Şişli'deki bir dürümcü mutlaka okuyun...

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve FREELEO tarafından 25 Mart 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 6 üye.
  1. FREELEO
    Offline

    FREELEO Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    94
    Beğenileri:
    28
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    ozgur
    Yer:
    BALIKESİR/BURHANİYE
    Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir. Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük Türk ırkını Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.

    İcabı halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?

    İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı palavradır.

    Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur.

    Sakın bu oyuna düşmeyin.

    Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir.

    Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.

    Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir!

    Unutmayın su uyur, düşman uyumaz!
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 25 Mart 2008
  2. Maesta
    Offline

    Maesta Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2007
    Mesajlar:
    85
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    çok iyi yaaww koptum gülmekten :lol::lol::lol: adamın farklı bi perspektifi var olaya saygı duyuyorum bi yandanda:badgrin::badgrin:
     
  3. Mestano
    Offline

    Mestano Yeni Üye

    Katılım:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1.167
    Beğenileri:
    363
    Ödül Puanları:
    0
    daha önce verilmişti forumda, hoş bir reklam kampanyası...
     
  4. hakonek
    Offline

    hakonek Üye

    Katılım:
    3 Haziran 2007
    Mesajlar:
    109
    Beğenileri:
    16
    Ödül Puanları:
    0
    gercekmi bu ya hangi salonmus gidip canlı gormek istiyorum :D
     
  5. djburakgs
    Offline

    djburakgs Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    541
    Beğenileri:
    156
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    İstanbul-Üsküdar
    süpermiş yhaa adama baq müşteri çekmek için neler yapıo...:D:D
     
  6. Lanvin
    Offline

    Lanvin Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2010
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    saygıda duymuyorum ciddiyede almıyorum bu saçma yazıyı.
     
  7. BLACKFLASH
    Offline

    BLACKFLASH Üye

    Katılım:
    27 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    88
    Beğenileri:
    35
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    asker
    Yer:
    Türkiye
    Yazıyı yazan biraz kendinden geçmiş, duyarlılığına saygılıyım. Onuda çok iyi anlıyorum aslında.

    Ama abicim bu iş onun aynen bahsettiği gibi değil. Bizlerin ataları o top mermileri taşıdığı günlerde organik, ilaçsız ve konsantre gıda olmayan doğal yiyeceklerle besleniyordu.
    Bugün doğal tereyağı dediğimiz hayvani yağlar, aslında ilaçlı ve antibiyotiklerle gelişen büyükbaş hayvanlardan elde edilmiş. yediğimiz yumurtaların geldiği tavuklar hastalıklı. Bunları bir kenara koyun,
    bizlerin sabah kahvaltısında içtiği çay, yemekten sonra meyve yemeler, ekmek arası et tüketmeler, yemekten sonra tatlı yemeler gibi aslında geçmişte hiç uygulanmamış bu düzmece yemek kültürünün dışarıdan geldiği bilinir. Mesela yemek yerken çay içen iki millet var. Birisi Araplar e diğeride bizleriz.
    Dünya'nın ilk fast food yiyeceği SİMİT'tir. bunu da çıkaran ermeni asıllı bir türk vatandaşıdır. Destekleyen yabancı grudplarda oldu. Bizim kültürümüze aşılandı. İşte bakın bizim insanımız sabah kahvaltısı evinde yapmaz, kahvaltıyı geç vakte bırakır ve çay ile simit veya boyoz tüketir. Sonuç? sıfır vitamin mineral. Yapmacık sağlıksız şeker almaktan başka birşey yok. Sonrada ben ne yesem yarıyor diyoruz.

    şu an avrupalı ve amerikalı bilinçli kişiler 1800 yıllarınada osmanlı devleti gibi besleniyorlar. Nasıl mı?
    Erken kalkarlar(saat 05-06.00 gibi) kahvaltıyı 08.00 de yaparlar. Asla siyah çay içmezler. beyaz ekmek tüketmezler.
    Akşamları karbonhidratları düşürürler. Tatlıları akşam yemezler. yemekten 2 saat sonra yerler. Akşam vakti bol proteinli yiyecek yerler mesela tavuk eti ile salata. Tabiki önce salatayı yerler bitirirler. Sonra tavuğa sıra gelir. bizde ise bunun tam tersi yapılır.

    Arkadaşlar, eski beslenme düzenimize geçmenin vakti geldi. Bırakalım şu yapmacık siyah çayı(gerçek çay siyah olmaz. Yeşil olur). Bırakalım şu şekerli yiyecekleri. Yapmacık doğal olmayan kekler, çikolata gofretler, kolalar, şekerli içecekler, börekler çörekler beyaz ekmekler.
    Yağlı yemek insanı şişmanlatmaz. Siz karbonhidrat yerseniz veya karbonhidratla yağları birlikte alırsanız şişmanlarsınız. Yoksa kuruk sokumu yağı, dğal tereyağı, zeytinyağlar insanı şişmanlatmaz. Ama biz ne yapıyoruz? tereyağda et pişiriyoruz sonrada bu eti beyaz ekmeğin arasına koyup yiyoruz. Ondan sonrada ver bakalım kiloları.
     

Sayfayı Paylaş