Önemli bir deney pastörize sütler

Konusu 'Çeşitli Makaleler' forumundadır ve Coyote tarafından 18 Eylül 2010 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 8 üye.
  1. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    Dr. Weston Price ve Dr. Francis M. Pottenger bundan 70 yıl kadar önce doğal beslenme ile müzmin hastalıklar arasındaki ilişkiyi ortaya koymuş çok önemli iki bilim adamı. Ama her ikisinin de, ne zamanında ne de günümüzde değeri tam olarak anlaşılamamış. Zaten rantçı ilaç ve gıda sanayine hizmet eden hakim medya bu tip bilim adamlarını unutturmaya çalışıyor. Bereket ki artık web ortamında bu eski değerli insanların yapıtları tekrar halkın yararına sunulabiliyor. Bu bağlamda internetin özgür sesi ‘you tube’ geçenlerde Dr. Weston Price ve Dr. Francis M. Pottenger için bir video gösterisi hazırlamış. Aslında her iki bilim adamı da Beslenme Bültenini izleyicilerinin yabancısı değil. Bu sayımızda hem bu bilim adamlarının yapıtlarının Prof. Dr. Ahmet Aydın tarafından hazırlanan bir özetini okuyacak hem de youtube tarafından hazırlanan video gösterisini seyredeceksiniz.
    Dr. Weston Price

    Dr. Weston Price bundan 70-80 yıl önce beslenme ile fiziksel ve ruhsal yozlaşma arasındaki ilişkiyi ortaya koymuş çok önemli bir bilim adamı. Ama ne zamanında ne de günümüzde değeri tam olarak anlaşılabilmiş değil. Yine de bazı beslenme otoritelerince yazdığı ‘Beslenme ve Fiziksel yozlaşma’ (orijinali Nutrition and Physical Degeneration) beslenme biliminin kitab-ı mukaddesi olarak kabul edilmekte.
    Dr. Weston Price yılarca süren araştırma gezilerinde geleneksel Kanada ve Alaska Eskimoları, geleneksel Alaska, Kanada, Amazon ve Florida Kızılderilileri, Avusturyalı Aborjinler, YeniZelanda’lı Maoriler, izole İsviçre dağ köylüleri, başta Masai’ler olmak üzere Afrika yerlileri ve Okyanusya yerlileri gibi onlarca etnik topluluklarını incelemiş ve şu şaşırtıcı sonuca ulaşmış. Doğal gıdalarını tüketen topluluklardaki insanların sağlıkları çok mükemmelken; kendi geleneksel gıdaları yerine Batılıların rafine edilmiş gıdalarını yiyenlerin hızla fiziksel ve ruhsal dejenerasyona maruz kalmaktadır.
    Price çektiği binlerce kıyaslamalı fotoğrafla mevcut durumu belgelemiş ve bu fotoğraflardan bir bölümünü meşhur kitabına koymuş. Bu fotoğraflardan bazılarını Anne Karnındaki Beslenmenin, Çocuklarda Görülen Hastalıklar Üzerine Etkisi başlıklı slayt gösterimizde bulmak mümkün.
    Kendi geleneksel gıdaları yerine doğal olmayan (rafine) gıdalar ile beslenen topluluklarda Dr. Price’ın saptadığı bozukluklar

    • Gelişmemiş elmacık kemikleri (dar yüz)
    • Dar burun ve burun delikleri
    • Adenoid vejetasyon (geniz eti büyümesi) ve sinüzitler
    • Damak kubbesinin yüksek olması
    • Dudak-damak yarıkları
    • Üst ve alt çene kemiklerinin dar olması
    • Dişlerin sığışamaması (ortodontik bozukluklar; dişleklik)
    • Diş çürüklerinin fazla olması
    • Boyun uzun olması
    • Dar kalçalar (zor doğum)
    • Doğuştan şekil bozuklukları
    • Kronik dejeneratif hastalıklar
    Dr. Francis M. Pottenger

