aminoasit hakkında doğal yoldan bi bitki

Konusu 'Geri Dönüşüm Kutusu' forumundadır ve kawa636 tarafından 17 Aralık 2011 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
Watchers:
Başlığı izleyen kişi sayısı 1 user .
  1. kawa636
    Offline

    kawa636 Üye

    Katılım:
    8 Haziran 2007
    Mesajlar:
    29
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    arkadaşlar geçenlerde nette araştırırken aloe vera bitkisinin yararlarında birçok multivitamin içerdiğini ve amino asit açısından zengin olduğunu gördüm. belkide kendi aminoasitimizi kendimiz yaparız evde :D

    yaprakları kesip üzerine kaynarsu döküp buzdolabında 1 gün bekledikten sonra tüketilebiliyormuş. tabi fazlası diare yapıyormuş. 1 haftadır içiyorum bakalım buyrun makaleden bikaç alıntıyı paylaşıyım. buarada normal sebze meyve gibi jel kısmıda yenebiliyormuş. ama aşırıya kaçmamak lazım.


    konu hakkında bilgisi olan arkadaş varsa sevinirim.

    aloe vera

    Aminoasitler
    Aloe vera, proteinlerin yapıtaşı olan aminoasitler yönünden oldukça zengindir. Vucuda gerekli olan aminoasitlerden 20-22 tanesi Aloe veranın jel kısmında bulunmaktadır. Bunun yanında vücudun üretemediği ve ihtiyacın besinlerden karşılanmak zorunda olduğu 8 aminoasitten 7 tanesi yine aloe veranın jel kısmında bulunmaktadır.



    Vitaminler
    Aloe verada vücut için çok önemli olan antioksidan özellik taşıyan A, C ve F vitaminlerini bolca bulabilirsiniz. Bunun yanında B vitamini (thiamine), niacin, B2 (riboflavin), cholin ve folik asit de bulunabilmektedir. Hatta bazı kaynaklar B12 vitamininin de bulunduğunu belirtmektedir.


    Mineraller
    Sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, manganez, bakır, çinko, krom, demir bunların hepsi aloe vera bitkisinde bulunabilir.Magnezyum laktat aminoasitlerden histamin salınımını engeller. Histamin ise birçok alerjik reaksiyonda salınan ve kaşıntı, acı gibi sonuçları olan bir maddedir.Histamin salınımını engellemesi aloenin antipuritik etkisini açıklar niteliktedir.


    Enzimler
    Amylase, lipase, catalase, protease, bradkinase, glcose, carboxypeptidase, cellulase, , glcose, dehydrogenase, oxidase ve daha birçok enzim içermektedir.
    Şekerler
    Monosakkarit ve polisakkarit şeklinde çeşitli şekerler aloe verada bulunabilir. Bunlardan en önemlileri glucose ve mannosedan olusan gluko-mannans diye bilinene polisakkaritlerdir. Bu tip sakkaritler sızıntılı bağırsak hastalığının (leaky gut syndrome) önlenmesinde ve iyileştirilmesinde çok büyük öneme sahiptir.


    1) Epitel Doku Hücreleri : Epitel doku hücreleri vücudun yüzeyini kaplayan veya yüzeyiyle bir şekilde iletişim içinde olan doku hücreleridir. Derimiz epitel sistemin en büyük parçası olmakla birlikte en çok tahriş olan, bozulmalara uğrayan kısmıdır. Aloenin derideki ve diğer iç zarlardaki onarıcı etkisi çok yüksektir.


    2) Bağışıklık Sistemi : İmmun sistem üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu bilinen aloe veranın bağışıklığı artırıcı etkisi birçok amansız hastalıkta doktor tedavisine yardımcı bir unsurdur. Şüphesiz bağışıklık sistemini çökerterek insanı ölüme bile götürebilecek AIDS, kanser gibi hastalıklarda da bir tedavi yöntemi kadar etkili olmasa da vücudu zinde tutup, bağışıklık sistemini güçlendirdiği için aloe veralı ürünlerin kullanımının tedaviye faydalı olacağı gerçektir.

    Aloe Vera Ne Gibi Durumlarda Kullanılmalıdır?
    Aloe vera bitkisi sonuçta vücuda zararı olmayan bir bitkidir ve herhangi bir meyve sebze gibi güvenle tüketilebilir. Buna karşılık aloe veranın bir ilaç olmadığı sadece yararlı bir besin maddesi olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Aloe veranın iyileştirici etkisinin kullanım alanları çok geniştir.
    1. Bağışıklık sisteminin güçlü olmasını gerektiren her türlü durumda
    2. Cilt hastalıklarında, sivilce, ekzama, alerji, çıban, iltihap gibi cildin iyileştirilmesini gerektiren durumlarda
    3. Virütik herpes ve uçuklarda antivirütik olarak
    4. Saç dökülmesi, saç kepeklenmesi gibi cilt durumlarında
    5. Güneş yanıkları ve diğer yanık durumlarında, kesiklerde, sedef gibi hastalıklarda
    6. Baş ağrısı, kas ağrısı, migren gibi durumlarda
    7. Diş eti problemlerinde
    8. Karaciğeri etkileyen hepatit siroz gibi hastalıklarda
    9. Bağırsak ve mide sorunlarında, ülserlerde, ağız yaralarında
    10. Kalp bozuklukları, yüksek tansiyon
    11. Astım, gut, bronşit, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklarda
    12. Prostatla ilgili problemlerde
     
  2. Rpac
    Offline

    Rpac Üye

    Katılım:
    3 Haziran 2008
    Mesajlar:
    2.403
    Beğenileri:
    1.543
    Ödül Puanları:
    123
    Değerli üyemiz;

    Konunuz kilitlenip kapatılmıştır.

    Konu kilitleme sebepleri;

    - Kaynak belirtilmemiştir.
    - Kaynak kurallara uygun şekilde belirtilmemiştir.


    * Başlığınızın açılmasını istiyorsanız ve kayanğınız kurallara uygunsa lütfen kaynağınızı pm ile yöneticiye iletiniz.

    Lütfen 1 dakikanızı ayırarak forum kurallarını okuyunuz. Forum kurallarını okumak için buraya tıklayınız

    Anlayışınız için teşekkür ederiz.

    Saygılarımızla
    BodyForumTR Ekibi
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş