17 Agustos Depremi Sırları??

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve N-aim tarafından 27 Eylül 2006 başlatılmıştır.

  1. N-aim
    Offline

    N-aim Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2006
    Mesajlar:
    494
    Beğenileri:
    27
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Adana
    Mutlaka zaman ayırıp, okuyunuz.Nasıl kandırıldığımızı...

    17 Ağustos 1999, Gölcük Saatler gecenin üçüydü ve insanlar can havliyle kendilerini evlerinden dışarıya atarken sanki bir kıya meti yaşıyor gibiydiler. Ali Kırca' nın yönettiği Siyaset Meydanı'nda enkazd kurtarılan bir bayan şunları söylüyordu"o gece ne olduğunu bilmiyorum ama bildiğim birşey var ki bu, depremden farklı bir şeydi.



    Bir iddiaya göre depremden hemen önce Gölcükten Avcılar' kadar geniş bir alanda a görülen"ateştopu" ile ilgili bilimsel bir açıklama yapılamıyordu Birtakım teoriler ortaya atılmaya başlandı. Kimine göre Ruslar bomba patlatmıştı. Kimine görede Yugoslavya'ya atılan bombaların yerkabuğunun den gesini bozması sebebiyle depremin gerçekleştiğini söylüyo rdu.Hatta bazılarına göre işi PKK bile yapmış olabilirdi Nitekim CNN televizyonu Başbakan Bülent Ecevit ile yaptığ ı bir röportaj sırasında"depremin arkasında PKK' mı var" so rusuna sanmıyorum cevabını vermişti. Oysa bu sorunun doğal yanıtı siz ne saçmalıyorsunuz depremle PKK'nın ne alakası var olmalıydı.



    Bu soruya verilen cevap akıllara PKK'nın deprem oluşt urabilme ihtimalinin olduğunu düşündğrdüğü gibi yapay depremlerin olabileceği sonucuna da götürmektedir. Bu teori ler arasında akla en yatkın olanı future times da yayınla nan araştırma dizisinde yer alan hikayeydi. Bu senaryoya göre; San Andreas fay hattında meydana gelebilecek büyük bir depr em in Amerikan ekonomisine çok büyük zarar verecğini bi len ABD, yer kabuğundaki değişimleri izleyerek,daha deprem oluşmada n tektonik katmanlar arasında artan basıncı deği şik noktalardan patlatıp boşaltarak büyük depremi küçük depremler haline dönüştürmenin yolunu bulmuştu.