    Dr. Francis M. Pottenger 1930'larda, pastörize ve çiğ sütle beslenmenin 900 kedi üzerindeki etkilerine ilişkin 10 yıllık bir çalışma yürüttü. Bir grup yalnızca çiğ süt alırken, diğer grup aynı kaynaktan alınan pastörize sütle beslendi.
    Çiğ süt içen grup kuvvet bularak büyüdü, hayatı boyunca sağlıklı, aktif ve canlı kaldı ama pastörize sütle beslenen grup kısa süre sonra durgun, sersem ve normalde insanlarla görülen kalp krizi, böbrek yetmezliği, tiroit bozukluğu, solunum rahatsızlıkları, diş kaybı, kemik zayıflığı, karaciğer iltihabı gibi kronik yozlaştırıcı rahatsızlıklara karşı savunmasız hâle geldi.
    Ama Dr. Pottenger'in en çok dikkatini çeken ikinci ve üçüncü nesillere olanlardı. Pastörize sütle beslenen grubun yavrularının hepsi zayıf ve küçük dişler, kalsiyum eksikliğinin açık ifadesi olan güçsüz kemiklerle doğdular. Bu durum pastörize sütten kalsiyum emiliminin olmadığını gösteriyordu.
    Çiğ sütle beslenen grubun yavruları ebeveynleri gibi sağlıklı kaldı. Pastörize sütle beslenen grubun üçüncü kuşak yavrularının birçoğu ölü doğarken, kurtulanlar ise kısırdılar ve üreyemiyorlardı. Çiğ sütle beslenen grup soyunu sürdürürken, pastörize sütle beslenen grupta dördüncü nesil olmadığı için deney bitmek durumunda kaldı.



    Kaynak : Adında anlaşılacaği gibi deneyi yapanları ve beslenmenin incilini Nutrition and Physical Degeneration isimli kitapla bulabilirsiniz.
     
    kentkur, himes, diego7 ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  2. coss18
    Offline

    coss18 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    49
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    sakarya
    çiğ süt-pastörize süt olayı bana mantıklı gelmedi çünkü o kediler için yapılmış bi deney.evet besin kaybı olduğu gerçeğini kabul etmemek mümkün değil ama çiğ sütün besin anlamında getirisinden çok hastalık anlamında götürüsü olacağı kesin.ayrıca burda pastörize sütteki besin değerine dikkat çekilmiş o zaman bizim içtiğimiz uht sütlere ne demeli:)
     
  3. opeh
    Offline

    opeh Üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    212
    Beğenileri:
    35
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    fatih
    Yer:
    manisa merkez
    Nasıl olur ama ...
    o kadar uzmanlar tv. vs. lerde söylüyor , açık süt diğil kapalı pastörize süt için diye.
    Açıkçası söyliyeyim , dışarıda satılan açık sütü 15 yaşıma kadar içemiyordum , ama 15 yaşımdan sondra pastörize süt içmeye başladım halada düzenli olarak içiyorum .
     
  4. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    Uzmanlar ama hangi uzmanlardan bahsediyorsun. Bir yanda trilyon dolarlık yatırım yapmış Uht ve Pastörize süt üretme tesisleri kurmuş olan büyük firmalar diğer yanda sütü üreten inekten sağan ve sokağımıza getiren sütçü.

    Hangisine guvenecez sence iyice bir düşün bakalım?

    Birde şu soruyu kendıne sor deki sütün kullanım ömrü en fazla 3 gün sürüyor, peki o zaman uht kutu sütler nasıl 4 ay dayanabiliyor.

    Uht kutu sütten yoğurt mayalamayı denedınızmı bilmem ama denemenizi tavsiye ederim.

    Birde sokağımıza ineğinden sağdığı sütü getiren sütçünün sütünden deneyin bakalım hangisi ile yoğurt mayalanıyor.

    Büyük firmalar kaliteli kutular ve paketler bizlerin sağlıklı besin tükettiği anlamına geliyorsa tamam.

    dahada birşey söylemeye gerek yok.
     
  5. diego7
    Offline

    diego7 Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2009
    Mesajlar:
    283
    Beğenileri:
    181
    Ödül Puanları:
    0
    kendimi şanslı hissediyorum.süt almaya komşumuza gidiyorum ve sütün sağılışını izliyorum:)
     
  6. Akay
    Offline

    Akay Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2009
    Mesajlar:
    37
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    18
    Bir grubada hiç vermeseydi ne olacaktı acaba ? Nasıl olacak anlamadım bu süt işi. Hiç içmemek daha mı iyi pastörize içmekten ?
     
  7. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    Vücut geliştiricilerde en iyi etkiyi pastörize ve sokak sütü yapıyor. Gunluk 4-5 litreye kadar içilebilir paranız varsa.

    Ancak sütü yoğurt kefir ve peynir şeklinde tüketmek çok daha iyi oluyor.
     
  8. SCHWARZXXL
    Offline

    SCHWARZXXL Özel Üye

    Katılım:
    15 Mart 2006
    Mesajlar:
    3.591
    Beğenileri:
    4.610
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    kedilerde çiğ süt ile ilgili deneyi forumdan bozokaydin daha önceleri çürütmüştü. isteyenler forumda arayıp bulabilir ama kısaca durum şu;

    kediler için taurin esansiyel bir aminoasit. pastorize sütlerde ise taurin eksikliği mevcut. sadece sütle beslendikleri için de haliyle kediler taurin alamamış oluyor. bu sonuç bununla alakalı. insanlarda aynı durum yok.
     
    Coyote, Akay, himes ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  9. muratturan
    Offline

    muratturan Üye

    Katılım:
    29 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    67
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    uzmanlar sokak sütlerinde bakteri var diye pastörize süt öneriyolar, pastörize süt saha besleyici diye değilduh
     
  10. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    Pastörizasyon işlemleri sırasında sütün besin değerlerinde ve probiyotiklerde kayıplar gerçekleşiyor.

    Uht tekniği ise daha başa bela birşey. Sütün moleküler yapısı değişiyor.

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 01:45 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 01:42 ----------

    Pastörizasyon işlemleri sırasında sütün besin değerlerinde ve probiyotiklerde kayıplar gerçekleşiyor.

    Uht tekniği ise daha başa bela birşey. Sütün moleküler yapısı değişiyor. Proteinlerin denaturasyonu gerçekleşiyor. Buda sütün moleküler yapısını bozuyor.

    Zaten sütü içeceksek birincisi sokak sütü ikincisi pastörize süt (günlük) uht ise pek tercih edilmemeli çok zor durumlarda.

    Sütü Yoğurt kefir şeklinde tüketmek daha uygun.

    Ayrıca o uzmanlar bize Uht kutu sütten neden yoğurt mayalanamadığınıda açıklayabilirlermi.
     
  11. himes
    Offline

    himes Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2007
    Mesajlar:
    161
    Beğenileri:
    68
    Ödül Puanları:
    0
    Daha önce verilmiş bir yazıydı sanırsam ama tekrar okumakta yarar var
    http://www.***********/2009/04/kutu-sutu-savaslari.html (Kutu sütü savaşları diye aratın bulabilirsiniz oldukça uzun bir yazı)
    Doktorların tvlerde dahi yalan yalnış şeyler açıkladığına çok şahit olduk,bir gıda mühendisi arkadaş varsa aramızda okuyup süt üretimin gerçekten nasıl olduğunu bize aktarırsa çok iyi olcağını düşünüyorum.
    Benim kanım süt ürünleri özelliklede yoğurt tüketmeye daha özen göstermek.zira süt boy uzatır,yok efendim süt iç günde 2 bardak uza falan tamamen akıllara yıllardır girmiş durumda,dünyada süt tüketiminde geri oldğumuz söylenip durur.Çünkü neden;süt satışlarını artırmak için.Neden Süt çünkü yoğurtun reklama ihtiyacı yok,zaten dünyada tahminim 1.sıradayız yoğurt tüketiminde.Bence büyük yalan olan bir pazar,birileri açıklasın 3 katına kadar nasıl sütlerde fiyat farkı oluyor 2,5tl olan sütse 1 tl ye olan ne.Pınarın gerçek yaşam gerçek lezzet yazan sütü Üstünde yazdıgı gibi doğalsa birde yeni Çıkardağı ama Adı organik olan ve 3,5tl olan sütü nedir?Hangisi doğal sevgili pınar ikiside kutuda ikiside 4ay nasıl dayanıyor kutu içinde dolapta dursaydı bari.
    Ayrıca günlük sütün üstündede pastörize ve UHT yöntemiyle üretilmiştir kaymağı üzerinde birkmez .... yazıyor.

