin, K.B., and Kleber, H.D.,''Hooked on Hormones? An Anabolic Steroid Adiction Hypothesis,'' Journal of the American Medical Association, December 1989.
    Katz, D.L., and Pope, H.G., '' Anabolic/ Androgenic Steroid-Induced Mental Status Changes,'' NIDA Research Monograph 102,1990.
    Kennedy, N., ''Steroid Studies: Estimated Percantages of Use,'' Appendix B of the Resarch Subcommittee of the Iteragench Task Force On Anabolic Steroids, National Institute on Drug Abuse, 1990
    Lombardo, J.A., ''Anabolic/Androgenic Steroids,'' NIDA Research Monograph 102,1990.
    Miller, R.W., ''Athletes and Steroids: Playing a Deadly Game,'' FDA Consumer, November 1987.
    National Institute on Drug Abuse, ''anabolic Steroids: Is Bigger Better or Just Big Trouble?,'' NIDA Notes, Spring /Summer 1989.
    National Institute on Drug Abuse, ''Study of Athletes Shows Aggression and Other Psychiatric Side Effects From Steroids Use,'' NIDA Notes, Spring/ Summer 1989.
    Norris, J.A.,''FDA Warns: Sterods May Be Hazardous to Your Health,'' Schools Without Drugs: The Challenge, U.S.Department of Education, Novenber1987.
    Office of Ispector General, U.S.Department of Health and Human Services, ''Adolescents and Steroids: A User Perspective,''August 1990.
    Office of Inspector General, U.S. Department of Health and Human Services, '' Adolescent Steroid Use,'' 1990.
    Stehlin, D., ''For Athletes and Dealers, Black Marcet Steroids Are Risky Business,'' FDA Consumer, 1987.
    U.S.Food and Drug Administration, '' the Blackmarketing of Anabolic, Ergogenic andRelated Prescription Drugs for Athletic Enhancement: An FDA Overview,'' FDA Consumer, 1987.
    U.S.General Accounting Office, 'Drung Misuse: Anabolic Steroids and Human Growth Hormone,'' August 1989.
    Yesalis, C.E.;Andorson, W.A,; Buckley, W.E; and Wright, J.E., ''Incidence of Non-Medical Use of Anabolic Steroids,'' NIDA Research Monograph 102,
     
    GoDDy bunu beğendi.
  3. mudkicker
    Offline

    mudkicker Üye

    Katılım:
    8 Ocak 2006
    Mesajlar:
    443
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    0
    Biraz sigaranın faydaları gibi olmuş. Yinede güzel bi yazı :)
     
  4. akçakaya
    Offline

    akçakaya Üye

    Katılım:
    28 Eylül 2006
    Mesajlar:
    484
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul
    evet haklısın ama biraz düşünelim bakalım ;
    sigara ve alkolde steroid kadar zararlı değilmi diye...bana kalırsa steroid zararları çok fazla abartılıyor..sanki steroid kullandığın an ölücekmişiz gibi yorumlanılıyor....tamam zararları var ama son günlerde forumda bazı kişiler hatta hiç steroid kullanmamış kişiler acaip derecede yazılar yazıyor..
    bu arada bende steroidleri savunmuyorum ama adam steroid kullanmıyorum steroid zararlı deyip alko,sigara,uyuşturucu kullanıyorsa buna gülüp geçerim
     
  5. akçakaya
    Offline

    akçakaya Üye

    Katılım:
    28 Eylül 2006
    Mesajlar:
    484
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul
    SPORDA DOPİNG KULLANIMI


    Doping kullanımı neredeyse insanlığın tarihi kadar eskidir. İlk yazılı kayıtlara M.Ö. 8. yy'da rastlanmaktadır. "Doping" kelimesi, Güney Afrika yerlilerinin uzun süren avlanmaları ve danslı ayinleri sırasında dayanıklılıklarını artırmak için kullandıkları alkollü bir içkiye verdikleri ad olan "Dope" kelimesinden türemiştir. Performansı artırmak amacıyla kullanılan bu terim İngilizce'ye doping olarak geçmiş ve performans artırıcı madde ve yöntemler için kullanılmaya başlanmıştır.

    İnsanlığın gelişiminden bu yana rekabet etme, yarışma, rakiplerine üstünlük sağlama ve kazanma psikolojisi yaygın olarak görülen bir davranış şeklidir. İlkel topluluklarda kazanma ve bunun sonucunda kendini bulunduğu ortama kabul ettirme psikolojisi, modern topluluklarda da yerini korurken, aynı zamanda ekonomik ve sosyal statü kazanımları da sağlamaktadır. Yarışma sporlarında rakiplere üstünlük sağlama, kazanma psikolojisi daha sık, daha yoğun ve daha uzun süreli antrenman yapılmasını da beraberinde getirmiştir. Sporcuların genelinde olmasa da bazıları tarafından antrenmanlara ilaveten fiziksel ve zihinsel performansı artırmaya yönelik bir takım maddeler alınmaya başlanmıştır. Geçen zaman içinde bu maddelere performans artırıcı bir takım yöntemler de ilave olmuştur. Sporcuların sağlığını korumak ve eşit şartlarda yarışmalarına ortam hazırlamak için Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), Dünya Anti-doping Ajansı (WADA) ve Uluslararası Spor Federasyonları (IF) performans artırıcı bu madde ve yöntemleri "Doping" olarak kabul etmiş ve yasaklamıştır. 1980 yılından beri düzenli olarak her yıl doping listeleri hazırlamakta ve bunları yayınlamaktadır. Ayrıca yarışmalar sırasında ya da yarışma dışı düzenli doping kontrolleriyle sporcular arasındaki suistimal önlenmeye çalışılmaktadır. Son yıllarda insan "Genom Projesi" çerçevesinde bir çok hastalığın geni belirlenmiş ve "Gen Terapisi" ile tedavi edilebilme şansı doğmuştur. Genetik, moleküler biyoloji ve tıp alanındaki bu gelişmelere parelel olarak tespit edilen tedavilerin bir kısmı performans artırıcı etki göstermektedir. Bu da ne yazık ki bazı sporcular tarafından suistimale açıktır ve "Gen Dopingi" kaygısını gündeme getirmiştir. Gen Terapisiyle ilgili konular üzerinde hali hazırda etik anlamda tartışmalar yaşanırken, bir de gen terapisinin doping olarak kullanılabilecek olması etik tartışmaları alevlendirmiştir.



    DOPİNG
    Fiziksel ve/veya zihinsel performansı artırmak amacıyla yasaklı kimyasal maddelerin ya da yöntemlerin kullanılmasına doping denir.

    Performansı yapay olarak ve kural dışı bir şekilde artırmak amacıyla organizmaya yabancı bir ajanın (hangi yoldan olursa olsun) verilmesi veya fizyolojik maddelerin anormal miktarlarda bir şahsa yarışma esnasında veya yarışma dışında uygulanması doping olarak kabul edilir. Doping uygulaması sadece sporcunun bizzat kendisi tarafından olabileceği gibi bu alanda hizmet veren yönetici, antrenör, teknik direktör, doktor, fizyoterapist, masör gibi kişilerin teşviki ile de olabilmektedir.

    Sporda doping uygulamasının Etik ve Tıbbi olarak iki yönü vardır.

    l ETİK YÖNÜ; Spor ahlaki ölçüler çerçevesinde sporcuların fiziksel ve zihinsel performanslarını doğal antrenman yöntemleriyle geliştirmeleridir. Yasaklı maddelerin veya yöntemlerin işin içine girmesi sporcular arasındaki eşit rekabet şartlarını ortadan kaldıracağı için etik bulunmamaktadır.

    l TIBBİ YÖNÜ; Sporcular tarafında performansı artırmak amacıyla kullanılan yasaklı madde ve yöntenlerin sağlıklı sporcular üzerinde birçok yan etkileri bulunmaktadır. Bunların sadece performansı artırmak amacıyla kullanılması sporcunun sağlığını riske atmaktadır.

    IOC, WADA ve Uluslararası Spor Federasyonları her yıl doping olarak kabul edilen yasaklı madde ve yöntemleri listeler halinde yayınlamaktadır. Yapılan denetimler sonucu sporcuların idrarlarında bu maddelere ya da metabolitlerine rastlanması sporcunun ceza almasına neden olmaktadır. 2003 yılına ait Doping Listesi aşağıda verilmiştir.





    DOPİNG SINIFLAMASI (2003)

    1- Kullanımı yasak olan maddeler,

    2- Kullanımı yasak olan yöntemler,

    3- Kullanımı kısıtlı olan maddeler,

    4- İdrar derişimleri verilen limitlerin üzerinde bulunduğunda doping kabul edilen maddeler





    KULLANIMI YASAK OLAN MADDELER
    A- Uyarıcılar

    B- Narkotik analjezikler

    C- Anabolik ajanlar

    D- İdrar söktürücüler

    E- Peptid hormon ve analogları

    F- Antiöstrojenik aktivite gösteren maddeler

    G- Siliciler



    KULLANIMI YASAK OLAN YÖNTEMLER

    A- Oksijen transferinin artırılması

    1- Kan dopingi,

    2- Yapay oksijen taşıyıcıları ve plazma genişleticileri (Hb ürünleri, perflorokimyasallar, RSR-13)

    B- Farmakolojik, kimyasal ve fiziksel uygulamalar

    C- Gen Dopingi



    KULLANIMI KISITLI OLAN MADDELER
    A- Alkol

    B- Kannabinoidler

    C- Lokal anestetikler

    D- Kortikosteroidler

    E- Beta blokörler



    İDRAR İÇİNDEKİ DERİŞİMLERİ AŞAĞIDA VERİLEN SINIRLARIN ÜZERİNDE BULUNDUĞUNDA DOPİNG OLAN MADDELER





    Kafein >12 mikrogram/mililitre

    Karboksi-THC >15 nanogram/mililitre

    Katin >5 mikrogram/mililitre

    Efedrin >10 mikrogram/mililitre

    Epitestosteron >200 nanogram/mililitre

    Metilefedrin >10 mikrogram/mililitre

    Morfin >1 mikrogram/mililitre

    19-norandrosterone >2 nanogram/mililitre (erkeklerde)

    19-norandrosterone >5 nanogram/mililitre (bayanlarda)

    Fenilpropanolamin >25 mikrogram/mililitre

    Psödoefedrin >25 mikrogram/mililitre

    Salbutamol (yarışma dışı analizde) >1000 nanogram/mililitre

    T/E oranı >6



    2003 DOPİNG LİSTESİ

    1- YASAKLI MADDELER: B- NARKOTİKLER (Devamı) Bendroflumethiazide

    A) UYARICILAR Pentazocine Bumetanide

    Amfepramone Pethidine ve benzeri maddeler. Canrenone

    Amiphenazole C- ANABOLİK AJANLAR Chlortalidone

    Amphetamine 1- ANABOLİK - ANDROJENİK Ethacrynic Acid

    Bambuterol STEROİDLER Furosemide

    Bromantan Androstenediol Hydrochlorothiazide

    Caffeine* Androstenedione Indapamide

    Carphedon Boldenone Mannitol (damar içi enjeksiyonu)

    Cathineobenzorex (YENİ) Clostebol Mersalyl

    Cocaine Danazol Spironolactone

    Cropropamide Dehydrochlormethyltestosterone Triamterene ve benzeri maddeler.

    Crotethamide Dehydroepiandrosterone (DHEA) F- MASKELEYİCİ AJANLAR

    Ephedrine Dihydrotestosterone İdrar söktürücüler (Yukarıda

    Etamivan Drostanolone sayılanlar)

    Etilamphetamine Fluoxymesterone Epitestosteron

    Etilefrine Formebolone Probenecid

    Fencamfamin Gestrinone G- PEPTİD HORMONLAR,

    Fenetylline Mesterolone MİMETİKLER VE ANALOGLARI

    Fenfluramineoporex (YENİ) Metandienone Koryonik gonadotropin (hCG)

    Formoterol Metenolone Hipofizyel ve sentetik

    Heptaminol Methandriol Gonadotropinler (LH)

    Mefenorex Methyltestosterone Kortikotropinler (ACTH)

    Mephentermine Mibolerone Büyüme hormonu (hGH)

    Mesocarb Nandrolone Insülin benzeri büyüme

    Methamphetamine 19-Norandrostenediol faktörü(IGF-1)

    Methoxyphenamine 19-Norandrostenedione (YENİ) Eritropoietin

    Methylenedioxyamphetaminee Norethandrolone İnsülin

    dioxymethamphetamine (Y) Oxandrolone Clomiphene

    Methylephedrine Oxymesterone Cyclofenil

    Methylphenidate Oxymetholone Tamoxiphen

    Nikethamide Stanozolol Aromotaz inhibitörleri ve

    Norfenfluramine Testosterone benzeri maddeler.

    Parahydroxyamphetamine Trenbolone ve benzeri maddeler. 2- YASAKLANMIŞ

    Pemoline 2- BETA-2 AGONİSTLER UYGULAMALAR

    Pentetrazol Bambuterol A) OKSİJEN TAŞINMASINI

    PhendimetrazineNİ) Clenbuterol ARTIRANLAR

    Phentermine Fenoterol a) Kan dopingi

    Phenylpropanolamine Formoterol b) Modifiye hemoglobin ürünleri

    Pholedrine Reproterol (perfluorochemicals, RSR13)

    Pipradol Salbutamol** B) FARMAKOLOJİK, KİMYASAL

    Prolintane Salmeterol** VE FİZİKSEL MANÜPLASYON

    Propylhexedrine Terbutaline** C) GEN DOPİNGİ

    Pseudoephedrine ve benzeri maddeler. 3- KULLANIMI KISITLI

    Reproterol D) BETA-BLOKE EDİCİLER MADDELER

    Salbutamol** Acetabutolol A) ALKOL

    Salmeterol** Alprenolol B) "CANNABINOID"LER

    Selegiline Atenolol Marijuana



    Strychnine Betaxolol Hashish ve benzeri maddeler.

    Terbutaline** ve benzeri Bisoprolol C) LOKAL ANESTETİKLER

    maddeler. Bunolol Articaine

    * İdrarda "caffeine" yoğunluğu Carteololedilol (YENİ) Benzocaine

    12mikrogram/mililitreden fazla Celiprolol Bupivacaine

    olduğunda pozitif kabul edilir. Esmolol Lidocaine

    ** İnhaler olarak kullanımı Labetalol Mepivacaine

    serbesttir. Levobunolol Oxetacaine

    Not: İmidazol preparatları Metipranolol Oxybuprocaine

    topikal kullanılabilir. Metoprolol Procaine

    Adrenalin'in topikal Nadolol Tetracaine ve benzeri maddeler.

    preparatlarının nazal, Oxprenolol D) KORTİKOSTEROİDLER

    oftalmolojik ve rektal Pindolol Beclomethasone

    kullanımları serbesttir Propranolol Bethamethasone

    B- NARKOTİKLER Sotalol Budesonide

    Buprenorphine - Morphine Timolol ve benzeri maddeler. Dexamethasone

    Dextromoramide - Methadone E- İDRAR SÖKTÜRÜCÜLER Diflucortolone

    Diamorphine (Eroin) Amiloride (YENİ) Flunisolide

    Hydrocodone Acetazolamide Fluocortolone ve benzeri maddeler.



    1- KULLANIMI YASAK OLAN MADDELER:

    A- UYARICILAR

    Adından da anlaşılacağı gibi vücutta uyarıcı etki gösterirler. Fiziksel ve mental performansı artıran, yorgunluğu ve uykuya ihtiyacı azaltan bu grup ilaçlar psikomotor stimülanlar, sempatomimetik aminler ve merkezi sinir sistemi (MSS) stimülanları olarak üç ana başlık altında toplanabilirler.