    Yıllar önce Sırp asıllı Amerikalı bilim adamı mucit nicola tesla tarafından geliştirilen bu düşük frekanslı elektromanyetik ışınımla yüksek enerji nakli tekniğini,hem ruslar hem de Amerikalılar uzun zamandır bir silah olarak kullanmanın yolunu arıyorlardı.Bu yöntemle çok uzaktan,hatta uazaydan geniş alanlarda tahribat yapabileceklerdi.Ancak Pentagon yıllardır çok güçlü bir silah geliştirmek amacıyla üzerinde çalıştığı bu projeyi bir yandanda barışcı"deprem indirgeme" sistemine uygulamak suretiyle tepkileri azaltmayı ve fonlama devamlılığını sağlamayı amaçlıyordu.Bu nedenle proje önce Avustralya'nın çıplak ve seyrek nüfuslu kırsal bölgelerinde denendi ve geliştirildi.Daha sonra bunun deprem bölgelerinde denenmesine geldi sıra Değişik zamnlarda Kafkaslar'da,Okyanus!tabanında ve Güney Amerika'da ki Ant dağlarında tektonik uyarılar verilmek suretiyle deprem yaratma konusunda Amerika'da HAARP ve diğer askeri tesislerin kumanda merkezlerinde yürütülüyordu.Bu arada Türkiye,Japonya ve benzeri deprem bölgelerinde de sismik ağ şebekelri kurularak bu bölgelerin tektonik verileri saniyesi saniyesine devasa bilgisayarların kayıtlarına gönderilmeye başlandı.Ve gün geldi bu sistem Türkiye'de denenmek istendi.Bölge zaten yıllardır bu amaçla sismik espiyonaj altındaydı.Nitekim gelişmeleri dikkatle takip edenler depremden hemen sonra Türk Telekom'un Türkiye'nin sismik bilgilerini Pentagona ileten Nato üssünün iletişimini nasıl kestiğini ufak puntolarla gazetelere düşen haberlerden hatırlıyacaklardır.ABD'nin asıl hedefi Kuzey anadolu fay hattındaki deneyden elde edeceği tecrübe ve bulgula" rıSan Andreas fay hattına uygulamaktı Bu iş yine çok yüksek askeri gizlilik gerektirdiğinden yürütme işi İsrailli uzmanlara verilmişti.Gerekli makine ve donanım gizlice denizaltılarla Gölcük üssüne getirilerek orada ki yer altı denizaltı korunaklarına konuldu.Türk makamları durumdan detay bazda habrdar değildi.Denay başarılı olacağından sonunda kimse anormal bir şey olduğunu fark etmeyec ekti Bu amaçla Gece ŞahiniTatbikatı'nın gece 03:00 de başlaması planl andı.Gece saat tam 03:00 da düğmeye basılacak ve Gece Şa hini devreye alınacaktı. 1-2 dakika içinde deoluşturdukları muazzam enerjiyle Marmara'nın altındaki tektonik tabakayı zayıf yerlerinden kırıp aylardır oluşan basıncı dışarı atacaklardı.Böylece büyük bir deprem önlenmiş olacaktı.Ama o gece bir şeyler ters gitti ve doğa kendini yönetmek isteyenlerden bir kez daha intikam almıştı.45 saniye süren deprem beklenenin 10.00 kat üstünde bir güçle gelmişti Zayıflayan ve titreyen elektirikler geri geldiginde, gece saat 03:05'i gösteriyordu.Daha birkaç dakika öncesine kadar korunağın içinde şampanya patlatmayı bekleyenler şimdi korkudan buz gibi donmuş,hareketsiz ayakta duruyorlardı.Kimsenin ağzını bıçak açmıyordu.Onbinlerce insan çocuk çoluk o enkazın altında can çekişiyor veya cansız yatıyordu.Bu tarihin en büyük felaketiydi hemde insan eliyle yaratılan.....işte o andan sonra çantalardan çıkan éq épalnı çalışmaya başlandı.ilk önce bölgedeki tüm elektirik ve haberleşme enerjisi felç edildi.Kimsenin birbiriyle haberleşmesi istenmiyordu.Cumhurbaşkanı dahi sabahleyin"benimde telefonum kesikti"şeklinde garip bir açıklma yaptı.Cumhurbaşkanı ve başbakan şaşkındı.Saatelerce üzgünüz bile diyemediler.4 dakika içinde israil başkanı Barak ve Birleşmiş Devletler başkanı clinton ile irtibat kuruldu.Oanda İsrailde Ben Gurion Lod askeri havaalaınında 4 adaet savaş uçağı eşliğinde 2 nakliye uçağı havalanıyordu.2dakika sonrada İsrail Deniz Kuvvetl eri ve Nato Güney Deniz Saha Komutanlığı'na bağlı tüm birlikler DEFCON-4 ACİL DURUMUNA GEÇİRİLDİ.Amerikan 6.filosuna bağlı gemilerde rotalarını İstanbul'a çevirmek için Pentagondan emir aldılar.Bu arad devreye Avrupa ülkelerinin diğerleride giriyor ve belki de onlardan da Türkiye için sözler alınıyordu Yunanistan bile harekete geçirilerek Türkiye'ye karşı olan hasmane tutumuna son vermesi sağlanıyordu.Tüm batı başkentleri hareket halindeydi panik yoktu.Herşey kontrol ve koordinasyon altındaydı;bir tek Türkiye dışında.