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 06:57 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 06:10 ----------

    Bir yazı okudum paylaşmak istedim
    Kaynak - beslenmebulteni.com.tr

    -Yazı başlığı-
    Sütler ve yoğurtlar neden bozulmuyor, bunlar dayanıklı beyaz eşya mı?
    Beslenme bülteninde yayınlanan yazılardan belki de hiçbiri ‘Kutu sütü savaşları’ kadar olumlu ya da olumsuz tepki almamıştır. 2 yıl kadar önce Anadolu ajansına UHT’li sütler sağlığınızı bozuyor’ seklinde konuşan editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın Gıda Mühendisleri Odası.................................
    Herkesin çok iyi bildiği, ancak hiç kimsenin açıklayamadığı bir durumla uzun süreden beri karşı karşıyayız: Marketlerden alınan sütler ve yoğurtlar açıldıktan sonra bir türlü bozulmuyor. UHT teknolojisiyle "steril" edildiği söylenen, ambalajlı kutu sütler, kapağını açsanız bile bir ay kadar bozulmadan kalabiliyor. Aynı şey sanayi tipi üretilen yoğurtlar için de geçerli, kapağını açın, üzerinden kaşıklaya kaşıklaya yiyin (ağzınıza sokup çıkarttığınızda, her seferinde milyonlarca bakteri ekmektesiniz), bu yoğurtlara hiçbir şey olmuyor.
    Oysa "günlük" etiketiyle satılan sütlerde durum böyle değil, üç gün içerisinde tüketmek durumundasınız, yoksa kesiliyor. Lakin ne hikmetse, UHT teknolojisiyle üretilmiş sütlere ve yoğurtlara bir şey olmuyor, sanırsınız dayanıklı beyaz eşya! .....................
    Yazının tamamı için tıklayın.
     
    Son düzenleme: 24 Ekim 2010
  12. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    UHT kutu sütlerin homojenize değil petrolize edildiğini söylüyor hocamız.

    Ayrıca dusundurucu bir konu daha var.

    bizim yerli inekler proteinden çalıyor..! diyor hocamız.

    Sütler ve yoğurtlar neden bozulmuyor, bunlar dayanıklı beyaz eşya mı?

    UHT teknolojisi nasıl bir mucizedir ki süt bir daha asla bozulmaz?


    Sütler ve yoğurtlar neden bozulmuyor, bozulmaya karşı efsunlular mı?



    Yazının başındaki endüstriyel ürünleri eleştiren soru cümlesi bitiriyor herşeyi.

    mutlaka okunması gereken makaleler zinciri.
     
    Son düzenleme: 24 Ekim 2010
  13. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    pastorizasyon işlemi dediğiniz şey kimyasal ve çok tehlikeli bir şeymiş gibi yazıyorsunuz.

    halbuki çok kısa bir sür eiçin çok yüksek bir sıcaklığa (110-130) ve hemen ardından da normal sıcaklığa (40) indirme işlemidir. pastörizasyonun amacı süte uzun ömür kazandırmak değil hastalık yapıcı mikroorganizmaları öldürmektir. Pastörizasyonda hedef mikroorganizma Coxiella burnetti'dir. Sütün pastörizasyonunda dikkate alınması gereken hususlar, diğer bir deyişle amacı aşağıdaki şekilde özetlenebilir;

    Patojen organizmaların tamamının (% 100) ve diğer mikro organizmaların en az % 99'unun öldürülmesi gerekir. Hedef ( mikroorganizma, sıcaklığa karşı en dayanıklı olan Coxiella burnetti'dir.

    süte konulan herhangi bir katkı maddesi yoktur. Pastorizasyon sonucu olarak sütün ömrü uzar. (ayrıca havasız bıraktığınız ve çok iyi bir şekilde yalıttığınız herşeyin ömrü uzun olur.) brusella diye çok pis bir hastalık bugün çok azaldıysa o da taze sütten elde edilen peynirlerin bugün azalması nedeniyledir.

    ben burdaki yazılara katılmıyorum. katılmadığım gibi de pastorizasyon işleminin bir süte yapılabilecek en iyi işlem olduğunu (tabii bugün itibariyle) düşünüyorum...
     
    kadirak bunu beğendi.
  14. diego7
    Offline

    diego7 Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2009
    Mesajlar:
    283
    Beğenileri:
    181
    Ödül Puanları:
    0
    coyote peki sütü kaynatma konusunda ne düşünüyorsun?
    pastörize süt alma imkanı olmayanlar ne yapabilir?
     