    Uyarıcıların vücutta, uyanıklık, toplam uyku süresi ve uyku derinliğinde azalma, yorgunluğu geciktirme, reflekslerde artış, kalp atım hızında ve kan basıncında artış, metabolik hızda artış gibi etkileri vardır. Bu özellikleri nedeniyle sporcular tarafından uyanıklığı, konsantrasyon gücünü artırdığı ve yorgunluğu geciktirmek amacıyla kullanılırlar. Uyarıcılar sınıflaması içinde yer alan maddelerin bazıları (efedrin, psödoefedrin ve fenilpropanolamin gibi) antigribal ilaçların içinde bulunabilir. Sporcular farkında olmadan bu ilaçları alıp, cezalı duruma düşebilirler. Karşılaşma öncesi ilaç kullanmadan önce mutlaka ilacın yasaklı madde içerip içermediği takım doktoruna sorulmalıdır.

    Uyarıcıların yan etkileri, doza, kullanım süresine ve kullanım sıklığına bağlıdır. Uzun süre kullanımda aynı etkiyi alabilmek için dozu artırmak gereklidir. Çünkü bu tür maddelere zaman içinde organizmada tolerans gelişir. Öfori, huzursuzluk, sinirlilik, uykusuzluk, halusinasyonlar, delirium, paranoid psikoz, ellerde titreme, ateş, ağız kuruluğu, iştah kaybı, koordinasyon bozukluğu, kalp ritm bozuklukları ve kan basıncında artış gibi yan etkileri vardır.

    Amfetaminler, amifenazol, bromantan, efedrin, fenilefedrin, fenilpropanolamin fenkamfamin, kafein, karfedon, kokain, mezokarb,

    metamfetamin, pentetrazol, pipradrol ve psödoefedrin gibi ilaçlar bu grupta yer almaktadır. İdrarda katin miktarının 5 mikrogram/ml'nin üzerinde bulunması, efedrin ve metilefedrin miktarının 10 mikrogram/ml'nin üzerinde bulunması, psödoefedrin ve fenilpropanolamin miktarının 25 mikrogram/ml'nin üzerinde bulunması, kafein miktarının 12 mikrogram/ml'nin üzerinde bulunması doping sayılmaktadır.

    Formoterol, salbutamol, salmeterol ve terbutalin ve benzeri bileşiklere, astım ve egzersize bağlı bronkospazmı engellemek ve/veya tedavi amaçlı nefes yolu ile alımına izin verilmektedir. Yarışmalarda bulunan ilgili tıbbi görevlilere göstermek üzere, uzman veya takım doktorunun astım ve egzersize bağlı astım için yazılı raporu ve solunum fonksiyon testi sonuçları gerekmektedir. Olimpiyat oyunlarda, listede bulunan bir beta-2 agonistin, nefes yolu ile alımı için istekte bulunan sporcular, bağımsız bir tıbbi komite tarafından değerlendirilmektedir.



    B- NARKOTİK ANALJEZİKLER
    Narkotik analjezikler çok şiddetli ağrıların tedavisinde kullanılır. MSS üzerine etki ederek ağrı cevabını bastırırlar ve var olan ağrı sporcu için sorun olmaktan çıkar. Morfin ve sentetik türevleri, ağrı giderici etkisiyle birlikte kendine güveni ve agresifliği artırdığı için boks, karate, tekwando gibi mücadele sporlarında performansı artırma amacıyla kullanılmaktadır.

    Narkotik analjeziklerin en ciddi yan etkisi bağımlılık gelişmesidir. Fiziksel bağımlılık ilk birkaç dozda başlayabilir. Zaman içinde aynı etkiyi elde etmek için daha faza doza ihtiyaç duyulur. Fiziksel bağımlılık geliştiğinde ilacı bırakmak zorlaşır. Narkotik analjezikleri kullanan sporcularda kendine fazla güvenme ve ağrı eşiğinin yükselmiş olması ciddi yaralanmalara zemin hazırlar. Ayrıca, baş dönmesi, öfori, yoksunluk belirtileri, depresyon, uykusuzluk, bir süre sonra uyku hali, dinlenememe, zihinsel dalgınlık, denge ve koordinasyon bozukluğu, konsantrasyon bozukluğu, kalp atım hızının düşmesi, kan basıncının düşmesi, mide bulantısı, kusma, barsak doğal ritminin yavaşlaması, kabızlık, kaslarda spazm, eklem ağrısı, üşüme ve ürperme, terleme ve idrar yapmada zorlanma gibi yan etkileri vardır. En ciddi yan etkisi ölümle sonuçlanabilen solunum merkezi baskılanmasıdır.

    Eroin, morfin, dekstromoramid, buprenofin, metadon, pentazosin ve petidin gibi ilaçlar bu grupta yer alırlar.



    C- ANABOLİK AJANLAR
    Anabolik-androjenik steroidler ve anabolik-androjenik olmayan, fakat benzer etkiler gösterdikleri için Beta-2 agonistler bu grupta yer alırlar.



    a- ANABOLİK – ANDROJENİK STEROİDLER

    Kelime anlamı itibariyle "yapıcı", "inşaa edici" hormon anlamına gelen anabolik steroidler, doğal erkeklik hormonu olan testosteronun kimyasal modifikasyonu sonucu sentez edilmiş maddelerdir. Hem anabolik, hem de androjenik etkileri vardır. Bu nedenle sporcular tarafından en çok kullanılan doping maddelerindendir. Vücut kas kitlesini artırıcı özelliklerinden dolayı, en fazla vücut geliştiriciler, halterciler ve diğer kas gücünün ön plana çıktığı (kuvvet ve sürat sporları) spor dallarında kullanılırlar. Gerek testosteron, gerekse sentetik androjenik-anabolik steroidler vücutta enzim sistemlerini etkileme, primer cinsiyet karakterleri olan cinsiyet organların büyümesini uyarma (testislerde, peniste, skrotumda gelişme, sperm yapımını uyarma), sekonder cinsiyet karakterleri olan ses tellerinin kalınlaşması, vücut kıllanmasında artış, kas kitlesinde artış, deri yağ bezlerinden salgı artışı, boy uzaması, protein yapımını artırma ve protein yıkımını azaltma, cinsel istek ve saldırganlıkta artış, kan yapımında artış gibi etkilerde bulunur. Anabolik steroid kullanan sporcularda sportif performansta yarar yerine zarara neden olabilmektedir. Kas kitlesini artırıcı etkileri normal tedavi dozlarının cok üzerindeki dozlarla mümkündür. Doğal ya da sentetik tüm anabolik steroidlerin sporcular tarafından kullanımı yasaklanmıştır.

    Anabolik - androjenik steroidler hemen hemen vücuttaki tüm organlarda yan etkiler oluşturabilir. Ödem, kalbin iş yükünde, kan basıncında, kolesterol düzeyinde, kalp damar hastalıkları riskinde, kalp krizi riskinde ve yağ bezleri salgısında artış, kas krampları, tendon zedelenmeleri ya da kopmaları, karaciğer fonksiyon bozuklukları, kan glukoz seviyesinde artış, tümör oluşumu riski, tümör büyümesini uyarma, böbrek fonksiyon bozuklukları, kan pıhtılaşma faktörlerinde bozukluk, tiroid fonksiyonları bozukluğu ve psikolojik bozukluklar gibi yan etkileri vardır.

    Anabolik steroidlerin puberte öncesi kullanılması kıkırdakların erken kemikleşmesine ve boy kısalığına neden olur. Anabolik steroidler erkeklerde; Saç dökülmesi, meme dokusunda büyüme, Hipofizde LH ve FSH salınımını baskı altında tutarak, testis dokusunda küçülme, doğal erkeklik hormonlarının üretiminin azalmasına dolayısıyla, sperm üretiminde azalma, kısırlık, cinsel istekte azalma, prostat büyümesi ve prostat kanseri riskinde artış gibi yan etkilere neden olurlar. Bayanlarda; erkek tipi kıllanma, saç dökülmesi, meme dokusunda küçülme, ses kalınlaşması, cinsel isteğin aşırı artması, klitoris büyümesi, adet düzensizliği veya adetin tamamen durması gibi yan etkileri vardır.

    Androstendiol, androstendion, dehidroepiandrosteron (DHEA), dihidrotestosteron, testosteron, fluoksimesteron, klostebol, metandienon, metenolon, nandrolon, 19-norandrostendiol, 19-norandrostendion, oksandrolon, stanozolol ve benzer bileşikler bu grupta yer almaktadır.

    İdrar analizlerinde Testesteron (T)/Epitestesteron (E) oranı önemlidir. Testosteron salınımı gün boyunca vücutta farklılıklar gösterir. Dışarıdan alınan testosteronun belirlenebilmesi için vücuttaki miktarı değişmeyen epitestosteron ile oranı dikkate alınır. Bu oranın 6'nın üzerinde olması doping olarak kabul edilmektedir (düşük epitestosteron endojen üretimi, androjen üreten tümör, enzim eksikliği gibi fizyolojik ve patolojik koşullar ispat edilmediği sürece, sporcunun idrarında T/E oranının 6'dan büyük bulunması doping sayılır). T/E' nin 6'dan büyük bulunduğu durumlarda, ilgili tıbbi kurulların, sonucun pozitif olarak ilan edilmesinden önce bir araştırma yapması zorunludur (Ketakanazol testi uygulanır. Ketakanazol antifungal olmasına rağmen doğal testosteronun salınımını inhibe ettiğinden vücuttan atılan sadece eksojen testosterondur. Teste rağmen oran yine 6'dan yüksekse, testosteron dışarıdan akınmıştır.).



    b- BETA-2 AGONİSTLER

    Anabolik-androjenik olmayan ancak benzer anabolik etki gösteren maddelerdir. Bambuterol, clenbuterol, fenoterol gibi maddeler bu grupta bulunurlar. Beta-2 agonistlerin kas kitlesinde artış, vücut yağ kitlesinde azalma ve hava yolu düz kaslarında dilatasyon yapıcı etkileri vardır. Uzun süreli kullanımlarında, titreme, yorgunluk, huzursuzluk, sinirlilik, baş ağrısı, kan basıncında artış, kalp ritm bozuklukları ve kas krampları gibi yan etkilere sahiptir.



    D- İDRAR SÖKTÜRÜCÜLER (DİÜRETİKLER)

    İdrar söktürücüler doğrudan böbrek tübüllerine etki ederek, vücuttan suyun atılımını artıran maddelerdir. Sporcular tarafından idrar miktarını artırıp, idrardaki doping maddelerinin yoğunluğunu azaltmak, böylece analiz sırasında doping olarak kabul edilen maddelerin tespit edilmesini zorlaştırmak, bazı spor disiplinlerinde (güreş, boks, halter, judo gibi) kısa zamanda ağırlık düşmek için kullanılırlar. Bu maddeler direkt olarak sportif performansı artırıcı etkide bulunmazlar. Hatta vücutta su kaybına neden oldukları için performansı azaltıcı etkileri vardır. Ancak doping olarak kabul edilen maddelerin tespitini zorlaştırdıkları için doping listesine alınmıştır.

    Asetazolamid, bumetanid, etakrinik asit, furosemid, hidroklorotiazid, klortalidon, mannitol, mersalil, spironolakton, triamteren ve benzer bileşikler bu grupta yer almaktadır.

    Vücuttan sıvı kaybı, kan hacminde azalma, elektrolit denge bozuklukları, kan potasyum düzeyi değişiklikleri, böbrek bozuklukları, kan basıncında azalma, kalp ritm bozuklukları, ürik asit miktarında artış, kas gücünde azalma, kassal iş veriminde azalma, dayanıklılık kapasitesinde düşme, aşırı kilo kaybı, kas krampları, sistemik alkalozis, kan şekerinde düşme ve geçici sağırlık gibi yan etkileri mevcuttur.



    E- PEPTİD HORMON VE ANALOGLARI
    Peptid hormonlar doğal hormonlardır ve diğer hormonların salınımını kontrol ederler. İnsan koriyonik gonodotropini, luteinleştirici hormon, adrenokortikotopik hormon, büyüme hormonu,eritropoietin, insülin ve insülin-benzeri büyüme faktörü bu grupta yer alan hormonlardır.(İnsülinin sadece insüline bağımlı diabetik olduğu kanıtlanan sporcuların tedavisinde kullanımı serbesttir.)

    İnsan koriyonik gonadotropinlerinin büyümeyi artıran ve ağrıyı azaltan etkileri vardır. Koriyonik gonadotropinler testeosteron üretimini uyardıkları için kas kitlesi ve kas gücünde artışa neden olurlar. İnsan koriyonik gonodotropinleri erkeklerde meme dokusunda büyüme, bayanlarda adet düzensizliklerine (amenore, dismenore) neden olmaktadır.

    ACTH öfori hissine neden olur. Uyku problemleri, kan basıncında artış, şeker hastalığı, mide ülseri, yaraların iyileşmesinde gecikme, osteoporoz ve kas erimesi gibi yan etkileri vardır.

    Büyüme hormonu; büyüme ve metabolizmayı kontrol eder. Vücutta protein sentezini uyarır ve yağların yıkımına yardımcı olur. Puberteye kadar büyümeyi hızlandırır. Puberteden önce büyüme hormonunun fazla salgılanması gigantizm, az salgılanması cüceliğe yol açar. Puberteden sonra artan büyüme hormonu salgısı el ve ayakta büyüme, çenede uzama, dişlerin birbirinden ayrılması, kalp büyümesi, kas zayıflığı, şeker hastalığı ile karakterize akromegali tablosunu oluşturur. Büyüme hormonu sporcular tarafından kas gücünü ve kas kitlesini artırmak amacıyla kullanılır. Ayrıca, deri kalınlaşması, alt çenenin büyümesi, dilin büyümesi, tiroid bezi aktivitesinde azalma, kan lipid düzeylerinde artış, vücutta sıvı birikimi, kas zayıflığı, iç organların anormal büyümesi, eklem ve bağ problemleri, şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve kan basıncında artış gibi yan etkileri mevcuttur.

    Eritropoietin; kandaki oksijen yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak böbreklerden salgılanan ve kemik iliğinde alyuvarların üretimini artıran bir hormondur. Eritropoietinin sporda kullanım amacı kanda alyuvar sayısını artırarak çalışan kaslara daha fazla oksijenin taşınmasıdır. Özellikle dayanıklılık sporlarında performansı artırmak amacıyla kullanılır.

    Eritropoietin kullanımına bağlı olarak damar içi pıhtılaşmaları görülebilir. Ayrıca; kan yoğunluğunda artma ve akışkanlığında azalma, beyin içi basınç artışı, beyin damarlarında tıkanma, beyin ödemi, epilepsi nöbetleri, deri döküntüleri, kas ağrıları, mide bulantısı, kalp krizi riski, kan basıncında artış ve akciğerlerde emboli gibi yan etkileri vardır.

    Pankreastan salgılanan bir hormon olan insülin, glukozun hücre içine girişine yardımcı olur. Salgılanmasında bozukluk olduğunda insüline bağımlı diyabet oluşur. Dışarıdan insülin verilerek bu hastalığın tedavisi yapılabilir. İnsülin sporcular tarafından vücut yağ kitlesini azaltmak ve kas kitlesini artırmak amacıyla kullanılır. İnsüline bağımlı şeker hastalığını doktor raporlarıyla belgelemek koşuluyla sporcular tarafından kullanımı serbest bırakılmıştır.



    F- ANTİ-ÖSTROJENİK AKTİVİTE GÖSTEREN MADDELER
    Aromataz inhibitörleri, klomifen, siklofenil ve tamoksifen gibi bileşikler bu grupta yer alır. Sadece erkek sporcularda kullanımı yasaktır.



    G- SİLİCİLER
    Silicilerin kullanımı yasaklanmıştır. İlaçların vücuttan atılımını hızlandıran veya doping amacıyla kullanılan maddelerin tespitini zorlaştıran maddelere siliciler denir. Diüretikler, epitestosteron, probenesid ve plazma genişleticiler (örneğin hidroksi etil nişasta) bu grupta yer almaktadır.



    2- YASAKLANMIŞ YÖNTEMLER

    A- OKSİJEN TAŞINMASININ ARTIRILMASI

    a- KAN DOPİNGİ

    Kan dopingi kan, alyuvarlar ve benzer kan ürünlerinin tıbbi tedavi amacı dışında sporcuya uygulanmasıdır. Kan dopingi enerji gereksinimini aerobik yoldan sağlayan ve büyük kas gruplarının uzun süreli aktivitelerde bulunulduğu kros kayağı, bisiklet, kürek, uzun mesafe koşuları ve diğer dayanıklılık sporlarında, sportif performansı artırmak amacıyla kullanılır.

    Kan dopinginde; sporcudan daha önce alınan kendi kanı veya başka bir sporcudan alınan uygun, taze kan damar yolu ile yarışma öncesi sporcuya verilir. Sporcunun kendi kanı kullanılacaksa antrenman dönemi sırasında 800-1200 cc kadar kan alınarak uygun koşullarda saklanır. Kanı alınan bireyde yeni alyuvarların oluşumu için 5-6 hafta beklendikten sonra yarışmadan kısa bir süre önce yine aynı şahsa kendi kanı geri verilir. Viral ve bakteriyel enfeksiyonlar, akut hemolitik reaksiyon, damar içi pıhtılaşma, kan uyuşmazlığı, hava embolisi, allerjik reaksiyonlar, anaflaktik şoklar, kalp krizi riskinde artış ve yüksek ateş gibi yan etkilei vardır.



    b- YAPAY OKSİJEN TAŞIYICILARI VE PLAZMA GENİŞLETİCİLERİ

    Kana benzeyen ve kanda oksijen taşınmasına yardımcı olan maddelerdir. Bu grupta Hb ürünleri, perflorokimyasallar, mikro kapsül hemoglobin ürünleri ve RSR-13 gibi oksijen alımını, taşınmasını veya dağıtımını arttıran maddeler bulunmaktadır. Sporcular tarafından kullanımı 1999 yılında yasaklanmıştır.



    B- FARMAKOLOJİK, KİMYASAL VE

    FİZİKSEL UYGULAMALAR

    Doping kontrollerinde kullanılacak numunelerin doğruluk ve geçerliliğini değiştiren veya değiştirmeyi amaçlayan yöntem ve maddeler farmakolojik, kimyasal ve fiziksel uygulamalar olarak adlandırılır. Diüretik kullanımı, kateterizasyon, idrarı değiştirmek ve/veya hile karıştırmak, böbrekten atılımı yavaşlatmak, maskeleyici ajanlar olarak adlandırılan Probenesid ve benzeri maddelerle böbrekten doping maddesinin idrarla atılışını önlemek, bromantan ve epitestosteron vererek testosteron ve epitestosteron tayinini engellemek de doping olarak kabul edilir.



    C- GEN DOPİNGİ
    Hastalıkların tedavisinde kullanılan "Gen Terapisinin", sportif performansı artırmak ve rakiplerine üstünlük sağlamak amacıyla sporcular tarafından kullanılmasıdır.

    Gen terapisi hastaya suni genin verilmesini içerir. Verilen suni gen hücre içinde kendine uygun RNA'yı oluşturarak uygun proteinin sentezini sağlar. 1- Kas içine DNA'nın direkt enjeksiyonu, 2- Genetik olarak modifiye edilmiş hücrelerin verilmesi ve 3- Virüs ile verilmesi şeklinde gen dopingi yapılabilir. Eritropoetin (EPO) geni, IGF-1 geni, Myostatin geni, VEGF geni ve Leptin geni potansiyel gen dopingi örneklerini oluşturmaktadır.



    3- KULLANILMASI KISITLI OLAN MADDELER

    A- ALKOL

    Glikozun fermantasyonu sonucu oluşan kimyasal bir maddedir. Sporcular karşılaşma öncesi heyecanı azaltmak ve kendine güven hissini artırmak amacıyla alkol kullanırlar. Uzun süre kullanımda alışkanlık, denge bozukluğu, reaksiyon zamanında bozulma, koordinasyonda bozulma, saldırgan ve agresif davranışlar ve karaciğer rahatsızlıkları gibi yan etkileri mevcuttur.



    B- KANNABİNOİDLER
    Marijuana, haşhaş (esrar) ve benzeri maddeler karşılaşma öncesi gerginliği azaltmak amacıyla kullanılırlar. Etkin madde tetrahidrokanabinoldür (THC). THC kısa süreli alımlarında hatırlamayı ve öğrenmeyi kolaylaştırma, alan kişide rahatlama, gevşemeye neden olma gibi etkileri vardır. Uzun süre kullanımında; kalp atım hızında artış, kan basıncında artış, akciğer dokusunda iltihaplanma ve kanser riskinde artış, denge ve koordinasyon kaybı, kısa dönem hafıza kaybı, konsantrasyon bozukluğu, halusinasyonlar, anormal vücut sıcaklığı, testosteronda azalma, sperm sayısında ve hareketliliğinde azalma, bayanlarda adet düzensizlikleri, gözde kan damarlarında genişleme ve göz içi basıncında azalma gibi yan etkilere sahiptir.



    C- LOKAL ANESTETİKLER

    Doğrudan ağrılı bölgeye enjekte edilerek ağrının kontrolü için kullanılırlar. Artikain, bupivakain, lidokain ve prokain gibi maddeler bu grupta yer alırlar. Lokal anestetikler sinirlerdeki iletimi engelleyerek ağrı duyusunun beyne iletilmesini önlerler. Lokal uygulama için krem, sprey, göz ve kulak damlası şeklinde preperatları bulunduğu gibi, ağrılı bölgeye lokal enjeksiyonu için enjektabl formlarıda bulunmaktadır.

    Sporcular lokal anestetikleri yaralanmalara karşın ağrılarını azaltmak ve karşılaşmaya devam etmek amacıyla kullanırlar. Ancak sakatlanan bölgede ağrının azaltılmış olması ve o bölge üzerine yapılacak yüklenme daha ciddi sakatlıklar oluşturabilir. Damar içi enjeksiyonlarda: Aşırı uyarım, kalp ritim bozuklukları, kalp yetmezliği, titremeler, solunum depresyonu ve solunum durmasına neden olur.



    D- KORTİKOSTEROİDLER
    Kortikosteroidler tıpta inflamasyonu önlemek, ağrıyı azaltmak amacıyla kullanılırlar. Kortikosteroidlerin ağrıyı azaltması, öforik duygu vermesi sporcuya avantaj sağlayabilir. Uykusuzluk, yaraların iyileşmesinde gecikme, mide yanmaları, mide ülseri, şeker hastalığı ve osteoporoza neden olur. Kortikosteroidlerin ağız yoluyla, rektum yoluyla, damara ve kasa enjekte edilerek sistemik kulanımı yasaklanmıştır. Anüse, kulağa, deriye, buruna, göze uygulanması, eklem içi ve lokal enjeksiyonu ve inhalasyon yoluyla kullanımı serbesttir. Karşılaşmadan önce sporcunun hastalığı, tedavinin gerekçesi, doz, uygulanma yeri, en son uygulandığı zaman hakkındaki bilgiler ilgili kuruma verilmelidir.

    E- BETA-BLOKERLER
    Beta blokörler; katekolaminlerin etkilerini bloke ederek, sempatik sistem aktivitesinin ortaya çıkardığı sinirliliği kontrol etmek, kalp atım hızını ve el titremesini azaltmak amacıyla kullanılırlar. yarışma heyecanının neden olabileceği kalp çarpıntısı ve ellerdeki titremeler hafifletilir. Sporcuların konsantrasyon gücünü artırır, endişe ve sinirliliklerini azaltır. Bu özelliklerinden dolayı silahlı atışlarda, okculukta, otomobil yarışlarında, kayakla atlama yapanlarda ve bowling sporunda kullanılır. dayanıklılık sporlarında beta blokerler, kalp dakika volümünü azalttıkları için performansı düşürebilirler. Uykusuzluk, fiziksel verimde düşüklük, yorgunluk, kabus görme, depresyon, kalp atım hızında azalma, kan basıncında düşme, dolaşım bozukluğu, akciğerde hava yolları spazmı, astım, mide bulantısı, kusma, kan şekeri düşüklüğü ve impotans gibi yan etkileri mevcuttur.

    Günümüzde doping uygulamaları büyük bir sanayi haline gelmiştir. Uygulamada sporcudan idareciye, teknik sorumludan masöre kadar herkezin sorumluluğu bulunmaktadır. Burada unutulmaması gereken antidoping kuruluşlarının yaptırdığı doping kontrollerinin amacının, polislerin hırsızı yakalaması gibi doping kullanan sporcuları yakalayıp cezalandırmak değil, cezai yaptırımlarla sporcuların yasaklı madde ve yöntemleri kullanmalarını engellemek ve sporcuların sağlığını korumaktır.





    KAYNAKLAR

    1. Akgün N: Egzersiz Fizyolojisi, Bornova, İzmir (1994).

    2. lkara S: Doping amacıyla kullanılan ilaçlar ve etkileri, Anti doping eğitimi, editors: Hıncal A, Dalkara S. Sayfa: 49-55 Hacettepe Üniv. Ankara (1991).

    3. Ergen E: Sporda ilaç kullanımının medikal ve etik yönleri. Anti doping eğitimi, editors: Hıncal A, Dalkara S. Sayfa: 41-49 Hacettepe Üniv. Ankara (1991).

    4. Ghaphery NA: Performance Enhancing Drugs. Orthop Clin North Am, 26: 433 (1995).

    5. Güner R: Doping. Ankara: Türkiye Futbol Federasyonu Dopingle Mücadele Kurulu- (2000).

    6. Güner R: Sporda Doping. Spor sakatlıkları ve sporcu sağlığı. Ed: Ünal M. İstanbul (2002).

    7. International Olympic Committee. Doping. An IOC White Paper, 8 (1999).

    8. International Olympic Committee. Medical Code of the Olympic Movement, (1999).

    9. Mottram DR: Banned Drugs in Sport. Sports Med. 27: 1 (1999).
     
    -hitman- ve GoDDy bunu beğendi.
  6. alloha32
    Offline

    alloha32 Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2008
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    20 gündür calıstıgım gunler anapolan kullaniorum tek tablet ne kilomda artiş oldu ne kaslarimda bosuna kullanmayin saygilar:)
     
  7. velizrsln
    Offline

    velizrsln Üye

    Katılım:
    4 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    77
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    18
    Cinsiyet:
    Bay
    steroid kullanmış olan varsa bana ulaşabilir mi
     

Sayfayı Paylaş