İsrailli askerler ve üst düzet subaylar o gece Gölcük'te ne arıyorlardı?Bu devir teslim töreni her yıl ayapılan rutin bir ulusal törendi.Uluslar arası bir kimlliği yokdu. Bunun nedenini şimdi daha iyi anlıyoruz.Hiç kimse bugüne kadar hiç katılmadıkları bu devir teslim törenine neden katıldıklarını sormadı.Ya şaşkınlıktan ya da telaştan enkaz altında kaç İsrail askerinin ö ldüğü kaçınında yaralandığınıda soran olmadı. O felakette kaç İsrail askerinin öldüğünü ne Genelkurm ay yayınladı ne de İsrail böyle bir bilgiyi açıklmak nezaketinde bu lundu.Herkese verdikleri imaj ise oraya bir yardım için geldikleriydi.Hmen bir hastane kurdular.Esas amaçları enkaz altındaki askerlerini ve önemli askeri malzemeyi çıkartarak götürmekti.Biz de bak şu İsrail'e helal olsun hemen yardımımıza koştu diye sevindik. Sabah saat 03:05 ile 06:30 arasında Batı da bu hareketlilik yaşanırken bölgede de çok hızlı ve çok gizli askeri hareketlilik hakimdi.Ancak herkes kendi derdine düşmüş olduğundan bu olağanüstü gizli operasyondan kimsenin haberi olmuyordu.Böylece bu işi planlayanlar gecenin karanlığındanda yararlanıp denizaltından parçaları yüzeye vuran Tesla makinesinin kalıntılarını toplayıp yer altı ve yer üstündeki tüm izleri yok etmeye çalışıyor lardı. Ve b ölgeye son hızla gelen Rus araştırma gemisi sabah saat06:30'da bölgeye vardığında, havanın aydınla nmasıyla birlikte etrafta delil olabilecek tek bir cisim bile kalmamıştı.Deniz altında oluşan radyosyon anlaşılmasın,dibe çöken kalıntılar araştırılmasın ve patlama sonucu meydana gelen denizaltı krate ri ve çukur ortaya çıkarılmasın diye bu bölge derhal askeri karantinaya alınarak dalışa yasak bölge ilan ediliyordu.Ancak bütün bu temizlikler yapıldıktan sonra Ecevit ve daha sonrada Demirel'in bölgeye gitmesine izin veriliyordu.Amerika tüm imkanlarını seferber etti.Clinton Amerikan halkından Türkiye'ye yardım etmesini istedi.Kasım ayında Türkiye'ye geleceğini ilan edip;Ecevit'in de bu arad Amerika'ya(belki de binlerce şehidin diyetini konuşmaya)kendini ziyerete geleceğini haber verdi.İlk anda çok yadırgadığımız Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un "yabancılara tek bir hasta bile vermem demesini,abd deniz kuvvetlerine ait yüzer hastanede tek bir hastanın bile tedavi edilmediğini 750ton yardım malzemesiyle yüklü bir İsarail gemisinin 3 gün süreyle gümrükte tutulmasını şimdi yadırgayabiliyor musunuz?Enkaz altında binlerce Ayşe,Mehmet,Ali2ye karşı bir vicdan borcumuz var.Onlar geride gözü yaşlı onbinlerce sevenlerini sıcaklıklarından mahrum bırakırken,sırf kaliforniya da johnyler,suzanler ve alice'ler yaşasın diye yaşamdan çalındıklarını dünya bilsin.


    Mehveş Tijen AYAS

    İzmir Ekonomi Üniversitesi Müdürü
     
  2. KaRaTe
    Offline

    KaRaTe Üye

    Katılım:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    267
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0
    Söz konusu yazıların asıl kaynağı Aydoğan Vatandaş ın..Armageddon ve Haarp isimli kitaplarıdır...

    Söz konusu kitapların mutlaka okunmasını tavsiye ediyorum..
     
  3. N-aim
    Offline

    N-aim Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2006
    Mesajlar:
    494
    Beğenileri:
    27
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Adana
    Aydoğan Vatandaş benim adamımdır ya.İmzalı Armageddon kitabı var bende :D
     

Sayfayı Paylaş