  15. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    Peki Profesör Ahmet Aydın neden böyle makaleler yayınlasın. Üstelik hakkında bir çok dava açılmış ve bu davayı açanlar pastörizasyon ve uht tekniği ile süt üreten firmalar.

    Butun davalardan aklanıyor kendisi ve daha önce çıktığı televizyon programlarının hiç birine çıkarmıyorlar.

    Ortada bir tane doğru var ama kim yalan söylüyor acaba.

    Ayrıca UHT Kutu süt dayanıklı beyaz eşyamı acaba? Bakın bende şüphelendim. Deneme amaçlı sütü açıkta bırakıcam ve fotoğraflarını çekicem. Madem kapalıyken bozulmuyor öyleyse açık bırakınca en fazla 5 gunde bozulması gerekiyor.

    Madem öyle ortaya ne çıkacak bakalım.

    Normalde sütü açıkta bıraktıgınızda 2-3 gun içinde bozulur.

    UHT sütler bozulmuyor sorun burada.

    Bende bunu denemek için bu gece bit kutu UHT süt alıyorum ve fotoğrafları ile buraya koyacam.

    Arkadaşlarımızın göz göre göre paralarını çöpe atmasını ve sağlıklarına zarar vermelerini istemiyorum.

    UHT teknolojisi nasıl bir mucizedir ki süt bir daha asla bozulmaz? Bende bu sorunun cevabını arıyorum.
     
    Son düzenleme: 25 Ekim 2010
    SAVAŞ74 bunu beğendi.
  16. coss18
    Offline

    coss18 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    49
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    sakarya
    bizim burda bahsettiğimiz şey zaten süte pastörizasyon işlemi yapılmasın değil.pastörizasyon işleminden sonra oluşan besin kaybı.ama şöyle bişe var zaten sen sütçüden çiğ süt alsan bile kaynatmadan kesinlikle içemezsin özellikle bizim ülkemizde yani aynı hesaba geliyo.bence bulabiliyosanız günlük pastörize süt için içebildiğiniz kadar o da olmadı uht süt.ayrıca bu arkadaşın yayınladığı diğer makalede süte uygulanan yüksek sıcaklık işleminin(pastörizasyonun) sindirim enzimlerine zarar verdiği ve bağışıklık sistemini zedelediği yönünde bilgiler var.tabi o konuda tartışılır ama şu anda kimseye çiğ süt içmesi yönünde şeyler önermenin bir mantığı yok o açıdan pastörize sütlerin çiğ süte kıyaslanması hiç doğru değil.ancak sorulabilecek tek soru var o da:"süt içilmeli mi içilmemeli mi" ki onun cevabı da bellidir sanırım.ayrıca biraz fazla uzattım ama bi yerde süt yerine süt ürünleri tüketilmesi söyleniyodu ama sütün işleme girdiği her üründe(peynir,yoğurt,kaşar,lor) hepsinde türk gıda kodeksi gereği süte pastörizasyon uygulanmak zorunda...
     
    ASLAN05, actively, SAVAŞ74 ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  17. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    Türk gıda koteksi çok eleştiriler almıştır ve dünya standartlarının oldukça altındadır. bunuda ayrıca belirtelim mademki.
     
  18. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    Çok güzel geri bildirimler aldım. İşte forumda aradığım şey bu. Tüm yorumlar için çok teşekkür ederim.

    Ünlü bir düşünür şöyle demiş. Aynı fikirde olduğum insanlardan hiçbir şey öğrenemedim.

    Yazdıklarımdan pastörizasyonu savunuyorum ya da pastörizasyon iyi bir şeydir diye düşünülmesin. Benim anlatmaya çalıştığım şey bir ürüne yapılabilecek bugün itibariyle en iyi işlemdir. Diğer tüm işlemler, bildiğim kadarıyla, kimyasal reaksiyonlar içerir.

    Çiğ süt, içene yarardan çok zarar getiren bir şeydir. Yani içilmeden önce muhakkak işlenmesi gerekir. Kaynatma da bir çeşit işlemedir. Ve kaynatma işleminde pek çok yararlı bakteri ölür: Sütü uzun süreli kaynatmak bence pastörizasyondan daha zararlı bir işlemdir.

    Ayrıca, sevgili @Coyote, pastörize olsun olmasın açıkta kalan süt 2 gün içinde zararlı hale gelir. Ben açıkta 1 gün bile beklerse o sütü içmem....

    UHT konusunda buraya yorum yapabilecek kadar fazla bilgim yok. O yüzden o konuda yorum yapmak istemem.

    Tüm okuyanlara saygılar.
     
  19. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    Ufak bir araştırma neticesinde pastörizasyon ile UHT arasındaki farkın derece farklılığı olduğunu öğrendim. Ama yine de bu konuda fazla bilgim yok.Yorum yapmak istemem.

    Bu arada UHTnin Ultra High Temperature, yani "ultra yüksek sıcaklık" demek olduğunu da bilmeyenlere iletmek isterim.

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 17:06 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 17:00 ----------

    FDA nın bir yazısını da ekliyorum:

    Süt sağlıklı dişi hayvanların yüksek nitelikte besin öğeleri içeren doğal meme salgısıdır. Çiğ süt, meme dokusunun iltihabi hastalıkları, sağım ve saklama koşullarının elverişsiz olması, soğuk zincirdeki bozulmalar ve hile katılması gibi nedenlerle niteliğini kaybedebilir. Tüm gıda ürünleri gibi süt ve süt ürünleri de sağlıklı koşullarda hazırlandıktan sonra tüketilmelidir.
    Son zamanlarda basında yer alan ve bu konuda uzmanlığı olmayan kişiler tarafından yayılan bilimsel temelden yoksun haberler çiğ sütü övüp, pastörizasyonu kötüleyerek halkı yanlış bilgilendirmektedir. Unutulmamalıdır ki süt, doğal özellikleri ve nitelikleri korunup, uygun koşullarda işlenerek tüketime sunulduğu zaman sağlıklı, besin değeri yüksek ve faydaları kanıtlanmış doğal bir içecektir. Süt ve ürünleri mutlaka iyi üretim koşullarında ısıl işlemden geçtikten sonra tüketiciye ulaşmalıdır.
    Diğer Ülkelerde İnsani Tüketim Amaçlı Çiğ Süt Satılıyor Mu?
    Bir çok ülkede yasak olmakla birlikte, bazılarında ve ABD'nin bazı eyaletlerinde bir çok kontrolden geçip sağlıklı olduğu kanıtlandıktan sonra yine de "ne kadar dikkatle üretilmiş olsa da sağlıksız olabilir" ibaresiyle satılmaktadır.
    Çiğ Süt Tüketmek Güvenli Midir?
    Hayır. Çiğ süt doğası gereği zararlı olabilir ve insanlar tarafından tüketilmemelidir. Aşağıda sayılanlarla sınırlı kalmamak üzere bir çok mikroorganizma çiğ sütte bulunabilir:
    - Enterotoxigenic Staphylococcus Aureus
    - Campylobacter Jejuni
    - Salmonella (Tifo) Türleri
    - E. Coli
    - Listeria Monocytogenes
    - Mycobacterium Tuberculosis (Verem)
    - Mycobacterium Bovis (Zatürre)
    - Brucella Türleri (Malta Humması)
    - Coxiella Burnetii
    - Yersinia Enterocolitica
    Adı geçen patojen bakterilerin birinin bulunması bile bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde çok ciddi sonuçlara varabilen problemlere sebep olabilir.
    Çiğ Süt Tüketimine Bağlı Hastalık ve Ölümler Rapor Edilmiş Midir?
    Ülkemizde belirli konularda bildirim kayıtlarının ayıntılı olarak tutulmaması ve kişilerin hekimlik hizmetlerinden düzenli olarak faydalanmaması nedeniyle sağlıklı verilere ulaşamıyoruz. Ancak CDC raporlarına göre pastörize edilmemiş süt ve bunlardan yapılan ürünlerde 1998-2005 yılları arasında 45 salgın olmuş, 1007 hastalık saptanmış, 104'ü yatarak tedavi görmüş ve ikisi ölmüştür. ABD'de gıda üretim alanlarının kurulum ve her aşamadaki denetimlerinin çok sıkı olduğu göz önüne alındığında sayılar korkutucudur. Yine de bu sayıya rapor edilmemiş salgın olarak kabul edilmemiş olgular dahil değildir. Ülkemizde sokakta süt satışının yaygınlığı ve üretimin ne koşullarda yapıldığı göz önüne alındığında durum oldukça mühimdir.
    Çiğ Süt Tüketmekle İlgili Olarak Ortaya Çıkan Hastalıklardaki Belirtiler Nelerdir?
    Kusma, ishal, karın ağrısı, ateş ve yaygın vücut ağrısı en temel belirtilerdir. Sağlıklı insanların pek çoğu çiğ süt ve bunlardan elde edilen gıda ürünlerinden bulaşan hastalıkları yenerek iyileşse de bazı bireylerde belirtiler kronikleşerek, ciddi ve hayati önem taşıyabilmektedir. Benzer belirtileri çiğ süt ve ürünlerini tükettikten sonra gösterenler özellikle hamile iseler mutlaka bir sağlık kuruluşuna giderek tedavi almalıdır. Düşük sonucu bebeği kaybetmek ve kısırlığa kadar yol açan hastalık etkenlerine maruz kalmış olunabilir. Ya da tifo, verem ve benzeri bir çok hastalık etkeni alınmış olabilir.
    Çiğ Sütün Pastörizasyonu Neyi Sağlar?
    Pastörizasyon çok kısa bir zaman diliminde sütü belli bir dereceye ısıtıp aniden soğutarak içinde bulunması muhtemel olan hastalık yapıcı mikroorganizmaları öldürerek etkisiz hale getirilmesini sağlar. Bunların yanısıra gıdaların bozulmasından sorumlu olan bir çok etkeni de yok ederek ömrünü sağlıklı bir şekilde uzatır.
    Pastörizasyon Sütün Besin Değerini Etkiler Mi?
    Yapılan çalışmalar ve araştırmalara göre pastörize edilmiş ve edilmemiş sütlerin besin değerleri arasında anlamlı bir fark bulunmadığı anlaşılmıştır.
    Kaynatmak Pastörize Yerine Geçer Mi?
    Hayır. Öncelikle kaynatma yüksek ısıda uzun süre uygulanır. Bu sıcaklıkta hastalık yapıcı etkenler ölebilir, ancak aynı zamanda proteinler başta olmak üzere sütteki bir çok vitamin, enzim ve besin maddesi de zarar görerek niteliği bozulur ve besin değeri düşer. Ayrıca doğal lezzet de kaybolur.
    Pastörizasyon Sütün Yapısını Değiştirerek Alerjik Reaksiyonlara Sebep Olur Mu?
    Hayır. Bazı insanlar süt proteinlerine karşı duyarlı olup alerjik reaksiyonlar gösterebilirler ancak bunun sütün çiğ, pastörize veya işlem görmüş olmasıyla bir ilişkisi yoktur.
    Pastörize Süt İçmek Laktoz İntoleransına Yol Açar Mı?
    Hayır. Laktoz intoleransı süt şekeri olan laktozu barsaklarda parçalayan enzim olan ß-galaktozidaz enziminin yetersiz olmasıyla ilgilidir. Pastörize edilmiş ve çiğ sütte laktoz miktarı açısından bir fark bulunmadığından intoleransı etkilemez.
    Çiğ Sütün Mikrop Öldürücü Özelliği Var Mıdır?
    Hayıryoktur. Süt içinde kendi yavrusu için hastalıklardan koruyucu olan bazı bağışıklık maddeleri bulunabilir ama, mikrop öldürücü özelliği olmadığı gibi çoğu tehlikeli bir çok mikroorganizmayı içerir.
    Sokak sütçünüzü yıllardır tanıyor olabilirsiniz, ancak unutmayınız ki inekleri ile hiç karşılaşmadınız. Onların yaşam, sağlık ve sağım koşulları ile süt kaplarının nasıl temizlendiğini hiç görmediniz.
    Sağlıklı kalmak için daima kontrolü yapılmış sağlıklı gıda tüketiniz.

    Kaynak: http://www.fda.gov/Food/ResourcesForYou/Consumers/ucm079516.htm
     
    Son düzenleme: 26 Ekim 2010
    Malebolgia ve actively bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş